Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hükümet ufuksuzluğun bedelini ödüyor


Bu köşenin sürekli okurlarının bileceği gibi ben, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetine birinci günden cephe alan ve başarısız olması için dua eden takıma hiç katılmadım. Demokratik bir seçimle iktidara gelen AKP'nin icraatını, kendi ölçülerime göre objektif olmaya çalışarak değerlendirdim. Türkiye bu hükümeti çıkartabildiğine göre ona bir şans tanınması gerektiğini düşünüyordum.
Sayın Başbakan'ın ve AKP hükümetinin benim ölçülerime göre eleştirilmesi gereken davranışları hayli fazlaydı ama olumlu bulduğum yanları da vardı. AKP'nin 2006 yılında Türkiye'yi yeni çıkmazlara sürükleyebileceği kaygısını ise geçen yılın sonuna doğru duymaya başladım.
Benim algılamama göre 2006 yılı dünya ekonomisi için olduğu kadar Türkiye'nin ekonomik ve siyasi geleceği açısından da kritik bir yıl olmaya adaydı. AKP hükümetinin, bu kritik yılı iyi yönetecek bir ufka ve birikime sahip olduğuna ise hiç de emin değildim. Yılın ilk günlerinde bu köşede yer alan birkaç yazıda bu kaygılarımı dile getirmeye çalıştım.

Kritik yıl 2006
2 Ocak 2006 günü bu köşede yer alan yazıda, yaşam tarzı tercihleri üzerine siyaset yapmanın riskini vurgulayarak şunları yazmışım: "Tehlike işte tam bu noktada ortaya çıkıyor. Yaşam tarzı farklılıklarını istismar ederek siyaset yapma eğilimi baş gösterince, karşılıklı hassasiyetler bileniyor ve ucu açık bir toplumsal kavganın tohumları atılmış oluyor.
Siyasetin canlanmasının beklendiği 2006 yılında bu yolu denenmeye kalkışılması sonunda ekonomiye de darbe vuracak bir süreci başlatabilir. Umarız tüm siyasetçiler bunun farkındadır."
4 Ocak 2006 tarihinde yayımlanan yazımda ise 2006 yılının dünya ekonomisi için bir kırılma yılı olabileceğini belirterek şöyle yazmışım: "İyimserlere göre 2005 yılında nasıl her şey yolunda gittiyse 2006'da da aynı şey olacak, piyasalar kendi mantığı içinde dengelerini bulacak. Küresel düzenin, uluslararası mali sistemin ve dünya ekonomisinin sürdürülmesi güç dengesizliklerle ve ciddi risklerle karşı karşıya bulunduğunu düşünenler ise ergeç bir kırılmanın yaşanacağını ileri sürüyorlar. Bu kırılmanın ne zaman yaşanacağını kestirmek olanaksız ama bunu hazırlayan faktörlerin olgunlaşmakta olduğunu söylemek mümkün."

Hükümet ne yaptı?
Dünya ekonomisinde kırılganlığın artma olasılığının yüksek olduğu bir yılda AKP hükümeti için en akıllı tercih, siyasi çekişme ortamına girmeden ekonomiye odaklanmak ve olası şoklara karşı önlem almak olabilirdi. Ancak bu tercihi yapabilmek için olabilecekleri öngörecek bir ufka sahip olmak gerekliydi.
AKP yönetimi bu ufka sahip olmadığı için dışardan gelebilecek dalgayı küçümsedi; "ekonomi tıkırında, nasıl olsa ülkeye para geliyor, 2006'da sorun çıkmaz" yanılgısına düştü; Merkez Bankası Başkanı'nın atanması sürecinde çok kötü bir sınav verdi; kendisi için birinci önceliğin Türkiye'yi iyi yönetmek değil, devletin hakim tepelerini ele geçirmek olduğu izlenimini vermeye başladı. Şimdi bu tercihin bedeli ödeniyor.

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ecevit'le MHP anıları
TÜRKİYE'DE sağ ve solun birbirini biçtiği yıl...
Çetin ALTAN
"Yurtseverlik" mesleğinin gizli zebani dansları
Ajans haberlerinde Bülent Ecevit'in sağlığı i...
Melih AŞIK
Çankaya meselesi
9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel son zam...
Fikret BİLA
Ecevit'in her hali...
GATA'nın önünde Ecevit'in her halini görmek m...
Hasan CEMAL
Araplar, demokrasi, ve biz!
Başkan Bush yönetiminin Arap dünyası için öng...
Güneri CIVAOĞLU
Mavi büyü
Ege semalarında yıllardır süren ve "it dalaşı...
Abbas GÜÇLÜ
Sezer ayrımcılık mı yapıyor?
Cumhurbaşkanı Sezer, önceki akşam devlet üniv...
Hurşit GÜNEŞ
Hazine daha iyisini yapamaz mıydı?
Dünkü Hazine ihalesinde bileşik faiz yüzde 15...
Nail GÜRELİ
Erdoğan taşıyamıyor (2)
Yukarıdaki başlık, 21 Aralık 2005 günü bu köş...
Sami KOHEN
Efendice boşandılar!
KARADAĞ, medeni tarzda bir "boşanma" örneği v...
Metin MÜNİR
Turkcell'de Çukurova hâkimiyetinin sonu
Pazartesi günü İstanbul'da yapılan genel kuru...
Hasan PULUR
İlahi tesadüf, yetersiz şamdan...
"YAZISIZ" karikatürler vardır; usta karikatür...
Meral TAMER
Eşdeğer ilacın önlenemez yükselişi
Dün sabah Swissotel'de Avrupa Eşdeğer İlaç Bi...
Ece TEMELKURAN
Nisan mayıs ayları Gevşer yazının yayları
Hakkını vererek bakamadım. Tüh! Erguvanlar ge...
Osman ULAGAY
Hükümet ufuksuzluğun bedelini ödüyor
Bu köşenin sürekli okurlarının bileceği gibi ...
Güngör URAS
Amerikalılar ekonomiyi umursamıyor, politik krizden söz ediyor
Turgut Özal, "Bilerek bilmeyerek hükümet yanl...
M. Ali BİRAND
Ülkede gerilim çok artar...
Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına çıkmas...

© 2006 Milliyet