|
 |
|
|
Gemilere yılda 100 milyon dolarlık kumanya satılıyor
İranlıya alkolsüz bira, Almana sosis
Gemilere gıda ve güverte malzemesi sağlayan kumanyacılar, İstanbul'u ikmal merkezi yapmak için çalışma başlattı. Müşterilerinden İranlı gemiciler alkolsüz biraya, Almanlar sosise meraklı
Serkan Arman
Türkiye limanlarına uğrayan ya da transit geçen ticaret ve yolcu gemilerinin yiyecek, içecek, güverte malzemesi gibi ihtiyaçlarını karşılayan ve 100 milyon dolarlık bir pazarları bulunan kumanyacılar, İstanbul'u dünyanın önde gelen ikmal merkezlerinden biri yapmak için harekete geçti.
22 kumanya şirketini çatısı altında toplayan Gemi Kumanyacıları Derneği Başkanı Zihni Memişoğlu, gemicilik firmalarının dünyada bir tane ana ikmal noktası, bir tane de ikinci ikmal merkezi bulunduğunu belirterek, "Bu yerler gemilerin rotalarına ve ikmal avantajlarına göre belirlenir. Avrupa'da Hollanda ve Almanya, Uzakdoğu'da Singapur, ABD'de Houston ana noktalardır. Henüz ana nokta olamasak da Türkiye'yi ikinci liman yapmak için çalışmalara başladık" dedi.
3 bin dolarda kalıyor
Gemilerin ana ikmal noktasından hemen herşeyini aldığını, ikinci noktadan ise 10 bin dolara kadar alışveriş yaptığını belirten Memişoğlu, şunları söyledi:
"Gemiler diğer noktalardan da birkaç bin dolarlık acil ihtiyacını satın alır. Türkiye limanlarına yılda yaklaşık 50 bin gemi uğruyor. Bir geminin Türkiye'den yaptığı alışveriş 2 bin - 3 bin dolarda kalıyor. Örneğin İranlıların ana ikmal noktası Dubai, ikincisi Rotterdam. Yunanlılar Boğaz'ı çok geçiyor ama ikinci ikmal noktaları olamadık. Yalnız bazı Alman firmaların ikinci ikmal noktası haline gelebildik. Bunların sayısını çoğaltmaya çalışıyoruz. Bunun için de hizmeti iyileştirmek için çalışma başlattık."
Büfeci ikmal peşinde
Memişoğlu, 'bir masa, bir sandalye' tabir edilen yetersiz kumanya şirketlerinin Türk kumanyacılarının imajını zedelediğini belirterek 2007'den itibaren Türkiye'deki firmaları standartlarına göre A ve B kategorilerine ayıracaklarını açıkladı. Memişoğlu, şunları söyledi:
"Bazen büfeciler bile ikmal yapmaya çalışıyor. Biz dünya kumanyacılarını bir araya getiren Uluslararası Gemi Kumanyacıları Derneği'nin de yönetimindeyiz. Son iki yıldır üzerinde çalıştığımız bir kalite sistemi var. Onu 2007'nin başında Türkiye'de uygulayacağız. Böylece gemiciler deposu, aracı olan firmaları seçme şansı bulacak. 6 ayda bir de firmalar kontrol edilecek. Kötü hizmetle karşılaşan gemi Türkiye'den bir daha ikmal yapmaz."
Yunanlı kaptanlar Türk baklavası istiyor
Kumanya şirketi Gimaş'ın da başkanlığını yapan Memişoğlu, gemilerin ülkesine göre tüketiminin değiştiğini belirterek şunları söyledi:
"Türk gemileri tek çeşit balık alır. İngilizler en az 5 çeşit ister. Hintliler için baharat çok önemli. İskandinav gemilerine bol somon balığı satılıyor. Almanlar çok sosis ve bira istiyor."
Kaptanlara Türkiye'ye has yiyecekler hediye ettiklerini belirten Memişoğlu, "Yunan kaptanlar baklava, özellikle de Güllüoğlu marka baklava hediye edilmezse mutlu olmaz. Hediye sonra siparişe de dönüşür. İranlılara hediye alkolsüz bira gönderdik. Sonra 100 koli sattık. Filipinlilerin acı soslarını da stokluyoruz. Tüm bunları sağlayınca, 'Her ürünü Türkiye'de bulurum' anlayışı yerleşiyor" dedi.
Şarap da satıyorlar çamaşır makinesi de
Gemilerin kısıtlı bir zamanı olduğu için yiyecek, içecek ihtiyaçları ile elektrikli eşya ve güverte malzemelerini farklı yerlerden almaları mümkün olmuyor. Bu noktada devreye giren kumanyacılar çimentodan, şaraba, çamaşır makinesinden, koltuğa kadar her ihtiyaca cevap veriyor. Gemicilik şirketleri siparişlerini kumanyacılara bildiriyor ya da kumanyacılar gemilerle teleks aracılığıyla temas kuruyor. Teslimatın yüzde 70'i transit geçen gemilere motorlarla yanaşılarak yapılıyor.
Memişoğlu, "Türkiye bazı hizmetleri yeni sunuyor. Örneğin Japon ve Amerikan gemileri 110 volt elektrik kullanır. Artık buna uygun aletleri bile getiriyoruz. 100 yıldır bu işi yapan Hollanda ve Almanya ile rekabet edemiyoruz ama aynı hizmetleri sunuyoruz" dedi.
|
|
|

|