Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ne yapıp edip yeneceksiniz

Satır Arası / Deniz Sipahi

Ankara'da Altaylı futbolcuların ve kafilenin kaldığı otelde kimse akşamki maçı konuşmuyordu aslında. Öylesine emindiler ki finali alacaklarına...
Planlar, senaryolar yapılıyordu.
"Haftaya tekrar Ankara'ya gelinir. Maliye Bakanı'yla bir toplantı yapılır, kamu borçları yeniden yapılandırılır..."
"Yeni ve güçlü bir yönetim oluşturup, gelecek yılda Karşıyaka'yla birlikte Süper Lig'de olabilecek bir sinerji yaratalım..."
Hepsi geleceğe dönük umut veren düşüncelerdi. Asıl önemlisi İzmir'i temsilen Ankara'ya gelenlerin yaşadıkları heyecandı ve yeniden oluşan güçbirliği fikriydi.
Mahmut Özgener yolda "Geçen yıl statü benim ısrarımla değişti. Değişmeseydi Altay üçüncü olarak Süper Lig'te olacaktı" diyordu.
Ama doğru olan Play Off'tu.
Çünkü takımlar son haftaya kadar mücadele ediyor ve ligde altıncı olmanın bile bir anlamı bulunuyordu.
Bugün Altay'ın aleyhine gelişen olaylar gelecek yıl takıma yarayabilirdi.
Özgener canını hiç sıkmasın, yaptığı çok mantıklı ve futbolda şaibeleri azaltan bir uygulamadır. Altay'lı futbolcular belki aşırı stresten, belki tecrübesizlikten dolayı düşündüklerini sahaya yansıtamadılar.
Sakaryaspor çok daha motive olmuş ve Teknik Direktör Nejat Biyediç'in verdiği taktiği son dakikaya kadar büyük bir disiplinle uygulayarak sonuca gitti.
Maçta kritik iki karar veren hakem Selçuk Dereli de maçın kaderini değiştirdi.
Sakarya'nın sert oyununa göz yumdu ve çıkarması gereken iki kırmızı kartı çıkarmayarak bana göre sonuçta etkili oldu.
Ama Altay'lı futbolcular oyunun başlangıcında eğer biraz daha becerikli olabilselerdi; önlerine gelen iki, üç net pozisyonu değerlendirip maçı daha ilk dakikalarda koparabilirdi. Altay Teknik Sorumlusu Ümit Birol da maçın akışına göre gerekli müdahaleleri yapamadı.
Sonuç...
Bir sezonda dört teknik direktör değiştiren bir takım için Altay'ın geldiği noktayı başarımız olarak kabul etmemek gerekir.
Top yuvarlak, maç doksan dakika... Gerçek olan budur. İşinizi ya son maça bırakmayacaksınız, bıraktığınız zaman da o maçı ne yapıp edip alacaksınız.
Ekonomide, siyasette nasıl istikrardan söz ediyorsak; bir futbol takımı için de başarının sırrı istikrardan geçer. Bir sezonda değil, dört yılda bir yönetim değiştiriyor ve kulübün yöneticilerini uzun süreli seçebiliyorsanız kalıcı başarılardan söz etmek mümkün olabilir.


Tribünlerdeki fotoğraf çok hoşuma gitti

Olan oldu. Süper Lig hayali gelecek sezona kaldı, yapacak bir şey yok. Karamsarlığa da gerek yok. Altay, Süper Lig'de olsaydı hem maddi olarak rahatlayacak, hem de İzmir'in temsili adına önemli bir misyon üstlenecekti.
Ancak kaçırılmaması gereken bir detay daha var.
Ankara'ya sadece Altaylılar gelmemişti. İzmir'in bütün kulüplerinin yöneticileri, diğer kulüplerin taraftarları da tribünlerdeki yerini almıştı. İzmir'de görev yapmış bütün bürokratlar da oradaydı. Eski valiler, emniyet müdürleri, il müdürleri...
Bugünün milletvekilleri, eski vekiller...
İzmirli olup Ankara'da görev yapanlar...
Önemli olan bu fotoğraftır. Eminim final maçını Altay değil, Karşıyaka da oynasaydı aynı görüntü yine olurdu. Bu ruhu ve motivasyonu kaybetmemek gerekir. İzmir'in spordaki geleceğini sıcağı sıcağına masaya yatırmalı ve stratejiler geliştirmeliyiz.
Altay'ın, Karşıyaka'nın, Göztepe'nin, Bucaspor'un, İzmirspor'un, Altınordu'nun başarısı hepimizin başarısı olacaktır.
Yani tüm İzmir'in...


dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Ticari araçların sürücüleri uyarılsın
Beklediğiniz son gelmeyecekse eğer...
Ne yapıp edip yeneceksiniz
Gereği düşünüldü





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2006 Milliyet