Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Mayıs 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
19 Mayıs

Bizim Köşe / İsmail Sivri

Mustafa Kemal, Birinci Dünya Savaşı sonunda, galip devletlerin işgali altındaki İstanbul'a gelince en yakın arkadaşlarıyla konuşarak, vatan ve milletin kurtuluşu çarelerini aramaya başladı.
Bir gün, en yakın silah arkadaşı İsmet (İnönü) Bey'i, Şişli'deki evine çağırdı. Bir harita başına geçtiklerinde, İsmet Bey, "Ne yapacaksın?" diye sorunca, Mustafa Kemal, "Mesela" deyip şunları söyler:
"Hiçbir sıfat ve yetki sahibi olmaksızın, Anadolu'ya geçmek ve orada milleti uyandırmak, kurtulma çarelerini aramak için en müsait bölge ve beni o bölgeye götürecek en kolay yol hangisi olabilir?"
İsmet Bey, "Yollar çok, bölgeler çok" cevabını vermeden önce, "Karar verdin mi?" deyince, Mustafa Kemal, "Şimdilik bundan söz etmeyelim" der ve İsmet Bey, "Ne yapacağını bana ne vakit söyleyeceksin" sorusuna, "Sırası gelince" cevabını alır.
Mustafa Kemal, İsmet Bey gibi Kazım (Karabekir), Fevzi (Çakmak) ve Ali Fuat (Cebesoy) paşalarla Rauf (Orbay) ve Ali Fethi (Okyar) ile eski arkadaşlarıyla sürekli bir temas içindedir. İçinde, bir sır gibi sakladığı kararı, milli mücadeleyi başlatmaktır.
* * *
Mondros Mütakeresi'nden sonra, Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları Komutanlığı'nı Alman Generali Liman von Sanders'ten devraldığı törende, bir Alman generali, "Yenildik, bizim için her şey bitti" deyince şu karşılığı vermişti:
"Savaş müttefiklerimiz için bitmiş olabilir. Bizim bağımsızlık savaşımız, şu anda başlıyor" der ve üç gün sonra da, sınıf arkadaşı Ali Fuat Paşa'ya, "Padişah, artık kendi tahtını düşünecektir" deyip şunları söyler:
"Bundan sonra, milletin kendi haklarını, kendisinin araması ve müdafaa etmesi, bizlerin de bu yolu göstermemiz, ordu ile yardım etmemiz lazımdır."
7 Kasım 1918'de Ordu Komutanlığı'nın lağvedilmesi üzerine, İstanbul'a çağrılır. Adana'dan trenle İstanbul'a gelir. Çanakkale'den geçemeyen itilaf devletlerinin savaş gemilerini görünce yanındakilere şöyle der:
"Geldikleri gibi giderler."
Mütareke İstanbul'unda, önce Pera Palas'ta kalır. Sonra Şişli'deki müze olan eve taşınır. Bu evde, Anadolu'ya geçinceye dek, en yakın silah arkadaşları paşalar ve yakın dostlarıyla temaslarını sürdürür.
Bu arada, bazı gelişmeler olur ve Mustafa Kemal Paşa'nın 9. Ordu Müfettişi sıfatı ve yetkileriyle Anadolu'ya gönderilmesi kararlaştırılır. Geniş yetkiler isteyen Mustafa Kemal'e Genel Kurmay İkinci Başkanı Kazım (İnanç) Paşa, "Bir şeyler mi yapacaksınız" diye sorunca Mustafa Kemal'den "Evet bir şeyler yapacağım" karşılığını alır. Paşa da ona "Vazifemizdir, çalışacağız" cevabını verir. Harbiye Bakanı Şakir Paşa, yapılan görüşmede yetkililerine itiraz ederse de, sonunda kararı imzalar. Hükümet ve Padişah'ın onayından sonra, Mustafa Kemal, Samsun'a gitmek üzere, hazırlıklara başlar.
Mustafa Kemal, karargahını hazırlarken, Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa ile sadrazam çıkarlar. Bu görüşme sonunda, dışarı çıktıklarında, bu kez Cevat Paşa, Mustafa Kemal'e "Bir şeyler mi yapacaksın Kemal" deyince şu cevabı alır:
"Evet paşam" der, "Bir şeyler yapacağım." Paşanın, "Allah muvaffak etsin" sözüne cevabı, "Mutlaka muvaffak olacağız" olur.
Samsun'a hareket etmeden önce, Süleymaniye'deki evinde İsmet Bey ve Bekirağa Bölüğü'nde tutuklu olan yakın arkadaşı Ali Fethi Bey'le görüşür. Vapura bineceği sabah, Rauf Bey gelerek yolda vapurun batırılacağını duyduğunu söyler.
Mustafa Kemal, Yunanlıların İzmir'e çıktıklarının ertesi günü, 16 Mayıs 1919'da, Bandırma Vapuru'na binerek, yola çıkar. Tehlikeli bir yolculuk sonunda 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'a varır.
Yurt içinde, Sivas ve Erzurum'a varıncaya dek, Milli Mücadele'nin ateşini yakar. Erzurum ve Sivas Kongreleri'nden sonra, Ankara'ya gelir ve kurtuluş savaşımız başlar.
Kurtuluş Savaşımız, 9 Eylül 1922'de İzmir'de zaferimizle noktalanır.
* * *
Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet'in ilanından sonra, doğum tarihini soranlara, "Ben 19 Mayıs'ta doğdum" yanıtını vermişti. Bu yıl, Atatürk'ün doğumunun 125'inci yılıdır.
Bu yılı, yurtta çeşitli etkinlikler içinde kutlayarak, laik ve demokratik cumhuriyeti'mize bağlılığımızı en gür sesimizle dile getiriyoruz.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı, Atatürk'ün cumhuriyeti emanet ettiği gençlerle birlikte milletçe coşkuyla kutladık.


ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
İzmir'den başkan çıkar mı?
'Sessiz çoğunluk' konuşmalı ve yönetime talip olmalı
19 Mayıs





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi
İsmail Sivri

© 2006 Milliyet