|
 |
|
|
Suçlu sanat: Graffiti
"Maksat sokaklar şenlensin"
Bilgisayarda, Paint programında yapılana graffiti denmez, biliyorum. Yine de illegal değil en azından. Bakın, ben de yaptım. İtiraf edelim kötü olmuş olabilir ama belki bir gün iyilerini de yaparım...
Ben bu hafta "yazar" olmaya karar verdim. Evet, biliyorum, yetenek gerekiyor. Ki bende yok. Yine de deneyebilirim değil mi?
Ne yazsam, ne yazsam?
Daha mühimi nereye yazsam?
Yakalanırsam hapisle yargılanacağım. Hem de altı yıla kadar.
Ortaya bir "sanat eseri" çıkaracağımı bilsem, hadi neyse. Fakat ihtimal, iğrenç bir şey yapacağım, kirlilik yaratacağım. Önce "sanatımı" geliştireyim, sonra dışarı açılayım.
Böylece bu sanatın özüne aykırı olsa da, benim kişiliğime daha uygun olan güvenli bir mecrada akmaya karar verdim: Bilgisayarda.
Paint programı olur mu, olur. Ellerim de kirlenmez hem. Üstelik "silgi" var, "geri al" tuşu var...
Saatlerce çırpındım. Saatlerce! Ki düşünün. Evdeyim, güvendeyim, yakalanma riskim yok, elimde sprey boya yok. "Yazar" olmak amma zormuş. Elim alışık değil, bir türlü istediğim gibi "yazamıyorum". Oysa ben bunca saatte şu köşeye neler neler yazardım. Oysa şimdi altı üstü bir "Tuba" yazacağım.
"Yanlış bir şey yapmadım"
Aslında önce "Salih Yanık" yazacaktım.
Sirkeci Tren Garı'ndaki iki yolcu treninin üzerine sprey boya ile sevdiği kıza mesaj yazdığı için yargılanan graffitici çocuğun adını. Hakimin "Niye bu tür yazılar yazıyorsun?" sorusuna, "Duvarlara, boş yerlere resim yapmak, yazı yazmak benim hobim" diye cevap vermiş Salih. Siyasi bir slogan ya da şekil yapmadığını söylemiş.
Salih Yanık ile TCDD arasında anlaşma yolu aranmış ama Salih ısrar etmiş: "Ben yanlış bir şey yapmadım."
Graffiti lügatinde Salih Yanık "yazar", bu yaptığının adı da "tren yapmak".
Aslında Türkiye'de pek yaygın bir hadise değil graffiti. Tabii eğer "Kahrolsun faşizm" ya da "Bunu yazan tosun..." ya da "Buraya çöp döken eşşektir"leri saymazsak.
Ki bu çirkin yazılar ve en çok da 1980 öncesi duvarlara yazılan siyasi sloganlar yüzünden graffitinin cezası bu kadar ağır Türkiye'de.
Yine de Türkiye'de binlerce graffitici olduğu söyleniyor. Sprey boya markalarını falan tartıştıkları, yaptıkları "işleri" sergiledikleri internet siteleri de var.
Graffiti için özel tren
Onlara göre "illegalin zevki başka ama Türkiye'de çok zor". Kopikstar diyor ki mesela "Polisler anlamıyor, terörist sanıyor. Derdimizi anlatana kadar... İllegal yapmamızın nedeni adrenalin. Bir de, maksat sokaklar şenlensin..."
Polisler anlamasa da TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, Salih Yanık'ın yargılanmasına üzülmüş. Trenin üzerine sevgi mesajı yazmanın zarar vermeyeceğini belirtmiş. "Gençlerden talep gelirse, üzerine aşk ve sevgi mesajı yazılacak özel trenler bile yaparız. Üzerlerine sevdiklerine mesaj yazarlar, trenler de bu mesajı götürür. Yeter ki gençler treni sevsin, trene binsin" demiş.
* * *
Son günlerde Türkiye'de politika yine o kadar çirkinleşti ki, karşılıklı slogan yarışları başladı bile ve -umarım değildir ama- yakındır, duvarlar yine siyah boyalarla yazılmış çirkin politik sloganlarla dolmaya başlayabilir.
Kısır politik tartışmalardan uzak, daha çeşitli, daha renkli, esprili, neşeli bir Türkiye mümkün mü?
İşte bu yüzden çok çalışmalıyım çooook...
"Yazar" olacağım.
"Maksat sokaklar şenlensin."
"N'apiyim pırlantayı parmağımda?"
Birkaç ay evvel, sevgilimden tek taş yüzük istediğimi yazdım. Niye istediğimi, nasıl istediğimi, yüzük gelince kendimi nasıl budala gibi hissettiğimi, çünkü aslında yüzük falan takan biri olmadığımı ama tek taş yüzüğün belki de ilişkinin aşamalarından biri olduğunu, belki de öyle olmadığını ama tüm arkadaşlarıma tek taş alındığını, e artık bana da alınsa fena olmayacağını, sevgilimin de nedense aldığını, ikimizin de salak olabileceğini falan da yazdım.
Ve Nil Karaibrahimgil 'in yeni albümü çıktı: "Tek Taşımı Kendim Aldım".
Hadiiii...
Şarkı çok güzel ama ben bu şarkıya eşlik edemem ki!
Üstüne bir de takipçi bir okurdan mesaj gelmesin mi? Nasıl dalga geçiyor benimle.
Sonra Hülya Avşar parmağındaki tek taş yüzüğü gösterip açıklama yaptı: "Bakın, tek taş pırlantalarımı bile kendim aldım. Ayrıca ilk kez bir tek taş pırlanta takıyorum. Bu zamana kadar hiç erkek parası yemedim."
Şimdi ben erkek parası mı yemiş oluyorum yani?
Ben?
"İyi kötü kazanırım para / Ama kalptir asıl kumbara..."
Sonra biraz bozuyorum şarkıyı, şöle devam ediyorum ben:
Eğer sevgilim almadıysa bana / N'apiyim pırlantayı parmağımda?
Bazı yerlerde daha az illegal
Graffiti sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde illegal. Ama bazı kentlerde, New York'ta diyelim, ya da Sydney'de biraz daha esnek, cezalar daha hafif. Birçok kentte graffiticilere ayrılmış duvarlar var, oralara yapmak serbest.
Tabii usta graffiticiler katiyen itibar etmiyorlar bu duvarlara, onlar ille de illegal olsun, kan hızlı aksın, yakalanma telaşıyla yapılsın ki yapılan iş "sanat" olsun diyorlar.
Graffitinin en az illegal olduğu yer ise, hayır Amerika değil, Avustralya. Bir nevi spor gibi görülüyor orada. Hatta büyük firmalar graffiti yarışmalarına sponsor oluyor. Ama tabii Avustralya'da bile özel mülkün duvarına izinsiz graffiti yapmak illegal.
|
|
|

|