Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ayvayı nasıl yiyorsunuz?


Kimse ayvayı nasıl yediğini düşünmemektedir. Oysa demokratik gelişim de, toplumsal kalkınma da, ayvayı nasıl yediğimizden geçmektedir. Remziye, plajda gözetleme deliği büyük olan kabinleri seçmektedir.
Oto-moto Endüstriyel Con. Limited T.A.Ş. Company Son. Holding'in kapıcılarından Sarı Hasan, ayvayı komposto olarak yediğini söylemektedir. Sarı Hasan üstünde yapılan bir inceleme, onun da ayvayı komposto olarak değil, herkes gibi yediğini ortaya koymuştur. Şevket, Süheyla'yı garsoniyerinde çırılçıplak soymuştur ve ayvayı ondan sonra yemiştir.
Süheyla ise ne yediğini hatırlamamakta:
- Hep böyle oluyor, beni soyanlar ayvayı yiyorlar, sonra da doktor doktor geziyorlar, demektedir.
***
Gençler, genellikle ayvayı üniversite kapılarının önünde yemektedirler. Dul ve yetimler ise çarşı pazarda yemektedirler ayvayı.
Ünlü Alman bilginlerinden Hans Bolgen Von Stayerjung, "Türklerin yediği ayva" adlı yapıtında şu görüşlere yer vermektedir:
"Türkler boyuna birbirlerine ayva ikram ederler. O nedenle de hep birlikte yerler ayvayı. Hiçbir ulus onlar kadar ayvayı sevmez. Durmadan ayva yemek, Türklerde eski bir gelenektir. Sade bireyleri değil, onların düzenleri de ayvaya meraklıdır.
Büyük bir imparatorlukları vardı, sonunda ayvayı yedi.
Demokrasi kurmaya kalktılar, o daha başında ayvayı yedi.
Ne zaman özgürlüğe özenseler, özgürlük ayvayı yer; parti kursalar, parti ayvayı yer; NATO'ya girdiler, NATO ayvayı yedi; kentleşme hızlandı, kentler ayvayı yedi; modernleşmeye yöneldiler, su, elektrik hepsi ayvayı yedi; garip bir ayva açlıkları var ki, ne kadar yeseler bir türlü doymuyorlar..."
***
Resmi dairelere, hastanelere, karakol ve mahkemelere düşenler ayvayı daha hızlı yiyorlarmış.
Özel vaka olarak ayvayı yiyenler, arasında; sigorta dışı kalanlar, yapı kooperatiflerine giremeyenler, iş bulamayanlar varmış. Ama genel olarak herkes, fiyatlar yükseldikçe yiyormuş ayvayı.
***
Bazıları diretiyorlarmış:
- Ben ayva yemem, diye...
Oysa onlar da bilmeden yiyorlarmış ayvayı. Plaja gidince yiyorlarmış. Dolmuşa, minibüse, otobüse binince yiyorlarmış. Hatta birçoğu, yolda düzgün düzgün yürürken bile, bir anda yiyiveriyorlarmış ayvayı.
***
Ayva yemeyi önlemek için yapılan anayasa bile, sonunda yemiş ayvayı.
Rüşvet, komisyon işlerinde de, ayva yiyenler çokmuş. Zamansız emekliye ayrılanlar; hammadde için döviz bulamayanlar; zenginle seviştiğini sanıp, fakirden gebe kalanlar; hep ellerinde birer ayva, yiyip duruyorlarmış ayvayı...
***
Şimdi düşünmek gerek; sizin de ayvayı yediğiniz muhakkak da, nasıl yiyorsunuz ayvayı?..
Sabahtan akşama koştura koştura, havanda su döverek mi; ev değirmeninin içinde un ufak olarak mı; tozlu bir dairede pinekleyerek mi; sevdiğiniz kızdan yüz bulamayarak mı... Nasıl?
***
Naşide ile kocası bu konuda anlaşmışlardır. İkisi de:
- Biz evlendiğimiz gün ayvayı yedik, demektedirler.
Öteki ayvaları da ondan sonra yemişler. Ev tutarken yemişler; eşya alırken yemişler; bakkala-çakkala gittikçe; kıyma mıyma, süt müt, sebze mebze peşinde dolaşırken yemişler.
***
Ayvayı yerken çok şikâyet etmeyin. Sizin babanız da yedi o ayvayı, ananız da. Siz de çaresiz yiyeceksiniz ayvayı; çocuklar da yiyecek, onların çocukları da...
Bundan böyle nüfus kâğıtlarına bir de meslek hanesi açacak ve oraya herkes için aynı görev yazılacak:
Tabiyeti: T.C.
İşi: Ayvayı yemek...
Not: 32 yıl önce yazılmış bir yazı... "Zurnada Peşrev Olmaz"dan...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Laiklik, demokrasi ve asker
DANIŞTAY'DA yapılan katliam girişimini, bir u...
Çetin ALTAN
Ayvayı nasıl yiyorsunuz?
Kimse ayvayı nasıl yediğini düşünmemektedir. ...
Yasemin CONGAR
Danıştay cinayeti sonrası
Ankara'daki puslu hava, Washington'ın görme y...
Can Dündar
Kemal Paşa'yı kurtaran damat
Danıştay saldırısı, artık "Atatürk'ün yaş gün...
Semih İDİZ
Gazetecilikte sorumluluğun artan önemi
Konrad Adenauer Vakfı ile Türkiye Gazeteciler...
Faik ÖZTRAK
Dalgalı kur korur (mu)?
2003 sonundan bu yılın mart ayına kadar yaban...
Hasan PULUR
Avrupa bizi istedi mi, istemedi mi?
AVRUPA istedi de biz mi girmedik?
Yaman TÖRÜNER
Sağlık konusuna dokunan bin "ah" dinliyor
İlaç harcamalarının azaltılması ve zincir ecz...
Osman ULAGAY
İç ve dış kırılganlık çakışırsa
Şu eski ünlü soru bir süreden beri gene çok s...
Güngör URAS
Dövize hücum kimseye bir şey kazandırmaz
Üç yıldır Merkez Bankası piyasaya Türk lirası...

© 2006 Milliyet