Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Mayıs 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB'DE NABIZ ATIŞLARI!
Brüksel, Ankara'yla kriz istemiyor ama...

BRÜKSEL

Danıştay saldırısının haberleri Washington'da yakaladı bizi. Pentagon'un denizaltıya benzeyen loş, uzun koridorlarında bizi üst düzeyde bir yetkiliyle görüşmeye götüren subay tedirgindi:
"Ne oluyor Türkiye'ye?.."
Benzer bir soru, yine kaygılı bir üslupla Amerikan Dışişleri'nde kulağımıza çalındı:
"Laik-Antilaik çatışması mı?.."
Ertesi gün Brüksel'deydik.
Avrupa'nın başkentinde hem Komisyon, hem de Konsey'de yaptığımız görüşmelerde Danıştay saldırısı, Türkiye'nin geleceğine ilişkin tatsız yorumlara da neden oldu.
Ancak, Washington gibi Avrupa'nın başkenti Brüksel'de de bir nokta çok açıktı:
Türkiye'yle kriz istenmiyor!
Ne demek kriz?
Müzakere sürecinin kesilmesi...
Washington gibi Brüksel de Türkiye'yle AB arasında böyle bir olumsuzluğun yaşanmasından yana değil. İstenen açık:
Türkiye'nin rayda kalması...
Kısacası:
Üyelik treninin Brüksel istasyonuna ne zaman varacağı, -ya da varıp varmayacağı- henüz belli olmasa da, Washington'la Brüksel'in ortak dileği, Türkiye'nin Avrupa yolcuğunu devam ettirmesi yolunda...
Akla takılan soruya gelince:
Kıbrıs, bu yolculuğu kısa vadede, örneğin bu yıl sonuna kadar kesintiye uğratabilir mi?
Kâğıt üstünde bu ihtimal var. Türkiye'nin limanlarını Güney Kıbrıs'a açması gerekiyor.
Ama ne zaman?
Hangi koşullarda?
AB Konseyi'nden üst düzeyde bir kaynak şöyle dedi:
"Limanların açılması gerçek bir sorun. Müzakere sürecini kesintiye uğratabilir. Türkiye gereğini yapmak zorunda. Biliyorum, şimdi hemen AB sözünü tuttu mu ki Kuzey Kıbrıs konusunda diyeceksiniz. Haklı olabilirsiniz ama limanların açılmasını öngören protokolü uygulamak zorunda Türkiye..."
Önümüzdeki ekim ayında Türkiye'yle ilgili çıkacak İlerleme Raporu'nda limanların açılması hiç kuşkusuz yer alacak. Ama son karar aralık ayındaki zirvede, yani AB Konseyi'nde verilecek.
Süreç askıya alınabilir mi?
AB Komisyonu'ndan üst düzeyde bir kaynak şöyle dedi:
"Başbakan Erdoğan bu konuyu baypas edemez. Ama şu da bir gerçek: Türkiye'yle kriz istenmiyor. Türkiye'yi stratejik ve siyasal nedenlerle Avrupa rayında tutmak, Brüksel'de ağır basan bir tercih... Bu yüzden yıl sonuna kadar ince formüller bulunabilir, hakeme gitmek vesaire gibi... Ya da sadece ulaştırma, Gümrük Birliği gibi ilgili alanlarda müzakere açılmaz. Yani zaman kazandırıcı formüller bulunabilir."
AKP hükümetini Güney Kıbrıs'a limanları açmaktan -seçim öncesi bir dönemde- bir süre için de olsa kurtarabilecek yaratıcı diplomatik formüllerin beklentisi ya da hazırlığı Ankara'da da var.
Kıbrıs bir realite!
Ya da hayatın bir gerçeği... Türkiye'nin Avrupa yolculuğunun sıkıntısız geçebilmesi için göz ardı edilemeyecek bir konu.
Tıpkı reformlar gibi.
AKP hükümetinin reform sürecini yavaşlatmış olmasından şikâyet ediliyor, sürecin hızlandırılması isteniyor Brüksel'de. Türkiye'de yaklaşan seçimlerin de, reform yorgunluğunun da bu yavaşlamadaki payı belirtiliyor.
Ancak, yavaşlayan süreç konusunda AKP ile ilgili soru işaretleri, gizli gündem gibi iddialar da bazı çevrelerde -AKP'yi baskı altında tutmak amacıyla da olabilir- dile getiriliyor.
Washington'da olduğu gibi Brüksel'de de Kürt sorunu, Güneydoğu, Şemdinli, Terörle Mücadele Yasası'yla ilgili düzenlemeler mercek altında. Bir yandan PKK'nın kayıtsız şartsız silah bırakması üzerinde duruluyor. Ama öte yandan Türkiye'nin yapması gerekenler sıralanıyor, özellikle uygulama konusunda...
Haklı eleştiri ve şikâyetler var. Öyle anlaşılıyor ki, Erdoğan-Gül ikilisinin AB'ye daha çok zaman ayırması lazım.
Bunun bir nedeni, AB'nin bugün içinde bulunduğu karışık ya da bunalımlı durumdan kaynaklanıyor. Bu durum, Türkiye'nin işini zorlaştırabilir çünkü. Marshall Fonu'nun Brüksel'de düzenlediği iş yemeğinde AB'nin nabzını çok yakından tutan bir uzman kişi şöyle diyordu:
"AKP hükümeti bir noktayı hiç göz ardı etmesin. Avrupa Birliği bugün fena halde bölünmüş durumda. AB projesi nedir, ne yapmalıyız sorularının karşılığı henüz yok. Ayrıca Avrupa'da büyük bir liderlik boşluğu var. Türkiye'yi destekleyen liderler birer birer sahneden çekiliyor, yerlerine Almanya'da Merkel gibi, İtalya'da Prodi gibi kuşku duyanlar geliyor. Bütün bunlar işinizi kolaylaştırmayabilir."
Bu tahlilde gerçek payı var.
Türkiye'nin 'AB rayı'nda kalması için daha gayretli ve sistemli çaba gerekiyor. 'Avrupa ipi'ni gevşetmek, ne Türkiye'nin hayrına olur, ne de AKP'nin...
Hükümetin dikkatine!
Dileriz, Avrupa ipine bundan böyle daha bir kararlılıkla sarılır Erdoğan-Gül ikilisi...
Siz bu satırları okurken ben Mısır'da, Kızıldeniz kıyısındaki Şarm-el-Şeyh'te yapılacak Ortadoğu konulu Dünya Ekonomik Forumu toplantısında olacağım. Washington ve Brüksel sonrası Ortadoğu'da ne var, ne yok yansıtmaya çalışacağım.
İyi pazarlar!

