|
 |
|
|
Dalgalı kur korur (mu)?
2003 sonundan bu yılın mart ayına kadar yabancıların elindeki devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) miktarı piyasa fiyatlarıyla 3.9 milyar dolardan 21.4 milyar dolara çıkarak yüzde 449 artmış. Aynı dönemde ihraç fiyatlarıyla piyasadaki DİBS miktarı 128 milyar dolara çıkmış, artış ise yüzde 75 olmuş. Bu, yabancıların elindeki DİBS'lerin toplam içindeki payının ve yabancıların tercihlerinin piyasadaki belirleyiciliğinin hızla arttığını gösteriyor.
TL değer kaybetmeye başladığında bu kâğıtların dolar karşılığı düşecek. Yabancılar zarar edecek. Kâğıtları satıp dolar alıp çıkmaya çalışacaklar. Yabancıların satması kâğıt fiyatlarını düşürecek, faizleri yükseltecek. Yani yabancılar hem kur, hem de faiz nedeniyle zarar edecek. Bunun çıkışı daha da hızlandırarak hem döviz hem de kâğıt piyasasında sürekli ve hızlı bir düşüşe yol açmasını dalgalı kurun önlemesi bekleniyor.
Bazıları dalgalı kur rejiminde yabancıların yüksek zararı göze alamayacaklarını ve toplu hareketten kaçınacaklarını düşünüyor. Bu "Yabancılar içeride hapis oldu" yaklaşımı doğru değil. Çıkmak isteyen artık zararın neresinden dönülse kârdır diye düşünür.
İçerideki dengeler
Dalgalı kur rejiminde birileri TL'den kaçarken birilerinin de ortaya çıkan yeni kur ve faiz düzeyinde artık kâr edeceğini düşünerek yeniden TL cinsinden varlık talep etmesi lazım ki aşırı hareketler önlensin. İşte bu TL'ye yeniden talebin oluşacağı noktayı ise uluslararası piyasalardaki koşullar, içerideki makroekonomik dengeler ve siyasi istikrar belirliyor.
Son dönemde uluslararası piyasalarda yaşanan sert hareketleri geçici bir düzeltme olarak görenler var. Bir o kadar da Asya krizinden sonra yaşanan uzun dönemli bir "ayı" (yani risk iştahının azaldığı) piyasasına geçiş döneminin başlangıcında olduğumuzu söyleyen var. Düzeltme hareketi savını ileri sürenler dahi bunun birkaç ay daha sürmesini bekliyorlar. Yani bugüne kadar içeride yapılan hataları da gizleyen yabancı para girişi yavaşlayacak. Bu hem bizde hem de bize benzeyen ekonomilerde denge seviyesi olarak algılanan kuru ve faizi yukarı çekiyor.
İçerideki dengelere baktığımızda ise artan cari açığın bozulan küresel ortamda artık yabancı yatırımcılar tarafından bir kırılganlık olarak algılandığını görüyoruz. Kurdan sadece risk iştahındaki azalmaya bağlı bir düzeltme beklenmiyor, aynı zamanda bu kırılganlığı da azaltması umuluyor. Kurun beklenen denge seviyesi daha yukarı çıkıyor. Buna bağlı olarak da ülkemizdeki hareketler diğer benzer ekonomilere oranla daha sert oluyor.
Dalga ve sörf tahtası
Son olarak ülkemizde siyasi istikrar da 2005'in ikinci yarısından itibaren kutsallar üzerinden yapılan politikanın dozu arttıkça bozulmaya başladı. Olumsuz dış koşullarla birlikte içeride gerginlik arttıkça dalga boyu kaçınılmaz olarak daha da yükselecektir. Bu durumda sermaye çıkışını dengeleyecek giriş çok geç gelebilir. Dalga sertleştikçe de ekonomide yol açtığı tahribat artar.
Sorumlu mevkide olanların yaptıklarının, yapmadıklarının veya söylediklerinin bir bedeli olduğu dışarıdaki risk iştahı sona erince yeni fark edilmeye başlandı. Bir süredir yaptıkları hatalarla, hem makro dengeleri bozup hem de ülkeyi gerginliğe sürükleyenler, uluslararası görünüm bozulunca ödemeleri gereken bedeli, gerginliği daha da artırarak gizlemek veya başkalarına fatura etmek çabasına girecek gibi görünüyorlar. Bu, dalgayı daha da sertleştirecektir.
Dalgalı kur rejimi dalganın üzerinde kayan sörf tahtasına benzer. Başarılı olmak için tahtanın üzerinde kalmak gerekir. Ancak düşerek dalganın altında kalma riskini de sörfçünün becerisi ve dalganın sertliği belirliyor. Tahta dalganın üzerinde kaymayı sağlar ama düşmeyi önlemez.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|