|
Poster ülkeler
Dalgalı kurda rüzgârın ters dönmesiyle Türkiye'den üç haftada çıkan sıcak para toplamı 9 milyar doları buldu. Türk lirası yüzde 20 değer yitirdi.
İktisatçılar, 2001 krizine benzer bir tablo yaşanmayacağını öne sürseler de, piyasalardaki dalgalanmanın vatandaşa maliyetinin "enflasyon artışı" şeklinde gerçekleşeceği net olarak gözüküyor.
Beş yıldır uygulanan IMF politikaları sonucu başladığımız yere döndük. IMF karşıtı iktisatçılar ekonomide göreli iyileşmeler yaşayan Türkiye benzeri piyasalara "poster ülkeler" diyorlar. Büyümesini doğrudan yabancı sermaye yatırımları yerine "sıcak para"ya dayandıran, yapısal olmaktan çok, "faiz-kur" avantajlarıyla kalkındığını sanan ve dünya piyasaları krize girdiğinde çöküşe geçen ekonomiler.
1990'ların başındaki Asya Krizi'nden bu yana aynı filmi defalarca seyrettik.
Rusya, Brezilya, Arjantin.
2001'de Türkiye.
Son beş yılda "güçlü ekonomi"ye geçtiğimizi düşünürken, dış piyasalardan gelen kriz dalgasına 30 milyar doları aşan cari açıkla yakalandık. AKP hükümeti, 2006'ya girilen günlerde Türkiye'deki sıcak paranın kaçması halinde bunalıma girileceğini anlatmaya çalışanların uyarılarını ciddiye almıyordu.
YTL'nin gerçek anlamda "güçlü" bir para birimi olduğu, sıcak para girişi sürdükçe döviz kurunun sorun yaratmayacağı savunuluyordu.
Üç haftada yüzde 20'yi bulan "devalüasyon" ile bu varsayımların ne denli çürük olduğu görüldü. Merkez Bankası bilançoları üzerinden ahkâm kesenlerin, Türkiye'de bir daha ekonomik kriz yaşanmayacağını öne sürenlerin iyimserliği de boşa çıktı.
Lale Devri son buldu.
Borsadaki şirketler değer kaybetmeye, döviz yükselmeye devam ettikçe Türkiye'nin 4-5 bin dolarlarda sürünen kişi başına ulusal geliri daha da düşecek, AB'ye tam üyelik hedefinin gerektirdiği 9-10 bin dolarlar hayal olacak.
Yüzde 12'ye dayanan işsizlik oranı da, enflasyon hedefinden sapma kadar tehlikelidir. Ne yazık ki Türkiye, ekonomisinin kronik sorunu olan işsizlik sorununu çözemeyen bir programla baş başa kalmıştır. IMF reçetelerinin ise ülkenin borç yükünü artırmaktan başka işe yaramadığı ortada. İç ve dış borç toplamı 350 milyar doları buldu.
AKP hükümeti bu krizi yönetebilir mi?
Zor.
Merkez Bankası Başkanı atarken bile "türban" faktörünü öne çıkaran, Çankaya stratejisini ülke yönetiminin önüne geçiren, toplumu "İslamcı-laik" çatışmasına iten bir iktidarla sorunlar çözülür mü?
Bu koşullarda Türkiye erken seçime gider.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|