Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Mayıs 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir mucize olsa, Ecevit uyansa


Bir mucize olsa, Bülent Ecevit uyansa; beyin fonksiyonları geri dönse, günlerdir bağlandığı solunum cihazından ayrılsa, cihazsız nefes almaya başlasa...
Yine nefis Türkçesiyle konuşmaya başlasa...
GATA'nın doktorları, beynindeki ödemin dağıldığını, beyin kanamasının önemli hasar bırakmadığını, yakında taburcu edileceğini açıklasalar...
Karaoğlan'ın bunu da atlattığını, Phoneix gibi küllerinden yeniden doğduğunu ilan etseler...
Bu satırları yazdığım geç saatlere kadar hep böyle hayaller kurduk; böyle açıklamalar bekledik...
Ama gelmedi...

Kocatepe'ye gidiş
GATA'nın içinde ve dışında bekleyenler "Keşke Kocatepe Camii'ne gitmeseydi, kendisini zorlamasaydı beyin kanaması geçirmezdi" diye hayıflanıyorlar.
Ama, Kocatepe Camii'ne gelmesi Ecevit'e yakışan bir dik duruştu. Tam da Bülent Ecevit'i tarif eden bir boy gösterişti bu...
Sağlık sorunlarına karşın, kendini zorlayacağını bile bile geldi Ecevit Kocatepe Camii'ne...
Danıştay'a yapılan menfur saldırıdan çok endişelenmişti. Bir süredir, zor koşullarda olmasına karşın ses vermeye, sinyal göndermeye çalışıyordu. Siyasi gidişi iyi görmüyordu. Rejim açısından endişe taşıyordu.
Danıştay'a yapılan saldırının anlamını biliyordu.
Bu nedenle gitmek, demokratik, laik Cumhuriyet'in yanında olmak; oradaki varlığıyla tüm halka mesaj vermek istiyordu.
Fiziki hareket zorluğu çekiyordu ama yeni siyasi fikirler, formüller üretiyor, ittifaklar öneriyordu.
Kocatepe'deki törene gitmesi son siyasi tavrı olsa bile, bunu yapmak istiyordu.
Bu onurlu bir davranıştı.
Yaptığı, son anına kadar elinden geleni yapmaya çalışan lider tavrıydı.
Ecevit'e yakıştı...

Rahşan Hanım'ın dirayeti
Bülent Ecevit kadar eşi Rahşan Ecevit de dirayetli, güçlü bir duruş sergiledi GATA'da...
O kadar ki, bir yandan Bülent Bey'in sağlık durumunu her an izledi; bir yandan ziyaretçilerle ilgilendi; bir yandan bekleyenlere moral verdi ve bir yandan da çalıştı...
Son dönemde üzerinde ısrarla durduğu yabancılara toprak satışıyla ilgili doğabilecek sakıncaları konu alan çalışmasını bitirmeye çaba gösterdi. Zaman buldukça çalışmasını sürdürdü. Eğer Bülent Bey'le ilgili iyi haberler gelirse, bu konuda kamuoyuna açıklama yapmayı düşündü.
Rahşan Hanım'ın bu çabası da Ecevitler'e; onların çalışkanlığına, üretkenliğine uygun bir çaba değil mi?


fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kim bunlar?
DANIŞTAY'DAKİ katliam girişiminin ve Cumhuriy...
Melih AŞIK
Dezenformasyon!
Danıştay'a yapılan saldırı henüz ilk soruştur...
Fikret BİLA
Bir mucize olsa, Ecevit uyansa
Bir mucize olsa, Bülent Ecevit uyansa; beyin ...
Hasan CEMAL
Sarıkız operasyonu, derin komplo!
Washington ve Brüksel'den sonra bu kez Dünya ...
Güneri CIVAOĞLU
Asal sayı
Türkiye ekonomisindeki "hasar" için "teşhis":...
Can Dündar
Yeşil ampul ile kızıl elma arasında
Din motifli çatışmalar... Demokrasiye yönelik...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrencilere doğruyu değil yanlışı öğretiyoruz
Milli Eğitim Bakanlığı'nın tek icraatı yok ki...
Hurşit GÜNEŞ
Mali disiplin aspirin değildir
Dün Devlet Bakanı Ali Babacan yanına MB Başka...
Sami KOHEN
Rumlar "taksim"e oy verdi!
Kıbrıs Rum kesimindeki seçimlerin sonucunun a...
Derya SAZAK
Ne yapmalı?
Danıştay saldırısı toplumu demoralize etti. B...
Meral TAMER
Unilever'in ithalatı neden düşük?
Öyle dünya devi şirketler vardır ki, tepe yön...
Güngör URAS
Washington'da Sakıp Sabancı etkinlikleri
Sabancı Üniversitesi'nin Sakıp Sabancı'nın va...
Serpil YILMAZ
Kafadar: Anıt bina yapmış mimarımız yok ki!
Spor ve iş dünyasından konukların ağırlıkta o...
M. Ali BİRAND
Başbakan, Çankaya'ya çıkmayacağını açıklamalı
Son birkaç aydır yaşanan olayları arka arkaya...

© 2006 Milliyet