Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dövize hücum kimseye bir şey kazandırmaz

Ayşe Hanım Teyzem soruyor: "Döviz, ne güzel, ucuz ucuz satılıyordu. Enflasyon, ne güzel, aşağıya doğru iniyordu. Birdenbire ne değişti de döviz fiyatı tırmanışa geçti? Enflasyon kıpırdamaya başladı?" O sordu. Ben anlatmaya çalıştım


Enflasyon gerilemişti. Şimdi hem döviz fiyatı hem enflasyon artıyor. N'oldu da böyle oldu?
Üç yıldır Merkez Bankası piyasaya Türk lirası akıtan muslukları kıstı. Maliye, harcamaları kıstı. Bu politikalar talebi (halkın satın alma gücünü) azalttı.
Bunlara ek olarak Merkez Bankası, enflasyondan arındırılmış faizi (buna reel faiz deniliyor) yüksek tuttu. Döviz getirenlerin, dövizini YTL'ye çevirerek faize yatıranların yüksek getiri elde etmesi nedeniyle, yurtdışından ülkeye oluk oluk döviz girdi. Halkımız döviz satın almamaya, YTL'de kalmaya başladı.
Ülkeye ihtiyacımızın (talebin) üzerinde döviz girince ve de piyasada döviz bollaşınca döviz fiyatı ucuzladı. Ucuz dövizle yapılan ithalat (yurtdışından gelen ucuz mallar) da fiyatların aşağıya inmesini sağladı.

İyi de... Birdenbire ne değişti?
Bize gelen döviz yatırım için gelmiyor. Yüksek faiz için geliyor. Yurtdışından faiz için gelen paranın sahipleri için para kazanılacak tek ülke Türkiye değil. Eğer başka ülkeler dövize daha iyi imkân veriyor ise, paralarını Türkiye'den çekerek bir başka ülkeye taşıyor.
Türkiye'nin cazip olabilmesi için (Türkiye'nin döviz çekebilmesi için), (1) Tabii ki dövize yüksek reel faiz ödemesi önemli ama, (2) Ondan da önemlisi, Türkiye'nin ülkeye giren dövizin anaparasını ve faizini ödeme gücünün olup olmadığı.
Son zamanlarda önemli gelişmeler oldu. (1) Yurtdışı pisayalar çalkalanınca, dövize Türkiye'den daha yüksek getiri imkânı sağlayan ülkeler, işler ortaya çıktı. (2) Türkiye'nin dövizi geri ödeme gücü konusunda şüpheler ortaya çıktı.
Türkiye (1) Her yıl daha büyük döviz açığı vermeye başladı. Türk ekonomisi ucuz döviz olmadan yaşayamaz hale geldi. Türkiye'de döviz gönderenler, dövizden YTL'ye dönenler, "Acaba biz dövizimizi geri alamayacak mıyız? Acaba bugün ucuz bozdurduğumuz dövizi, yarın yüksek fiyatla mı geri alabileceğiz?" diyerek pirelenmeye başladı. (2) Hükümete olan güven azaldı. IMF, ekonomi politikaları, Hamas, İran politikaları, ABD ve AB ile ilişkiler konularındaki yanlışlar yabancıların "midesini bulandırdı".

Yabancıların pirelenmesinin, midelerinin bulanmasının bizim enflasyonla döviz fiyatıyla ilgisi ne?
Yabancılar Türkiye'ye (1) Her yıl daha çok döviz göndermeye devam etmez ise, (2) Yabancılar Türkiye'ye getirdikleri, YTL'ye çevirdikleri dövizi geri götürmek için döviz satın almaya ve yurtdışına döviz çıkarmaya başlar ise, (3) En kötüsü bizim halkımız ve bankalarımız döviz fiyatının artacağı endişesiyle döviz satın almaya başlar ise, dövize talep artar. Dövize talep artınca döviz fiyatı yükselmeye başlar. Döviz fiyatı yükselince de enflasyon tırmanışa geçer. Faizler de fiyatlar da yukarı çıkar.

Türkiye'nin kaderi yabancıların döviz göndermesine bağlı hale mi geldi?
2005 yılında döviz açığımız (döviz giderimiz ile gelirimiz arasındaki fark-ki buna "cari açık" deniliyor) 23 milyar dolardı. Bu açığa karşılık yurtdışından 43 milyar dolar döviz girdi. Giren dövizin 23 milyar doları açığı kapattı. Kalan 20 milyar dolar döviz piyasada döviz bolluğu yarattı. Döviz fiyatı böylece ucuz kaldı. Enflasyon ucuz döviz sayesinde aşağı indi. Bu düzenin devam etmesi her yıl döviz açığının büyümesine, her yıl yabancıların Türkiye'ye daha çok döviz yollamasına bağlı.
2006 yılında döviz açığı 30 milyar dolar olacak. 2006'da yabancılar Türkiye'ye en az 60 milyar dolar döviz getirmeli ki, bu düzen sürsün... Geçen hafta 3.8 milyar dolar döviz götürdüler. Döviz fiyatı sallandı. Piyasa sallandı.

