Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ergenekon mu?


1 Mart Çarşamba akşamı yurtdışına gitmek üzere kalabalık bir grupla Atatürk Havalimanı'ndaydık.
Son kontrolden geçerken bir özel güvenlik görevlisi yanıma yaklaştı ve endişeyle şöyle dedi:
"Poliste arkadaşlarımız var. Mayıs ayında önemli siyasi cinayetler beklendiğini söylüyorlar."
Kulağımızda bu "kanlı ihtimal"le yola çıktık.
Aslında herkes, cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça gerilimin tırmandırılacağını tahmin ediyordu.
Köşk, "son kale"ydi.
Ve son kalenin ele geçirilmesi ya da düşürülmemesi için her tür entrika beklenebilirdi.
Şimdi ise, beklenen "siyasi cinayet"in ardından bunun "kaleyi ele geçirmek isteyenler"in saldırısı mı, "kale"yi koruyanların provokasyonu mu olduğu konusunda top gidip geliyor.
Bu yüzden de, at izinin it izine karıştığı bu dönemde (özeleştiri yaparak söyleyeyim) herkesin dikkatli olması gerekiyor.
* * *
Dünkü Hürriyet'te, Celal Kazdağlı ile birlikte yazdığımız "Ergenekon" (İmge, 1997) kitabına atıf yapılarak Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in ilişkiler ağı, "Ergenekon yapılanması" diye adlandırılıyordu.
Ergenekon'u kısaca hatırlayalım:
Avrupa'da 2. Dünya Savaşı'ndan sonra muhaliflerin (o dönem komünistlerin) iktidara gelmesini önlemek için kurulan "Gladio" adlı kontrgerilla örgütünün Türkiye'deki uzantısına "Ergenekon" deniliyordu.
Bu ismi, deniz subayı Erol Mütercimler'e, 12 Mart'ın sorgu üssü Ziverbey'in komutanı Tümgeneral Memduh Ünlütürk fısıldamıştı.
Onun verdiği bilgiye göre Ergenekon 27 Mayıs'tan sonra Pentagon tarafından kurdurulmuştu. Hükümetlerin, Genelkurmay'ın, bürokrasinin üzerindeydi. İçinde ABD'de özel harp eğitimi almış generaller, polisler, profesörler, gazeteciler de vardı. Çoğu "vatanı kurtarma" adına hareket ediyorlardı.
"Gladio Avrupa'da faili meçhul cinayetler, bombalı sabotajlar, kanlı saldırılar gerçekleştirdi. Bu eylemleri bazen solcuların üstüne atıyor, bazen de bu yolla halkın devlete bağlılığını artırmayı amaçlıyordu." ("Ergenekon", s. 14)
* * *
Şimdi Muzaffer Tekin'in (kendi kalbinin yerini bulmakta zorlansa da) eski bir komando olması, evinde (artık neredeyse her evde bir tane bulunan) "kozmik gizli Kırmızı Anayasa" bulunması, Susurluk faili Özel Harpçilerle bağlantısının saptanması, "Ergenekon"u yeniden sahne ışıkları önüne çıkarıyor.
Bu arada perde arkasında kıyasıya bir "enformasyon savaşı" yaşanıyor.
İlk 2 gün nasıl tetikçinin "şeriatçı" olduğuna inanmamızı sağlayacak istihbarat yağdırıldıysa, şimdi de "Susurluk bağlantılı bir provokatör" olduğuna dair bilgiler sızdırılıyor.
* * *
Burada önemli olan şu:
Eğer Erdoğan, cumhurbaşkanlığını engellemeye dönük bir "kanlı komplo" hazırlığını seziyor idiyse yapması gereken neydi?
Koruma isteyen Danıştay'a kol kanat germek değil mi?
Oysa o tersine, sert demeçlerle ortamı germeyi tercih etti.
Bu yüzden de "Katil kim?" sorusunda, seyircinin en kolay cevaba inanmasına vesile oldu.
Daha da önemlisi Erbakan'ın Susurluk'ta yaptığı gibi o da Şemdinli'de geri adım attı.
Ve Erbakan'a ağır bedele mal olan bir dersi sil baştan aldı:
"Avlayamazsan av olursun."
Anlaşılan şimdi aynı ilke Susurlukçular için geçerli.

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
Rektörler Çankaya'da
BEN önce Sayın Sezer'in bütün rektörleri dave...
Çetin ALTAN
Şerlok Holmes ve esrarengiz siyasal cinayetler
Kendimizi dünyaya yeterince tanıtamadığımızda...
Melih AŞIK
Hukukçu gözüyle...
Hazırlık soruşturması sürerken gazetelere çar...
Fikret BİLA
Baykal: Askeri müdahale değil, seçim istiyoruz
CHP lideri Deniz Baykal, "Türkiye'de ilk kez ...
Hasan CEMAL
Barış özlemi!
Nereye başını çevirsen, barış sözcüğü göze ça...
Yılmaz ÇETİNER
Başbakan kendisine güven isteyebilir, bakanlar istifa edebilir!
Haslet'in karikatürü dört dörtlük olmuştu... ...
Güneri CIVAOĞLU
Fırtına fotoğrafı
Üç kez üst üste "Avrupa'da yılın en iyi yatır...
Can Dündar
Ergenekon mu?
1 Mart Çarşamba akşamı yurtdışına gitmek üze...
Hurşit GÜNEŞ
Tahminler değişiyor, hedefler de değişmeli mi?
Önceki gün Devlet Bakanı Ali Babacan basın to...
Doğan HEPER
Erdoğan kimin başbakanı?
ERDOĞAN, Anayasa Mahkemesi'ne karşı.
Semih İDİZ
Tarih, tarihçilerin malı değilse, kimin malı?
Konuyla ilgili son yazımda Ermeni soykırımı i...
Faik ÖZTRAK
Enflasyona dikkat edilmeli
Mayıs ayı beklenti anketi yıl sonuna ilişkin ...
Hasan PULUR
Vav'ı atıfa, vav'ı kasem, metafor, metonimi...
LAİK Cumhuriyet'e ve Atatürk devrimlerine kar...
Derya SAZAK
Aldıkaçtı Hoca
Orhan Aldıkaçtı'yı kaybettik. 12 Eylül askeri...
Meral TAMER
Ecevit'in doğum günü 28 mayısta
Çoğunuz gibi benim de gözüm günlerdir televiz...
Yaman TÖRÜNER
Gayrimenkulde büyüme sinyali
Kur artışları bitmiş ve dövizde şimdilik yeni...
Güngör URAS
Önce döviz, sonra faiz oynadı, sıra fiyatlarda
Yurtdışına çıkınca insanın aklı Türkiye'de ka...
Serpil YILMAZ
Düşünce kalitesi eylem kalitesini belirler
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in himayeler...
M. Ali BİRAND
Bir insanın hayatına değdi mi?
Bu yazımı Türk ve Yunan politikacılara, aynı...

© 2006 Milliyet