|
Unilever'in ithalatı neden düşük?
Önce Algida'nın dondurma dolaplarını yerli imalatçılara ürettirdiler, ardından da Magnum'un çikolatalarını
Öyle dünya devi şirketler vardır ki, tepe yöneticileriyle (CEO) 1 - 2 saat geçirdiğimde dünyayı avucumun içinde hissederim. Mesela Siemens gibi...
Yine öyle dünya devi şirketler vardır ki, onların Türkiye'deki CEO'larıyla 1 - 2 saat geçirdiğimde hem dünya, hem de Türk piyasalarındaki yeni trendleri avucumun içinde hissederim. Mesela Unilever Türkiye'nin CEO'su İzzet Karaca gibi...
Omo, Algida, Sana, Yumoş, Dove, Signal, Lipton, Komili, Knorr, Elidor, Cif, Rexona, Becel... Hızlı tüketim mallarında birbirinden iddialı markaları bünyesinde barındıran Unilever Türkiye, 3 yıl önce şöyle bir ciro hedefi koymuştu:
2004'te 1 milyar YTL 2005'te 1 milyar dolar 2006'da 1 milyar euro
Karaca ile geçen hafta buluştuğumuzda, piyasalar allak - bullak olmaya başlamıştı. "İlk 2 yılki hedefimizi tutturduk, 1.40 YTL'lik dolara dayanabiliriz, ama dolar 1.45 YTL'ye çıkarsa dayanamayız. Çünkü biz al - sat şirketi değiliz. 1 milyar dolar ciromuza karşılık, sadece 120 milyon dolar ithalatımız var," diyordu. Ben bu satırları yazarken, CNBC-e'de doların YTL karşılığı 1.51'i gösteriyordu.
Yerli dondurma dolabı
Hemen her sektörde ithalat artarken, Unilever'in bu oranı % 12'ye indirmeyi nasıl başardığının öyküsü heyecan verici. Karaca'nın kelimeleriyle aktarıyorum:
"Önce Algida dondurma dolaplarını yerli üretebilir miyiz diye baktık. Soğutucunun kalbi Nazilli. Orada 2 yerli imalatçıyla (Uğur ve Şenocak) 3 yılda dondurma dolaplarını geliştirdik. Daha çok Uğur'la çalışıyoruz. 1 yılda 50 bin dondurma dolabı satın aldık. Kalite mükemmel, fiyat da daha uygun olunca bu kez dolapları ihraç edebilir miyiz diye baktık ve Algida dolabı olarak ihracata da başladık."
Magnum'a yerli katkısı
Karaca, 3 yıl önce Magnum'un çikolata kaplamasını yerli üreterek, hem girdi maliyetlerini düşürmek hem de ithal oranını azaltmak için de bir çalışma başlatmış: "Çikolatada Altınmarka ile çalıştık. 3 yılımızı aldı. Afrika'dan 1 gemi dolusu kakao çekirdeği getirdiğimiz oldu. Dünyadan uzmanlar, periyodik olarak gelip çikolatayı tattılar. Ve sonunda başardık. Ama girdilerimizde yerlileştiremediğimiz kalemler de var. Mesela yağ açığı var Türkiye'de. Hurma yağı (palm oil). Bunu mecburen ithal ediyoruz. Başka türlü işsizlik sorununu çözemeyiz..."
Hindistan ve Çin
Karaca ve Unilever'in Kurumsal Sözcüsü Mehmet Altınok'u bulmuşken, Türkiye sınırlarını aşıp dünyaya da uzandık. Unilever, son yılların 2 yıldızı Çin'de hiç yok, ama Hindistan'da çok faal.
Altınok, "Hindistan'da devlet gibiyiz; her eyaletinde bir fabrikamız var. Zaten o coğrafyada bir yerden bir yere bir şey nakletmek mümkün de değil" diyor.
39.7 milyar euro ciroya sahip Unilever'in Çin pazarına henüz girmemiş olması ilginç, ama depara hazırlanıyor. Altınok gerçekçi konuşuyor: "Çin çok zor bir pazar. Tüketiciye ulaşmak başlı başına bir sorun. Dünyanın 4. büyük coğrafyasında, yarışın henüz başındayız. O coğrafyaya ve nüfusa yurtdışından mal getirip de satmak mümkün değil. Orada yeni bir stratejimiz var. Yeni bir yönetim de atandı. Çin'e ilk girişte kâr olmayacağı muhakkak, orta vadede olacağı da kuşkulu."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|