Ama büyük Türk büyükleri, (1) Döviz açığı (cari açık) önemli değil, (2) Döviz açığı var diye döviz fiyatı yükselmez. (3) Döviz fiyatı yükselince açık kapanmaz, diyor.
Türkiye halkı ucuz ucuz ithalat yapsın, kazandıklarından fazla harcasın, dövizle oynayanlar iyi para kazansın diyerek, yabancılar her yıl Türkiye'ye döviz akıtamaz. "Biz yemedik, biriktirdik, siz ister yiyin, ister batırın" diyerek bize döviz gönderen olmaz. Bir ülke her yıl giderek büyüyen bir döviz açığına güvenerek, göbeğinden dışa bağlanarak ayakta kalamaz. Bunun anlamı, ipi dış güçlere vermek demektir.
Ülkenin döviz açığı varken döviz gelmez ise, döviz kıtlığı başlar. Döviz kıtlığı başlayınca döviz fiyatı tırmanışa geçer. Döviz fiyatı artınca insanlar kolay kolay döviz harcayamaz. İthalat pahalanır. Dövize talep düşer. Buna karşılık ihracat cazip hale gelir. Döviz açığı azalır. Taşınabilir boyuta gelir. Veya açık kapanır.
Bu ilk defa karşılaştığımız bir durum mu? Bundan önce benzer şeyler oldu mu?
Biz geçmişi, geçmişte olanları çok çabuk unutuyoruz.
  • 1996'da döviz açığımız 2.4 milyar dolar, dolar 81.000 TL idi. 1997'de dolar 151.000 TL oldu ama, gene de 2.6 milyar dolar döviz açığı verdik. 1998'de dolar 260.000 TL olunca açık kapandı. 1.9 milyar dolar döviz fazlası elde ettik.
  • 1999'da dolar 417.000 TL, döviz açığı 1.3 milyar dolarken, 2002'de açık taşınamaz boyuta, 9.8 milyar dolara yükseldi. Doların 623.000 TL'ye satılması dolara talebi sınırlamadı. 2001'de dolar 1.222.000 TL'ye tırmanınca döviz açığı kapandı. 3.3 milyar dolar fazlalık elde ettik.


  • Sürdürülemez denilen döviz açığı ve ucuz döviz fiyatı nedir?
    2002'de doların ortalama fiyatı 1.504.000 TL idi. Döviz açığı 1.5 milyar dolar idi. Dolar fiyatı 2004'te 1.495.000 TL'ye, 2004'te 1.422.000 TL'ye, 2005'te 1.340 YTL'ye düştü. Bu ucuz döviz nedeniyle döviz açığı 2001'de 1.5 milyar dolar iken, sırasıyla 6.0 milyar dolar, 15.6 milyar dolar, 23.0 milyar dolar oldu. Bu yıl 30 milyar dolar olacak...
    Siz karar veriniz, bu açık sürdürülebilir mi? Bu ucuz döviz fiyatı sürdürülebilir mi?
    Telaşa kapılmaya, dövize hücum etmeye gerek yok... Ekonominin kendi kanunları var. Bunlar işleyecek. Bugün dövize hücum etmek kimseye bir şey kazandırmaz. Bekleyeceğiz. Faturayı bölüşeceğiz.
    Bizi bu duruma düşürenler döviz açığının büyümesi karşısında daha başlangıçta gerekli tebirleri almayanlar, "döviz açığı" sorununu umursamayanlardır.


    Döviz açığı büyüyünce döviz fiyatı nasıl tırmanışa geçiyor? Döviz fiyatı artınca döviz açığı nasıl kapanıyor?
    Döviz açığı (cari açık) (milyon dolar)ABD Doları fiyat TL
    1996-2.43781
    1997-2.638151
    19981.984260
    1999-1.340417
    2000-9.821623
    20013.3921.222
    2002-1.5241.504
    20031.5241.504
    2003-6.0361.495
    2004-15.6041.422
    2005-23.0821.340


    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Laiklik, demokrasi ve asker
    DANIŞTAY'DA yapılan katliam girişimini, bir u...
    Çetin ALTAN
    Ayvayı nasıl yiyorsunuz?
    Kimse ayvayı nasıl yediğini düşünmemektedir. ...
    Yasemin CONGAR
    Danıştay cinayeti sonrası
    Ankara'daki puslu hava, Washington'ın görme y...
    Can Dündar
    Kemal Paşa'yı kurtaran damat
    Danıştay saldırısı, artık "Atatürk'ün yaş gün...
    Semih İDİZ
    Gazetecilikte sorumluluğun artan önemi
    Konrad Adenauer Vakfı ile Türkiye Gazeteciler...
    Faik ÖZTRAK
    Dalgalı kur korur (mu)?
    2003 sonundan bu yılın mart ayına kadar yaban...
    Hasan PULUR
    Avrupa bizi istedi mi, istemedi mi?
    AVRUPA istedi de biz mi girmedik?
    Yaman TÖRÜNER
    Sağlık konusuna dokunan bin "ah" dinliyor
    İlaç harcamalarının azaltılması ve zincir ecz...
    Osman ULAGAY
    İç ve dış kırılganlık çakışırsa
    Şu eski ünlü soru bir süreden beri gene çok s...
    Güngör URAS
    Dövize hücum kimseye bir şey kazandırmaz
    Üç yıldır Merkez Bankası piyasaya Türk lirası...

    © 2006 Milliyet