Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ATV | CINE-5 | CNBC-E | CNN-TÜRK | KANAL 7 | KANAL D | LİG TV | NTV | STV
SHOW | STAR | TGRT | TRT 1 | TRT 2 | TRT 3 | TV 8 | HABERTURK
DIGITURK COMEDYMAX | DREAM TV | DISCOVERY CHANNEL
Manga ya da Pamela!


SKY Türk'te TRT'nin 1996'da Ankara'nın mimari yapısı, müzeleri vs. hakkkında yaptığı bir belgesel izledim. Gayet iyi... İyi de bu eserleri kim yapmış, hangi mimarın eseri, bu yok. Bu da aslında neden çarpık şehirleşme var sorusunun da cevabı oluyor. Çünkü sen belgeselinde buna yer vermiyorsan demek ki mimari, şehir planlaması senin için önemli değil. Bir genel kültür eksikliği. İyi niyet tamam, ama bir şekilde de simge oluyor bu eksiklikler.
* * *
YUKARIDAKİ anlayışla örtüşen bir örnek te şu: İstanbul bir tenis turnuvasına ev sahipliği yapıyor. Bizim gazetenin gidiş yolu üzerinde bir yerde Tekstilkent yakınlarında. Alelacele tribünler yapıldı, yanlarına da diğer kortlar. Arkada içi boş dev Tekstilkent binası. Önü hemen çiçek, böcek yeşillikle donatıldı. Tek geliş, tek gidiş bir yol mevcut. Etraf da soba dumanı kokan mahallelerden oluşuyor. Yani bu turnuva sonrası burada in cin top oynayacak belli. Tenis Dağcılık Kulübü filan vardı yani onunla bağlantılı mekânlar olabilirdi ya da Enka'nın tesisleri. En azından çevresiyle böyle bir turnuvaya yakışırlardı. İstanbul'un en alakasız yerine portatif trilbünleri yapıp turnuvaya hazırlamak, tenis ile ne kadar ilgili olduğumuzun da resmidir. Ama Türkiye tanıtılacakmış. Böyle suni ve keyifsiz mi olacak? Peki turnuvadan sonra kim gelir buraya?
* * *
"PİŞTİ"de konular fena değildi. Beyazıt Öztürk benim Eurovizyon sonrası anlattığım olayı doğrular bir yorum yaptı. Şu Finlandiyalı metal grubu hikâyesi. Ne de olsa Beyaz bu müziğin ne olduğunu biliyor. Bu tür müziği sevmediğini söyledi ama "metal ve hard rock çok güzel parçalar var" dedi. Ama bu yarışmanın sonrasında bir sirk havasının olduğunu, önümüzdeki yıl da bu durumun tekrar edileceğini söyledi. Bu bir yorum işte. Ayakları yere basan bir yorum. Aynı şekilde düşünürsünüz ya da düşümezsiniz bu ayrı. Ama sonuçta cahil cühela sözler değil.
* * *
REHA Muhtar, "Tüzün ile gidersek hüzün ile döneriz" demiş. Bu sözlerinin doğruluğunun sonuçtan belli olduğunu söyledi. "Süper Star" 11. oldu. Birkaç puan daha gelse seneye doğrudan finale gidecektik. Yani ortada pek hüzün yok. Parça zayıftı ama Tüzün sahneyi doldurdu. Önümüzdeki yıl için ben iki isim öneriyorum; Manga ya da Pamela. Ne dersiniz?

s.kologlu@milliyet.com.tr






  Sina
  KOLOĞLU
Manga ya da Pamela!

© 2006 Milliyet