Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Eşdeğer ilacın önlenemez yükselişi

Eczacıbaşı'na göre eşdeğer ilaçlar, orijinal ilaç firmalarını araştırmaya ve yeni ilaç keşfetmeye teşvik ediyor


Dün sabah Swissotel'de Avrupa Eşdeğer İlaç Birliği (AEİB) Direktörü Greg Perry'yi dinlerken, dünya ilaç endüstrisinin önümüzdeki dönemde köklü değişikliklere sahne olacağına iyice kanaat getirdim.
Yıllardır patent duvarları arkasına sığınarak tekel konumlarını sürdüren ilaç devleri, artık farklı adlar altında da olsa jenerik ilaç üretmeye de başlıyorlar. Çünkü başka çareleri yok. Eşdeğer (jenerik) ilaç, orijinal ilacın tekel konumunu sona erdirecek.
80'li yılların sonlarına kadarki araştırmalarıyla ardarda yeni ilaçlar keşfederek (kolesterol ilaçları gibi) insan ömrünü uzatan dünya ilaç devleri, şimdi uzattıkları ömürlerin yüksek sağlık faturalarının altında eziliyor. 20 yıl önce çektikleri silah, bugün bumerang misali geri dönüp kendilerini vuruyor.

18 milyar $ tasarruf
Perry'nin de ifade ettiği gibi, Avrupa'da nüfus artmadığı için işgücü arzı geriliyor. Yaşlanan nüfusun her geçen gün artan sağlık harcamaları, sosyal güvenlik sistemlerini tıkarken, eşdeğer ilacın önlenemez yükselişini de beraberinde getiriyor. Avrupa Birliği ülkelerinde eşdeğer ilaçların kullanımının yaygınlaşmasıyla, ilaç harcamalarında toplam 18 milyar dolar tasarruf edilmiş. Dahası AB'de ilaçlara adil erişimin sağlanmasında eşdeğer ilacın önemli etkisi olmuş ki, belki bu nokta daha da önemli.
Perry'nin verdiği bilgiye göre Almanya, İngiltere, Danimarka ve Hollanda gibi bizden çok daha zengin ülkelerde eşdeğer ilaçların pazar payı % 40 - 45'lere ulaşmış. İngiltere'de eşdeğer ilaç kullanımı suretiyle 2004 yılında kamunun ilaç harcamalarında sağladığı tasarruf 5.1 milyar sterlin; aynı yıl Almanya'da 2.8 milyar euro tasarruf edilmiş.
Türkiye'de ise üretici fiyatlarıyla orijinal ve eşdeğer ilaç pazarının toplam hacmi 3,1 milyar dolar. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası İEİS'nin hesaplamalarına göre eşdeğer ilaçlar yerine de orijinal ilaçlar kullanılsaydı, fatura 615 milyon dolar artarak 3.7 milyar dolara yükselecekti.

İlaç keşfi yok
Dünkü toplantının nedeni, Bülent Eczacıbaşı'nın Başkanı bulunduğu İEİS'nin Avrupa Eşdeğer İlaç Birliği'ne üye olmasıydı. Eczacıbaşı konuşmasında ilginç bir noktaya dikkat çekti:
"Eşdeğer ilaçlar, piyasada rekabet ortamı yaratarak, orijinal ilaç firmalarını araştırmaya ve yeni ilaç keşfetmeye teşvik ediyor."

Nasıl yani?
Patentli ilaç üreticilerini çatısı altında toplayan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği tersini söylemiyor mu?
Fikri mülkiyet haklarını mümkün olduğu kadar uzatmaya uğraşmıyorlar mı?
Perry'nin de dikkat çektiği gibi ilacın patent koruması gerektiren özellikleri 80'li yıllarda 5 maddeden oluşurken, her geçen gün yeni maddeler ekleyerek bunu 18 maddeye çıkartmadılar mı?
Dün önümüze konan rakamlar ve grafiklerden öğrendik ki, dünya ilaç devlerinin son dönemde piyasaya sürdükleri patentli ilaçların % 78'i tedavide yenilik sağlamıyor. Eşdeğer ilaç pazarı güçlendikçe orijinal ilaç üreticileri de mecburen aşırı promosyon harcamalarıyla doktorları kendilerine bağlamaktan vazgeçip asli işleri olan araştırmacılığa dönecekler.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ecevit'le MHP anıları
TÜRKİYE'DE sağ ve solun birbirini biçtiği yıl...
Çetin ALTAN
"Yurtseverlik" mesleğinin gizli zebani dansları
Ajans haberlerinde Bülent Ecevit'in sağlığı i...
Melih AŞIK
Çankaya meselesi
9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel son zam...
Fikret BİLA
Ecevit'in her hali...
GATA'nın önünde Ecevit'in her halini görmek m...
Hasan CEMAL
Araplar, demokrasi, ve biz!
Başkan Bush yönetiminin Arap dünyası için öng...
Güneri CIVAOĞLU
Mavi büyü
Ege semalarında yıllardır süren ve "it dalaşı...
Abbas GÜÇLÜ
Sezer ayrımcılık mı yapıyor?
Cumhurbaşkanı Sezer, önceki akşam devlet üniv...
Hurşit GÜNEŞ
Hazine daha iyisini yapamaz mıydı?
Dünkü Hazine ihalesinde bileşik faiz yüzde 15...
Nail GÜRELİ
Erdoğan taşıyamıyor (2)
Yukarıdaki başlık, 21 Aralık 2005 günü bu köş...
Sami KOHEN
Efendice boşandılar!
KARADAĞ, medeni tarzda bir "boşanma" örneği v...
Metin MÜNİR
Turkcell'de Çukurova hâkimiyetinin sonu
Pazartesi günü İstanbul'da yapılan genel kuru...
Hasan PULUR
İlahi tesadüf, yetersiz şamdan...
"YAZISIZ" karikatürler vardır; usta karikatür...
Meral TAMER
Eşdeğer ilacın önlenemez yükselişi
Dün sabah Swissotel'de Avrupa Eşdeğer İlaç Bi...
Ece TEMELKURAN
Nisan mayıs ayları Gevşer yazının yayları
Hakkını vererek bakamadım. Tüh! Erguvanlar ge...
Osman ULAGAY
Hükümet ufuksuzluğun bedelini ödüyor
Bu köşenin sürekli okurlarının bileceği gibi ...
Güngör URAS
Amerikalılar ekonomiyi umursamıyor, politik krizden söz ediyor
Turgut Özal, "Bilerek bilmeyerek hükümet yanl...
M. Ali BİRAND
Ülkede gerilim çok artar...
Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına çıkmas...

© 2006 Milliyet