

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
İnternet çağında etik kurallar
Yazılı ve görsel medyadan sonra 'on line gazetecilik' de ölçütlerini oluşturmaya, kurallarını yerleştirmeye başladı
DERYA SAZAK
Ombudsmanlar Birliği'nin 2006 Sao Paulo Konferansında 'internet çağında etik kurallar' tartışıldı.
ABD'de Washington-Lee Üniversitesi Profesörü Ed Wasserman'ın sunduğu bildiri yeni medyanın yol haritası niteliğindeydi:
Geniş kitlelere ulaşıyor
1- Yazılı basının haberleri check etmelerine (doğrulatmaya) zaman tanıyan bir deadline'ları vardı. İnternet'in deadline'ı yok. Daha doğrusu internetin "deadline"ı dakikalar. İnternet gazetecisi bir basın toplantısını bitirdikten 15 dakika sonra vermekle yükümlü iken, gazeteye vereceği haber için daha fazla vakti var. Bu durumda okurlar hangisine güvenecek?
2- İnternet çok geniş kitlelere ulaşıyor: İnternette dolaşan Hz Muhammed karikatürleri örneğindeki gibi, bilinmeyen bir kitleye hitap sorumluluk duygusunu nasıl etkiler? Bu durum tartışmalı görüşleri ifade etmeyi sınırlar mı? Bir diğer sorun, alkollüyken tutuklanan bir kişiyle ilgili haber milyonlarca kişiye ulaşabilir. Bu durum da o kişiye orantısız zarar verebilir. İnternet kamu ile özel bilgi arasındaki farkı ortadan kaldırıyor.
3- Bu durum bizi üçüncü konuya getiriyor: İnternetin yok olmazlığı (zamanın sürekliliği, haberin çürümezliği...) İnternette haberler kalıcı oluyor. 3 ay önce yayımlanan bir haberde hata varsa, yeni bir gelişme söz konusu olmasa da geriye dönüp o hatayı düzeltme yükümlülüğü doğuyor mu? Günlük haber ürettiğinizi sanarken, ortaya kalıcı bir arşiv çıkıyor.
Tutuklanan birinin daha sonra serbest bırakıldığı bilgisini vermemek geçmişte tolere edilebilirdi. İnternette hiçbir şey unutulmuyor.
Haber çalma veya ihmal
4- Haber yapanların çok sayıda bilgiye erişimi, 'haber çalmayı ya da intihal' riskini artırdı. Ancak bu da abartılıyor. Sonuçta gazeteci zaten bilgi üretmez, bilgiyi araştırır, bilgileri bulup aktarır. Asıl çalıntı, büyük medya kuruluşlarının daha önce yayımlanmış bir bilgiyi ilk kez yayımlanıyormuş gibi sunmaları.
5- Blog ve e-mail gazetecileri editörlerini baypas edip bilgiyi aktarabiliyor. Monica Lewinsky skandalı böyle patlak verdi. Haber Newsweek'ten sızdırıldı. Matt Drudge yayımlayınca Newsweek haberi yayına verdi. Habercilerin, yönetimlerin vermek istemediği haberler için 'arka kapıları' kullanmama sorumluluğu olmalı mı?
6- İnternette roller tam yerine oturmadı, hem gazeteye hem de internete yazma yükümlülüğü çalışma ortamını gazetecilerin aleyhine çeviriyor.
7- Haberlerin yanına reklam almak doğru mu? Okurların ilgi alanlarına göre reklam veriliyor, dolayısıyla yayına verilecek haber de reklam verilebilecek alanla sınırlı kalıyor.
8- Okurlardan gelen e-mailler haberci ile kamuoyu arasında benzeri görülmemiş bir iletişim başlattı.
Binlerce e-mailin altından gazete çıkabilir mi? Bunları yanıtlamakla yükümlü mü? (Yazarın görüşü evet.)
Bu e-mailler sayesinde gazeteciler dinlemeyi öğreniyor, kamunun yararına olabilecek haber üretimine geçiyorlar.
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
|
|

|
|