h.cemal@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Dam üstünde kazma, vur beline saksağanı...
Kalk borusu, yat borusu gibi, değişik borazan...
Melih AŞIK
Kıbrıs'ta şenlik!
AB bastırıyor; "Limanları ve havaalanlarını R...
Fikret BİLA
Bülent Bey inatçıdır, atlatır
9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, GATA'd...
Hasan CEMAL
Brüksel, Ankara'yla kriz istemiyor ama...
Danıştay saldırısının haberleri Washington'da...
Güneri CIVAOĞLU
Sandal
İslami siyaset gemisinde "tahlisiye (cankurta...
Can Dündar
Karaoğlan derin uykuya dalarken
Perşembe gecesi... Saat 01.00... Ankara Keçi...
Abbas GÜÇLÜ
PTT, Gökçek, TED ve TRT
Hep bir şeyleri eleştiriyoruz. Ama Türkiye'de...
Metin MÜNİR
Keşke gazeteci olacağıma
Keşke gazeteci olacağıma şarkıcı olarak dünya...
Hasan PULUR
Türban takiyesi ve bakanların hali...
TÜRBAN ya da başörtüsü sorununun temelinde "t...
Derya SAZAK
Bir külah politika
Radikal'de Altan Öymen yazdı. Ecevit Kocatepe...
Meral TAMER
Ankara, Ankaraaa, güzel Ankara
Ankara, Ankaraa, güzel Ankaraa... ...
Ece TEMELKURAN
Türban-İsyan-Kadın: Biz kaç kişiyiz?
Önceki gün binler Anıtkabir'e aktı. Bakanlar ...
Tamer HEPER
Bundan kötüsü olamaz
Bazı caddelere sarı renkli tabelalar kondu. Ü...
Osman ULAGAY
Hangi devalüasyon daha tehlikeli?
Aşırı değerlendiği ileri sürülen Yeni Türk Li...
Güngör URAS
Mikado'nun Çöpleri (Şunu yaptı, bunu yaptı diye ağlaşma)
Şunu yaptılar, bunu yaptılar diye ağlaşma... ...
Serpil YILMAZ
Bodrum'a Kazak yatırımı
Bundan 8 yıl önce Bodrum'un Yalıçiftlik koyun...

© 2006 Milliyet