Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Mayıs 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Oyuna ara verme zamanı


TÜRK ve Yunan dışişleri bakanlarının 10 Haziran'da İstanbul'da düzenlenecek "Dördüncü Türk-Yunan Medya Konferansı" vesilesiyle buluşması, yıllardan beri süregelen tehlikeli bir oyunu durdurmaları için bir fırsat yaratıyor.
Hafta içinde Ege semalarında Türkiye ve Yunanistan'a ait iki F-16'nın çarpışmasından sonra, askeri uçakların "dalaşması" meselesinin ciddi olarak ele alınıp bu tür "kazaları" önleyecek tedbirlere başvurulması artık bir zorunluk.
İki komşu ülkenin askeri uçakları, hava sahasının sınırları üzerindeki pozisyonlarını alenen sergilemek için yıllardan beri Ege'nin ihtilaflı bölgelerinde bu tür savaş oyunlarını sürdürüyorlar. Şimdiye kadar (10 yıl önceki bir "sıcak" çatışmanın dışında) herhangi bir sürtüşmenin meydana gelmemiş olması, bir şans doğrusu. Ancak son kaza, iki tarafın da her zaman bu kadar şanslı olamayacağını gösterdi.

Güven havası işe yarıyor
Bu kez krizin çıkmamasını, Ankara ile Atina arasında bir süredir devam etmekte olan yakınlaşma havasına borçluyuz. Nitekim olayın duyulması üzerine Türk ve Yunan dışişleri bakanları ve Genelkurmay başkanları hemen telefona sarılıp tansiyonu düşürmeye çalıştılar ve bunda başarılı da oldular. Daha da ilginci, iki tarafta da, medya dahil, kimse provokasyona (Kardak olayında olduğu gibi) girişmedi, hükümet yetkilileri kadar gazeteler de sorumluluk ve sağduyu gösterdi.
Demek ki, son zamanlarda "güven artırıcı önlemler" bağlamında gerek yetkililer, gerekse sivil toplum tarafından atılan adımlar, oldukça yararlı ve etkili oldu. (İstanbul'da düzenlenecek Türk-Yunan gazetecileri konferansının amacı da bu doğrultudadır)...
Yakınlaşma ve güven ortamının ihtilaflı durumdaki ülkelerin daha ciddi sürtüşmelere ve gerginliklere sürüklenmesini önlediği bir gerçek. Ancak bu ortamın her zaman "krize dayanıklı" olmadığını da unutmamak lazım. Türk-Yunan ilişkilerinde, Ege ile ilgili sorunlar böyle bir tehlike potansiyeline sahiptir...

Emir yukarıdan gelmeli
O halde ne yapmalı?
Kuşkusuz en iyisi, bu tür olaylara yol açan sorunu çözmektir. Askeri uçakların "dalaşması" ile ilgili sorun, Ege'deki hava sahası anlaşmazlığıyla ilgilidir. Türkiye'ye göre hava sahası, aynen karasuları gibi, 6 mildir. Yunanistan'a göre ise hava sahası 10 mildir. Dolayısıyla Türk F-16'lar tatbikat veya güç gösterisi için Yunanlıların kendi egemenlikleri içinde saydıkları alana girdiklerinde, karşı tarafın uçaklarının taciziyle karşılaşıyorlar.
Hava sahasının sınırları (aynen karasuları ve kıta sahanlığı sorunları gibi) bir türlü halledilemeyen meselelerden biri olarak duruyor. Bir süredir Türk ve Yunan diplomatları ve uzmanları tarafından yapılan "istikşafi" görüşmelerde şu ana kadar bir ilerleme olmadı. Diyaloğun devam etmesi güzel, ama hükümetler (ve askeri yetkililer) uzlaşma konusunda bir tavır ve irade ortaya koymadıkça "teknik düzeydeki" bu toplantılardan bir şey çıkmaz.
Geriye gene "güven artırıcı önlemler" kalıyor. Türk ve Yunan dışişleri bakanlarının buluştukları zaman bir "kırmızı hat" sistemini devreye sokmaları bekleniyor. Bu sayede ani olaylarda krizlerin önlenmesine çalışılacak.
Ama açıkçası bu tür olayların önüne geçmenin en etkin yolu bu tür uçuşlar üzerinde bir "moratoryum" ilan etmektir. Yani bu oyuna en azından belirlenecek bir dönem içinde ara vermekte yarar vardır. Bu arada iki taraf da, görüşlerini koruyabilir ve böyle bir ortam çözüm arayışına hız verebilir.

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
AKP, CHP, merkez sağ
CHP lideri Deniz Baykal, Cumhuriyet'in niteli...
Çetin ALTAN
Dumanlar, dumanlar...
Önceki gün saat 15.30'da TV ekranlarını kapla...
Melih AŞIK
İnek Bayramı
Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin gelenek...
Fikret BİLA
GATA'dan notlar
Bülent Ecevit'in sağlık durumunda değişiklik ...
Hasan CEMAL
Türkiye ilgisi!
Konu futboldu. Havalimanından bindiğim taksin...
Güneri CIVAOĞLU
İyi haber
Son iki hafta içinde en ve belki tek iyi habe...
Abbas GÜÇLÜ
Cumhurbaşkanı ayrımcılık mı yapıyor? (2)
Vakıf üniversiteleri Cumhurbaşkanı Sezer'in k...
Hurşit GÜNEŞ
Döviz kuruna müdahale edilmeli mi?
Dövizin iki haftada nereden nereye geldiği be...
Sami KOHEN
Oyuna ara verme zamanı
TÜRK ve Yunan dışişleri bakanlarının 10 Hazir...
Metin MÜNİR
Bana erken seçim vermeyin, istikrar verin
Türkiye'nin alnından girip ensesinden çıkacak...
Faik ÖZTRAK
İşgücü piyasasında yaşanan sert dalga
Şubat ayı işgücü piyasası rakamları bu yıl is...
Hasan PULUR
'Ekonomi tıkırında...'
EĞER Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin "ta...
Derya SAZAK
Poster ülkeler
Dalgalı kurda rüzgârın ters dönmesiyle Türkiy...
Meral TAMER
Anadolulu iş kadınlarıyla sürpriz akşam sohbeti
Akbank Murahhas Azası Suzan Sabancı Dinçer'in...
Ece TEMELKURAN
İnsanlığın Susurluk'u
Önceki gün Osmaniye-Gaziantep otoyolunda bir ...
Güngör URAS
Wolfowitz: Yolunuz Atatürk'ün yolu
Türk bilim, siyaset ve iş dünyasının, farklı ...
M. Ali BİRAND
Erken seçim spekülasyonu bitti
Başbakan'ın Çarşamba günkü grup konuşması bü...

© 2006 Milliyet