Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mayıs 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tarih, tarihçilerin malı değilse, kimin malı?


Konuyla ilgili son yazımda Ermeni soykırımı iddiasının reddini cezalandırmayı amaçlayan tasarının Fransız parlamentosundan geçeceğini belirtmiştim. Ortaya çıkan görüntü "geçmedi" dememize el vermiyor. Özetle, Fransa'da "aklıselimin" hâkim geldiğini henüz söyleyecek durumda değiliz.
Gözlemciler de, "Oylansaydı, tasarı geçerdi" diyorlar. Meclis Başkanı Debre'nin tasarıyı oylatmamasının bunu engellediğini belirtiyorlar. Şimdi, tasarının yıl sonunda tekrar gündeme getirilmesinden söz ediliyor.

'Demokles'in kılıcı'
Ancak, mevcut durumdan Fransız Ermenilerinin de memnun olmadıkları görülüyor. Onlar tasarının genel kuruldan geçip yasal prosedür çerçevesinde sürüncemede kalmasını tercih ederlerdi. Gönüllerinde yatan "Demokles'in kılıcı" buydu.
Fransız Ermenilerinin sıkıntısını Halk Hareketi Birliği (UMP) Milletvekili Patrick Deveciyan açıklamalarıyla zaten dışavuruyor. Deveciyan, her şeyden önce, Dışişleri Bakanı Douste-Blazy'ye ateş püskürüyor.
Douste-Blazy'nin parlamentoda yaptığı konuşmasında Fransa'nın Türkiye ile olan çok büyük ekonomik ve siyasi çıkarlarına işaret ederek Ermeni tasarısının reddini istemesini "ahlaksızlık" olarak niteliyor.

Kurusıkı değil
Ancak, Fransızların şu andaki başlıca kaygıları ekonomiyle ilgili. Akıllı olanları da dış ticaret ile dış yatırımların ekonominin lokomotifi olduğunu biliyor. Yani Douste-Blazy'nin uyarılarının "kurusıkı" olmadığının farkındalar.
Deveciyan'ın "ahlak simsarlığı"na gelince, Fransa'nın Cezayir konusuna yaklaşımı ışığında, kimi Fransız milletvekillerinin gündeme getirdikleri Ermeni soykırım tasarısının fazla "ahlaki" olmadığını aslında o da bilecek akla sahip.
Zaten, "tarih" konusundaki sıkıntısını kendi sözleriyle ortaya koyuyor. Ülkenin en önemli tarihçilerinin Ermeni tasarısına karşı çıktıklarının hatırlatılması üzerine "Tarih, tarihçilerin özel malı değil" gibi anlamsız ifadeler kullanıyor.

Diplomatik araç
Bu tasarı konusunda önde gelen Fransız Ermenileriyle yapılan kimi söyleşilerde de, meselenin Ermeniler açısından bir "tarih" meselesinden çok, bir "siyasi mesele" olduğu ortaya çıkıyor.
Ermeniler, Türkiye'nin, -Douste-Blazy'nin dahi "iyi bir öneri" diye lanse ettiği- "Tarihçiler Komisyonu" teklifine de bu yüzden karşı çıkıyorlar. Konuyu "demagoji" ile boğmaya çalışıyorlar.
Türkiye bu öneriyi bu nedenle sürekli ön planda tutmalı. Ama bunu da pek yaptığı görülmüyor.
Sadece "ihtiyaca" göre bir "diplomatik araç" olarak gündeme getiriyor. Kanımca, nedeni bu kez bizdeki "demagog"lar.
Nitekim, bundan birkaç yıl önce Ankara'nın, bilinen, "Tarihi tarihçilere bırakalım" söylemine karşı çıkan önemli bir köşe yazarımız, "Ortaya ya istemediğimiz bir tarih çıkarsa" demişti.

Geçer akçe
Öyle anlaşılıyor ki, "demagoji" her iki tarafta geçer akçe olmaya devam ettikçe bu konu Türkiye'nin başını ağrıtacak.
Ermenilerin, istedikleri "siyasi sonuçları" elde etmelerinin bu aşamada imkânsız olması ise bu durumu pek değiştirmiyor. Çünkü bu konuyu kendi çıkarları için kullanmak isteyen üçüncü taraflar var.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Rektörler Çankaya'da
BEN önce Sayın Sezer'in bütün rektörleri dave...
Çetin ALTAN
Şerlok Holmes ve esrarengiz siyasal cinayetler
Kendimizi dünyaya yeterince tanıtamadığımızda...
Melih AŞIK
Hukukçu gözüyle...
Hazırlık soruşturması sürerken gazetelere çar...
Fikret BİLA
Baykal: Askeri müdahale değil, seçim istiyoruz
CHP lideri Deniz Baykal, "Türkiye'de ilk kez ...
Hasan CEMAL
Barış özlemi!
Nereye başını çevirsen, barış sözcüğü göze ça...
Yılmaz ÇETİNER
Başbakan kendisine güven isteyebilir, bakanlar istifa edebilir!
Haslet'in karikatürü dört dörtlük olmuştu... ...
Güneri CIVAOĞLU
Fırtına fotoğrafı
Üç kez üst üste "Avrupa'da yılın en iyi yatır...
Can Dündar
Ergenekon mu?
1 Mart Çarşamba akşamı yurtdışına gitmek üze...
Hurşit GÜNEŞ
Tahminler değişiyor, hedefler de değişmeli mi?
Önceki gün Devlet Bakanı Ali Babacan basın to...
Doğan HEPER
Erdoğan kimin başbakanı?
ERDOĞAN, Anayasa Mahkemesi'ne karşı.
Semih İDİZ
Tarih, tarihçilerin malı değilse, kimin malı?
Konuyla ilgili son yazımda Ermeni soykırımı i...
Faik ÖZTRAK
Enflasyona dikkat edilmeli
Mayıs ayı beklenti anketi yıl sonuna ilişkin ...
Hasan PULUR
Vav'ı atıfa, vav'ı kasem, metafor, metonimi...
LAİK Cumhuriyet'e ve Atatürk devrimlerine kar...
Derya SAZAK
Aldıkaçtı Hoca
Orhan Aldıkaçtı'yı kaybettik. 12 Eylül askeri...
Meral TAMER
Ecevit'in doğum günü 28 mayısta
Çoğunuz gibi benim de gözüm günlerdir televiz...
Yaman TÖRÜNER
Gayrimenkulde büyüme sinyali
Kur artışları bitmiş ve dövizde şimdilik yeni...
Güngör URAS
Önce döviz, sonra faiz oynadı, sıra fiyatlarda
Yurtdışına çıkınca insanın aklı Türkiye'de ka...
Serpil YILMAZ
Düşünce kalitesi eylem kalitesini belirler
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in himayeler...
M. Ali BİRAND
Bir insanın hayatına değdi mi?
Bu yazımı Türk ve Yunan politikacılara, aynı...

© 2006 Milliyet