|
 |
|
|
Şehrin göbeğindeki sayfiye
Cahide On5 Maçka'ya, ağaçlar arasındaki yeni yazlığına taşındı, Cahide Sayfiye oldu. Sahibi İzzet Çapa "Burası her yerde birbirinin aynı olan eğlenceden, yemeklerden sıkılanlar için sıra dışı bir mekan" diyor
ASLI ÇAKIR
Konuşma bir azarla başlıyor. "Cahide'ye gelip hiç eğlenmedin mi? O eğlenceyi yaşamadan yazmak mümkün değil" diyor Gülsün Sami. İzzet Çapa'nın Cahide'si ondan soruluyor. Cahide On5'i bilenler bilir. Bilmeyenler de önce gitmeye bir korkarlar. "Dragqueen'ler ya çok sataşırsa?", "Hep müdavimleri gidiyormuş, yabancı kalmayalım?" diye. Aynı böyle düşünen, zaten de çoğunlukla balıkçıya gidip yemek yemeyi eğlenceden sayan bir arkadaşımız oraya sevgilisinin zoruyla gittikten sonra "Nasıl eğlendim anlatamam" dedi. Demek ki Sami doğru söylüyor; yaşanması gerekiyor, anlatılmıyor.
Müzik 60'lar ve 70'lerden
Biz Sami'yle -ki onu Cahideciler "Gügü" olarak tanıyor- Cahide On5'in yeni yazlığında, Cahide Sayfiye'de buluşuyoruz. Merdivenleri çıkıp da içeri girdiğinizde kendinizi gerçekten bir sayfiyedeymiş gibi hissediyorsunuz. Yeşillikler arasında bir yer. Her köşede hasır koltuklar, üstleri renkli tentelerle kaplı beyaz minderli kanepeler. Hepsi birbirinden farklı, rengarenk yemek masaları. Tepede kocaman ama gerçekten kocaman kumaş aydınlatmalar. Tüm bu dekorasyon Rose Kar'a ait.
Sayfiye haftanın yedi günü 18.00'de açılıyor. Bir akşamüstü içkisi için bu saatlerde uğrayabiliyor ya da rezervasyonunuzu yaptırıp yemeğe başlayabiliyorsunuz. 23.00 civarı yemek faslı sona ererken daha hafif hafif çalan müzik hem hızlanıyor hem sesi yükseliyor. Sayfiye'de 1960'ların, 70'lerin parçaları çalınıyor. "Tabii İzzet Çapa sarhoş olup da DJ kabinine geçmezse... O zaman İbrahim Tatlıses'ten sonra Pink Floyd dinleyebilirsiniz" diyor Çapa'nın kendisi.
Pavyon geceleri
Çapa, Cahide'yi şöyle tanımlıyor: "Her yerde yenilen yemeklerden ve yaşanan eğlenceden sıkılanlara sıra dışı yemek ve eğlence sunan bir yer." Mustafa Oğuzcan ve Burak Kılıç yönetimindeki haftalık programlarına baktığımızda ne demek istediğini anlıyoruz. Bir kere her gün, topuklu ayakkabıları ve kafalarına taktıkları tüylerle bazen iki metreyi bulan boylarıyla masa aralarında dolaşan dragqueen'ler var. Pazartesi geceleri unutulmayan 45'likleri Zeliha Sunal ve Çılgınlar Orkestrası seslendiriyor. Salı akşamları ateşle dans eden beş kız sahneye çıkıyor. Çarşambaları Mor Pavyon geceleri var. Tuvaletçisinden uvertürüne, dansözünden assolistine bir pavyon gecesi yaşatılıyor. Perşembeleri Cover Girl gecesi, yani playback müzik üzerine canlı performanslar oluyor. Cuma-cumartesi gecelerini "en çılgın geceleri" olarak tanımlıyorlar. Pazarları ise İzzet Çapa'nın eskiden yaptığı yazlık partileri tekrar canlandırıyorlar. Ayrıca illüzyonist QB, Kubilay Tuncer de 15 dakikalık gösterilerle Cahide Sayfiye'de. Ve tüm bu eğlenceler sırasında yan masanızda Türkiye'nin önemli işadamları, tanınmış sanatçıları, gazetecileri, reklamcıları oturuyor olabilir.
"Etobur"lara özel şiş
Yemeklere gelince... Mutfakta İzzet Çapa mekanlarının şefleri olan iki kardeş, Bilal ve Gazi Ateş var. Humuslu enginar, közlenmiş patlıcanlı roka satalası gibi salatalar, falafelin de dahil olduğu başlangıçlar, risottolar, makarnalar, etler, balıklar ve tatlılardan oluşan mönüde Cahide müşterilerinin bildiği klasikler devam ediyor. Yani etli yaprak dolma, orospu mantısı, sacda börek gibi.
Sayfiye'deki yenilik ise şişler. Canım ciğerim şiş, Lübnan usulü tavuk şiş, kılıç şiş kebap, otobur şiş ve etobur şiş... Biz etobur şişi gördük, gerçekten oburluktan öte bir iştahınız olması lazım çünkü üzerinde en azından 500-600 gram et var. Akdeniz ve Güney Amerika karması olarak niteledikleri mutfaklarında başka bir yenilik ise taşları. Japonya'da sıkça kullanılan bu sıcak "volkanik taşlar" masanıza geliyor ve kendi etinizi kendiniz istediğiniz kıvamda pişiriyorsunuz.
İzzet Çapa: "Biz de gece hayatının liderleriyiz"
Beni lay lay lom bir adam olarak görüyorlar. İşim eğlence. Eğlence sektörünün içinde eğlenceli bir adam olmalıyım. Fotoğraf çektirirken de tabii ki öyle ciddi durulmaz, gülünür. Ama gündelik hayatta öyle değilim, hatta "Niye suratın asık?" diye sorarlar. Kemal Sunal'a sordukları gibi.
Bu bir iş. Bunu anlamıyorlar, kolay, eğlenceli bir iş sanıyorlar. Sonra da biliyorsunuz, nasıl batıyorlar. Oysa çok çok zor bir iş.
Ben yıllardır bu sektörün işindeyim. İşletmecilik için lider olmalısınız. Bir garson işletmeci olamaz bence, ancak iyi bir yönetici olabilir. Ben ve benim gibiler de gece hayatının, eğlence hayatının liderleriyiz.
Yenilikleri sürekli takip ediyoruz. Burayı açmadan önce de ekibi Amsterdam, Berlin ve Paris'e gönderdik. Yıllardır da zaten yaklaşık aynı ekiple çalışıyoruz. "Gün içindeki statülerini buraya gelince bir kenara bırakıyorlar"
Her zaman gelenlerin isteklerine göre yenilendik, günü, gündemi takip ettik. Aynı kalmadık. Tabii istekleri süzgeçten geçirip benim kontrolümde uyguladık. Hatta şöyle bir cümlemiz var: Cahide'nin konsepti yazarlar, reklamcılar, gazeteciler, moda tasarımcıları ve sanatçılarla büyüdü. Ve Cahide müşterileri için gün içindeki statülerini bir kenara bırakıp özgür kaldıkları ve rahatça eğlendikleri bir mekan oldu.
Artık burası bir kırılma noktası oldu. Cahide Sayfiye'den daha iyisini nasıl yaparız bilmiyorum.
|
|
|

|