
|
|
|
 |
|
|
Gereği düşünüldü
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
Danıştay'a yapılan saldırının ardından halktan gelen tepkiler çok haklıydı. İnfial boyutlarında olmasa da yerinde ve dozunda bir karşı duruş sergilendi.
Bütün olan biteni yine muhalefetin bir bardak suda fırtına koparma gayreti olarak nitelendiren hükümet hala bazı gerçekleri göremiyor.
* * *
Türk halkı zorla giydirilmeye çalışılan bu elbiseyi giymek istemediğini söylüyor.
Hükümetlere düşen ekonomi ve dış politikada kısa, orta ve uzun vadeli hedefler koyarak halkın refah düzeyini, ülkenin dışarıdaki itibarını arttırmaktır.
Yoksa rejimi değiştirmeye çalışmak değildir.
Bu yola giren iktidarların dünyada düştüğü yalnızlıktan ve dışlanmışlıktan ders alınmalı.
Dünya demokrasiye, özgürlüklere ve refaha koşarken tersine girişimlerin şansı yok.
Azgelişmişlik kıskacındaki ülkelere bir bakın.
Aslında onları bu kadere mahkum eden en önemli etken layık olmadıkları yönetimler tarafından yönetilmektir. Ya da tepkisiz, susan, boyun eğen toplumların layık oldukları yönetimler de diyebiliriz.
* * *
Bence iktidar bir kimlik bunalımı yaşıyor. Modern görünüm ve cesur söylemler bir süre sonra tutucu tabandan tepki görünce hafif rota düzeltmeleri kaçınılmaz oluyor.
Bu gelgitler iktidarın gerçek gücünü ve kimliğini sergilemesine engel oluyor.
Meclisteki sandalye sayısının verdiği sayısal çoğunluğu iktidar siyasal güç olarak algılayıp küçük denemelerle rejimi ve kurumlarını test etmeye çalışıyor.
Bir taraftan iyi başlayan, topluma ben değiştim mesajları veren bir siyasi hareketin iktidarı diğer taraftan ise bilinçaltındaki özlemleri gereksiz zorlamalarla benimsetmeye ve kabul ettirmeye çalışan bir zihniyet.
Demokrasi ve laiklik gibi iki toplumsal denge unsuru ile oynamaya çalışmak kime ne kazandıracak?
* * *
Hükümetin başının Org. Özkök'ün mesajındaki ana fikri bile anlayamadığı ve polemik yolunu tercih ettiğine bakılırsa olan biteni sağduyulu değerlendirmek yerine bu olaydan bile siyasi güç kazanmaya çalıştığı anlaşılıyor.
Bakanlara gösterilen tepkiler aşırı mıydı?
Hayır. Bunlar kişisel değildi.
Sayın Şener'in, Sayın Pepe'nin samimi taziye duyguları içinde orada olduklarına inanıyorum.
Bunlar, hükümetin son zamanlarda halkın bunca sıkıntı içinde olduğu bir dönemde türban vb. konularda takındığı tavır ve eylemler ile ilgiliydi.
Bakan Şahin'in Danıştay baskınından sonra mecliste yaptığı konuşma neydi öyle?
Sürprizlere hazır olmalıymışız!
Olayın üzerinden çok kısa süre geçmiş. Hiçbir şey netlik kazanmamış. Bir şeyler biliyor edasıyla bekleyin sürprizlerimiz var diyor. Siz bence asıl halkın size hazırladığı sürprizi bekleyin.
* * *
Yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığı bizim siyasi literatürümüze kuvvetler ayrılığı ilkesi olarak yerleşmiştir.
Bu üç kuvvet karar ve eylemlerinde bağımsızdır ancak bir öz denetim mekanizması da bu gücün kontrolsüz kullanımını engellemektedir.
Buraya kadar her şey tamam.
Ancak, bu güçlerin kullanımında aynı zamanda sinerjik bir etkileşim de olmalıdır ve beklenir.
Çünkü bu erklerden birini kullanan için diğer taraflar hem stratejik ortak hem de erkin kaynağıdır.
Bu nedenle kuvvetler ayrılığı kadar kuvvetler birliği de önemlidir.
İktidarın bu gerçeği görmesi bundan sonrası için olumlu bir adım olacaktır.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|