Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Atatürk ve Selanik

Atatürk'ün bundan 125 yıl önce doğduğu Selanik nasıl bir şehirdi? II. Abdülhamid dönemindeki gelişmeler bu şehri nasıl etkilemişti?

Fax: (0312) 427 20 64

Bu yıl Atatürk'ün doğumunun 125'inci yılı. Büyük tarihi şahsiyetlerin 125'inci doğum veya ölüm yıldönümleri özel olarak anılır. Zira tarihi muhasebe için uygun bir süredir. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın tam doğum günü ekseri eski Türklerinki gibi kesin değildir. Zira nüfus kayıtlarımız çok yakın zamanlara kadar, hatta bizim nesilde dahi, yıl olarak tutulur.
Aslına bakarsanız aileler de doğum tarihine dikkat etmez, pek az kişi dışında, özenle kaydetmezlerdi. Bu nedenle 19 Mayıs'ı doğum günü olarak seçmek; Atatürk'ün "Samsun'a çıkışla" anlamlı bir biçimde eşleştirilmesidir. "Niçin bir 19 Mayıs olmasın?" denmiştir. Biz burada 1881 yılında
onun doğduğu şehrin o zamanki halini ve imparatorluğun benzer metropollerini ele alacağız.

19'uncu yüzyılın son çeyreğinde Sultan
II. Abdülhamid artık cülusunun altıncı yıldönümünü kutlamıştır. Baş düşman Rusya'da bu yıl Çar II. Aleksandr katledilmiştir ve kendisini izleyen III. Aleksandr muhafazakâr, fakat barışçı ve inşaatçı bir devir açmaktadır. Bu paralellik dolayısıyla
II. Abdülhamid döneminde de barışçı ve demiryollarına, okullara önem veren bir dönem başlamıştır.
Bir müddet sonra hiç değilse bazı bölgelerdeki kırsal alanlarda önemli değişmeler başlayacaktır. Çukurova, Ege, Selanik civarında, Vardar Ovası, Halep, Şam ve Basra'da önemli zirai ve teknik değişimler başladı. Demiryolları hayatı kolaylaştırdı; kolay asker nakli sayesinde asayiş güçlendi ve ürünler pazara ulaşıp para etmeye başladı. Yunan Savaşı'nda Rumeli'deki birlikler ilk defa Anadolu buğdayıyla beslendiler.

İstanbul'dan daha zengindi
19'uncu yüzyılın son çeyreğinde İstanbul halen Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük şehriydi ama Rumeli'den akıp gelen muhacirlere rağmen nüfus halen bir milyonun altındaydı. Trakya-Makedonya çizgisindeki ünlü liman Selanik, birkaç yüz binlik nüfusuyla İstanbul'dan daha müreffeh, altyapısı mükemmel bir şehirdi.
İzmir gelişiyordu, mahalli basının parlaklığı yanında, tiyatroları, resmi ve özel okulları inkişaf halindeydi. Bu şehirlerin dış dünyayla teması çok daha kolaydı. Ama asıl; Beyrut, Yafa ve Şam; Arabistan kıtasının gelişen şehirleriydi.

Eğitimdeki gelişme
Sonraları imparatorluğu parçalayan ünlü projenin mimarı Mark Sykes, 20'nci yüzyıl başında Halep ve Şam gibi şehirleri 510 yıl öncesine göre çok daha gelişmiş, altyapıları kurulmakta olan şehirler diye nitelendiyordu.
Buralarda Osmanlı eğitim kurumları da misyoner kurumlara karşı doğrusu kayda değer bir gelişme gösteriyordu. Örneğin Şam'da tıp fakültesi, Beyrut'ta hukuk fakültesi, Rumeli'de, Selanik'te hukuk fakültesi ve yine Konya'da da hukuk fakülteleri kurulmuştu.
Düzenli eğitimin verdikleri dışında gençliğin başka merakları hoş karşılanmazdı. Doğrusu sansür hayatın tadını kaçırmaktaydı ama Helenler, Bulgarlar, Araplar bu sansürden Türkler kadar çok etkilenmiyordu. Dışarıda basılan ulusal dillerdeki gazete ve kitaplar anında onların eline geçiyordu.
İmparatorluğun asıl unsuru olan Türkler ise irfanı kıraathanelerde, tekkelerde, arkadaş evlerindeki sohbet toplantılarında kulaktan kulağa yöntemiyle ediniyorlardı.

Kozmopolit bir şehir
Atatürk'ün doğduğu Selanik buydu. Kıyıdaki beyaz kulenin bulunduğu yerdeki kafe ve lokantalarda toplananlar, iktisadi ve içtimai nazariyeleri ve tarih bilgilerini sohbet üniversitelerinde ediniyorlardı. Ama şehrin hayatında edebi faaliyetin ve akımların yeri Türk unsur için her şehirde olduğundan daha yoğundu. Zaten şehirdeki mükemmel resmi eğitim kurumları yanında sayıları artan özel eğitim kurumlarının varlığı da bunu gösteriyordu.
Makedonya'daki askeri okullar ise oldukça iyi eğitim veriyordu. Şehir kozmopolitti. Çeşitli diller ve dinler bir aradaydı. Tolerans ve dünyaya ilgiyi burada edinmek kolaydı.
Rumeli kökenli memurların Sicill-i Ahval dosyalarına bakıldığında, çoğunun Bulgarca ve Rumca tekemmül eder, Arnavutçayı biraz bilir gibi vasıflarla kaydedildiğini görürüz. Özellikle Selanik iyi bir öğretmendi ve insanlar bu şehirde İstanbul kadar bunalmaz, kolaylıkla dünyaya açılırlardı. Yaşam daha ucuzdu.
İşte Mustafa Kemal'in doğup büyüdüğü ortam buydu; buralarda yetişen genç adamın kısa bir süre sonra Şam'da, Trablusgarp'da erkenden olgunlaşacağını biliyoruz. İmparatorluk son muhteşem neslini yetiştiriyordu.



PAZAR
"Hayatta bildiğim her şeyi Türkiye'deki cezaevi yıllarımda öğrendim"
Albinolar neden hep 'kötü adam'?
Evde Mozart konseri
Yedi yaşında bir harika çocuk: Babylon
Şehrin göbeğindeki sayfiye
Bu yaz moda oksijen barlar
Büyük düşler, orta halli çelişkiler
"Fay"a nazır gökdelen
Karaoğlan derin uykuya dalarken
Yaklaşan Ortadoğu krizi
New York lokantaları
Fatih'in ressamı
Atatürk ve Selanik
Vücudunuzu meyvelerle savunun
"Maksat sokaklar şenlensin"
Evleri ve havucu çok güzel
Oyuncak tabanca da silahtır!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet