Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Başbakan kendisine güven isteyebilir, bakanlar istifa edebilir!


Haslet'in karikatürü dört dörtlük olmuştu... AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan geçmiş masanın başına kendisini sunulan özel heykel pastayı çatalla kesmiş... Belden aşağısı yatakta kalmış... Üst gövdeyi ise afiyetle yemek üzere ağzına götürüyor!
Sahi Tayyip Bey hele şu son aylar laf üzerine laf ürettiği gibi gaf üzerine gaf yapmıyor mu? Ve en sonunda kendi kendisini yemeye, eritmeye başladı mı?
Bu inat ve davranışta, biraz kolaycılık, biraz mertlik gösterisi, takım ruhu, kabadayılık var.
Bir defa Erdoğan, ne yaparlarsa yapsınlar, medyanın, halkın hatta Meclis'in diline düşse de kader arkadaşlarını feda etmiyor! Kendisine, partisine ve ülke huzuruna zarar verseler bile!
Ama siyasette bu böyle olmaz.

Şaibeli politikacılar
Cumhuriyetimizin kurucularından biri olan koskoca İsmet Paşa bir zamanlar, Şükrü Saracoğlu'nu, Kasım Gülek'i, Nihat Erim'i, Turhan Feyzioğlu'nu ve nihayet Bülent Ecevit'i az mı tuttu. Az mı kolladı onları. Hatta yüceltti!
Ama ne oldu? Zamanı geldi siyasi çıkarlar çatıştı, çatışınca İsmet Paşa gözü gibi büyüttüğü, yetiştirdiği, mevkiler bahşettiği prenslerini, siyaset adamlarını elemek zorunda kaldı!
Doğrudur siyasette vefa olmaz! Hele böylesi, vefa duygusuyla şaibeli politikacıları tutmak için çılgın olmak gerek!
Demokrat Parti'nin son yıllarındaki tarihi olayı geldi aklıma. Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve iki bakan daha yolsuzlukla suçlanıyordu (1958-59) medyada, halk arasında. Bir kısım muhalif DP'liler bakanların istifalarını, haklarında soruşturma açılmasını istiyorlardı. Kıyamet kopuyordu Meclis'te.
Bir ara milletvekilleri öyle kızıştılar ki, Adnan Menderes'in ve hükümetin istifasını istemek cesaretini gösterdiler. DP, o yıllar Meclis'te tam bir ekseriyetle yer alıyordu. Menderes partide tek hâkim durumundaydı.

Bakanların istifası...
Buna rağmen yolsuzluk sataşmaları süratle gelişti. Meclis'teki odasında Adnan Bey'e lafla ağır saldırılar bile oldu ki, bunlar DP liderinin eski arkadaşlarıydı.
Bu baskıyla Fatin Rüştü dayanamadı (erkek adamdı), kürsüye çıktı aniden. İstifa ediyorum, hakkımda soruşturma açın, dedi. Gürültüler arasında Hasan Polatkan ve diğerleri kürsüye çağrıldı. Onlar da aynı şekilde gürültüler ve bağrışmalar arasında istifa ettirildiler bakanlıktan.

Kendisine oy istiyor
Şimdi ne olacaktı? Başbakan Adnan Menderes'in de istifa etmesi gerekmez miydi? Ama Celal Bayar ya hükümeti kurma görevini yeniden Menderes'e vermezse!
Dr. Mükerrem Sarol bir formül buldu.
- Aziz Başbakanım, kürsüye çık, grubundan hükümet için değil, kendin için güvenoyu iste!
Adnan Menderes alkışlar arasında kürsüye geldi. Gruptan güvenoyu istedi ve eksiksiz aldı.
Hükümet sadece 4 fire vermiş ama devrilmekten kurtulmuştu.
Adnan Menderes'in parti lideri olarak tek kendisi için güvenoyu istemesi formülü o gün yerinde bir taktik sayılabilirdi... Bilmem Başbakanımız Erdoğan bazı bakanları dışarıda bırakabilmek için aynı uygulamayı bugün yapabilir mi?








Taha AKYOL
Rektörler Çankaya'da
BEN önce Sayın Sezer'in bütün rektörleri dave...
Çetin ALTAN
Şerlok Holmes ve esrarengiz siyasal cinayetler
Kendimizi dünyaya yeterince tanıtamadığımızda...
Melih AŞIK
Hukukçu gözüyle...
Hazırlık soruşturması sürerken gazetelere çar...
Fikret BİLA
Baykal: Askeri müdahale değil, seçim istiyoruz
CHP lideri Deniz Baykal, "Türkiye'de ilk kez ...
Hasan CEMAL
Barış özlemi!
Nereye başını çevirsen, barış sözcüğü göze ça...
Yılmaz ÇETİNER
Başbakan kendisine güven isteyebilir, bakanlar istifa edebilir!
Haslet'in karikatürü dört dörtlük olmuştu... ...
Güneri CIVAOĞLU
Fırtına fotoğrafı
Üç kez üst üste "Avrupa'da yılın en iyi yatır...
Can Dündar
Ergenekon mu?
1 Mart Çarşamba akşamı yurtdışına gitmek üze...
Hurşit GÜNEŞ
Tahminler değişiyor, hedefler de değişmeli mi?
Önceki gün Devlet Bakanı Ali Babacan basın to...
Doğan HEPER
Erdoğan kimin başbakanı?
ERDOĞAN, Anayasa Mahkemesi'ne karşı.
Semih İDİZ
Tarih, tarihçilerin malı değilse, kimin malı?
Konuyla ilgili son yazımda Ermeni soykırımı i...
Faik ÖZTRAK
Enflasyona dikkat edilmeli
Mayıs ayı beklenti anketi yıl sonuna ilişkin ...
Hasan PULUR
Vav'ı atıfa, vav'ı kasem, metafor, metonimi...
LAİK Cumhuriyet'e ve Atatürk devrimlerine kar...
Derya SAZAK
Aldıkaçtı Hoca
Orhan Aldıkaçtı'yı kaybettik. 12 Eylül askeri...
Meral TAMER
Ecevit'in doğum günü 28 mayısta
Çoğunuz gibi benim de gözüm günlerdir televiz...
Yaman TÖRÜNER
Gayrimenkulde büyüme sinyali
Kur artışları bitmiş ve dövizde şimdilik yeni...
Güngör URAS
Önce döviz, sonra faiz oynadı, sıra fiyatlarda
Yurtdışına çıkınca insanın aklı Türkiye'de ka...
Serpil YILMAZ
Düşünce kalitesi eylem kalitesini belirler
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in himayeler...
M. Ali BİRAND
Bir insanın hayatına değdi mi?
Bu yazımı Türk ve Yunan politikacılara, aynı...

© 2006 Milliyet