|
 |
|
|
Ecevit
Beyin kanaması geçiren Bülent Ecevit, GATA'da yaşam mücadelesi veriyor. Ecevit, 1970'lerdeki "düzen değişikliği" programıyla geniş kitleleri sosyal demokrat-demokratik sol partilerle buluşturan, CHP ve DSP'yi iktidara taşıyan güçlü bir lider, saygın bir devlet adamıdır.
Danıştay baskınında yaşamını yitiren Özbilgin'in Kocatepe Camii'ndeki cenaze törenine gelişini televizyondan izledim. Kalabalığın içinde güçlükle yürüyordu. Akşam saatlerinde tansiyonu yükselince Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'ne kaldırılmış.
2002 baharında başbakanlığı sırasında aniden rahatsızlanması üzerine koalisyon hükümeti erken seçim kararı almak zorunda kalmış ve AKP'ye iktidar yolu açılmıştı.
Bizim kuşağın gazeteciliği, "Umudumuz Ecevit" sloganının Anadolu'da dağa taşa yazıldığı yıllarda başladı. 1974 Kıbrıs zaferiyle "Karaoğlan efsanesi" doğmuştu.
Sol yükseliyordu.
CHP-MSP koalisyonu bozulmuş ve erken seçim beklentisine girilmişti. 1975'te Demirel'in inanılmaz manevrasıyla Ecevit'e sandığa gitme şansı tanınmadı ve Milliyetçi Cephe (MC) Hükümeti kuruldu. Erbakan ve Türkeş'li koalisyon başarısız oldu, ekonomik sorunlarla boğuşan Türkiye "yetmiş sente muhtaç" hale geldi. Sokaklarda şiddet başladı. Ülke "sağ-sol" çatışmasına sürüklendi. Genç insanlar bu kavganın kurbanı oluyorlardı.
1977 seçimlerine gidilirken Ecevit "dökülen kanı durduracak" tek lider görülüyordu.
Siyasi mitinglerde bir daha göremeyeceğim kalabalıklara Haziran 1977'de erken seçim kampanyasında tanık olmuştum. Ecevit kalabalıklar arasında devleşiyordu.
Diyarbakır'dan Ankara'ya geldik. Otobüsle kente girmemiz 6 saat sürmüştü.
Ulus ve Kızılay meydanında yüz binlerce kişi vardı ve CHP'nin seçim otobüsü üzerindeki Ecevit, milyonların umudunu iktidara taşıyordu.
Ertesi sabah, Farabi Sokak'taki CHP Genel Merkezi'nin balkonuna çıkan Bülent Ecevit tek başına iktidar müjdesi verdi. Ancak sandıklar açıldığında tatsız bir sürprizle karşılaşıldı. CHP'nin milletvekili sayısı 214'te kalmıştı. Kalan 13 eksiği tamamlamak üzere "bağımsızlar"la ertesi yıl kurulan hükümet ise umudun tükenişi oldu.
1980'de Türkiye askeri darbeye sürüklenirken, Ecevit ve Demirel, ülkeyi bunalımdan çıkaracak AP-CHP hükümetini kurmayı başaramadılar.
Bülent Bey'le dostluğumuz "yasaklı" döneminde gelişti.
Çile çiçekleri, DSP'nin kuruluşu, 1990 Körfez Savaşı'nda birlikte Irak'a gidiş, Saddam röportajları. "Ecevit Gülhane'de" haberini alınca anılar galerisinde hüzünle dolaştım.
Acil şifalar diliyorum.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|