Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fırtına fotoğrafı


Üç kez üst üste "Avrupa'da yılın en iyi yatırım uzmanı" seçilen yabancı fon danışmanı Afa Boran, son ekonomik fırtınayı şöyle yorumluyor.
Özetle sunuyorum... (*)
...................................
Türkiye ekonomisinin yapısı sağlam değildi ki. Ekonomiye kış geliyordu ama biz baharı yaşamaya devam ediyorduk. Biz aslında son üç yıldır rüzgârın arkamızdan estiği çok güzel bir bahar havası yaşadık. Global şartlar inanılmaz iyiydi. Ama biz bu iyilik halinin kendimizden kaynaklandığını sandık. Dünyada bol miktarda çok ucuz para vardı. Ama şimdi yok.
...................................
CARİ AÇIK REKORTMENİ:
Macaristan ile biz, cari açığı en yüksek iki ülkeyiz. Her ikisinin de paraları çok değerli. Yabancıların, hangi piyasa riskli, hangisinden çıkayım diye sorduğu noktada, Türkiye ve Macaristan cari açıklarıyla hemen öne çıkıyorlar. Ama bizim Macaristan'a kıyasla ilave risklerimiz var. Onun borç riski bizimki kadar büyük değil. Çünkü borcunun vadesi bizimki kadar kısa değil. Dış piyasalardaki değişiklikten Macaristan'dan daha çok etkileniyoruz biz o yüzden.
...................................
SICAK PARA POLİTİKASI:
Bu, geçici bir dalga değil. Biz üç yıllık baharda büyük fırsatlar varken ne çok daha fazla özelleştirme yaptık, ne riskli durumdaki borcumuzu yeniden yapılandırdık, ne de piyasada bu kadar çok para varken vergi konusunu ciddiye aldık. Eğer biz böylesine elverişli koşullar varken bu konularda yol alsaydık, normal bir ülke olup çıkardık. Ama üç yılı heba ettik.
....................................
SICAK PARA TERK Mİ EDİYOR?
Gittiğini düşünüyorum. Henüz büyük miktarlarda gitmeye başlamadı ama son 12 günde Türkiye'den 4-5 milyar dolar çıktı. Oysa cari açığından ötürü ülkeye her hafta 600 milyon dolar gelmesini gerektiren bir ekonomi bu. Sıcak para gelmeye devam etmezse, bu, birebir dövize talebi artıracak, kurları yükseltecek. O zaman da enflasyon, faizler ve bugüne dek ekonomik büyümeyi yaratan tüketici kredileri tersine dönecek.
....................................
AYMAZLIK MI?
Dünyada bazı ülkeler bizim gibi döviz kurlarını düşürerek ekonomik dengeleri sağlama modelini kullandı. Bu modelde bazıları başarılı oldu. Çünkü bu modelden belli bir noktada çıktılar ve 'milli paramızın daha fazla değerlenmesine izin vermeyeceğiz' dediler, ekonomide dalgalanmalara neden olmasın diye paralarını kendileri devalüe ettiler. Biz de başta doğru başladık ama durmamız gereken noktayı belirleyemedik. Aşırı değerlenen TL'nin bu kadar büyük bir risk yaratacağını göremedik.
.....................................
EKONOMİ GERİLER Mİ?
Bizde ekonomik büyüme ve işsizlik ekonominin ana hedefi olmadı. Tek hedef enflasyon ve faizler oldu. Enflasyon ve döviz kuru, sıcak parayla düşürüldü. Faizler düşüp belli bir istikrar kazanınca, ekonomideki diğer dengeler de kendiliğinden düzelecek sanıldı. Hükümet riskleri görmedi. Şimdi döviz yükselirse büyümeyi bırakın, ekonomide gerileme olacak.
..................................
TÜRKİYE EN RİSKLİ PİYASA MI?
Eğer borç riski açısından bakarsak evet en riskli piyasa. Amerika'da faizler artınca en çok hangi paranın değeri düştü? En çok hangi borsa geriledi? Bu açılardan bakarsak, evet Türkiye en riskli ülke şu anda.
Türk lirası kırılganlıkta bir numara. Ama onu kırılgan yapan enflasyon oranı ve cumhurbaşkanlığı seçimi gerginliği değil. Global havanın değişmesi ve bizim üç yıldır cari açığın büyümesine ve liranın aşırı değerlenmesine göz yummamız paramızı kırılgan yaptı.
.................................
(*) Radikal gazetesinde Neşe Düzel'in bu söyleşisinden "gerçeğin aynası" olarak algıladığım bölümleri yansıttım. Karışmış olan kafalarımıza katkısı olacağını sanıyorum

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Rektörler Çankaya'da
BEN önce Sayın Sezer'in bütün rektörleri dave...
Çetin ALTAN
Şerlok Holmes ve esrarengiz siyasal cinayetler
Kendimizi dünyaya yeterince tanıtamadığımızda...
Melih AŞIK
Hukukçu gözüyle...
Hazırlık soruşturması sürerken gazetelere çar...
Fikret BİLA
Baykal: Askeri müdahale değil, seçim istiyoruz
CHP lideri Deniz Baykal, "Türkiye'de ilk kez ...
Hasan CEMAL
Barış özlemi!
Nereye başını çevirsen, barış sözcüğü göze ça...
Yılmaz ÇETİNER
Başbakan kendisine güven isteyebilir, bakanlar istifa edebilir!
Haslet'in karikatürü dört dörtlük olmuştu... ...
Güneri CIVAOĞLU
Fırtına fotoğrafı
Üç kez üst üste "Avrupa'da yılın en iyi yatır...
Can Dündar
Ergenekon mu?
1 Mart Çarşamba akşamı yurtdışına gitmek üze...
Hurşit GÜNEŞ
Tahminler değişiyor, hedefler de değişmeli mi?
Önceki gün Devlet Bakanı Ali Babacan basın to...
Doğan HEPER
Erdoğan kimin başbakanı?
ERDOĞAN, Anayasa Mahkemesi'ne karşı.
Semih İDİZ
Tarih, tarihçilerin malı değilse, kimin malı?
Konuyla ilgili son yazımda Ermeni soykırımı i...
Faik ÖZTRAK
Enflasyona dikkat edilmeli
Mayıs ayı beklenti anketi yıl sonuna ilişkin ...
Hasan PULUR
Vav'ı atıfa, vav'ı kasem, metafor, metonimi...
LAİK Cumhuriyet'e ve Atatürk devrimlerine kar...
Derya SAZAK
Aldıkaçtı Hoca
Orhan Aldıkaçtı'yı kaybettik. 12 Eylül askeri...
Meral TAMER
Ecevit'in doğum günü 28 mayısta
Çoğunuz gibi benim de gözüm günlerdir televiz...
Yaman TÖRÜNER
Gayrimenkulde büyüme sinyali
Kur artışları bitmiş ve dövizde şimdilik yeni...
Güngör URAS
Önce döviz, sonra faiz oynadı, sıra fiyatlarda
Yurtdışına çıkınca insanın aklı Türkiye'de ka...
Serpil YILMAZ
Düşünce kalitesi eylem kalitesini belirler
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in himayeler...
M. Ali BİRAND
Bir insanın hayatına değdi mi?
Bu yazımı Türk ve Yunan politikacılara, aynı...

© 2006 Milliyet