Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyet'ten okurlarına
'Toplum sözleşmesi'ndeki sessiz çoğunluk

Doğan Akın

19 Mayıs, Atatürk'ün doğum günü olarak kabul edilir. 1919 yılının 19 Mayıs'ı da, Türkiye Cumhuriyeti'nin kütüğüne düşülmüş ilk tarih sayılır.
Binlerce insanın 19 Mayıs Cuma günü Anıtkabir'e akın etmesini, sadece Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın sevincine bağlayabilir miyiz?
Ne yazık ki hayır!
Türkiye Cumhuriyeti, kendisine can veren iki doğumun yıldönümünde sessiz çoğunluğu ayağa kaldıran bir ölümle çalkalanıyor.
Kamuda türbanı yasaklayan tarihsel kararlara Anayasa Mahkemesi ile birlikte imza koyan Danıştay'ın 2. Dairesi'ni silahıyla basarak üyelerden Mustafa Yücel Özbilgin'i katleden, diğerlerini yaralayan "avukat" ve arkasındakilere ilişkin soruşturma sürüyor.
Ancak bu vahim saldırının ardından ortaya çıkan tepkinin şimdiden önümüze koyduğu hüküm açık seçik ortadadır. "Laik" Cumhuriyet, "demokratik" niteliği kullanılarak başka bir rejime evrilemez. Bir "toplum sözleşmesi" olan Anayasa karşısında Cumhuriyet'in temel niteliklerini hedef alan bütün görüşler azınlıktadır!

"Hükümete düşen görev"
Danıştay'a çarşamba günü yapılan saldırıya ilişkin ilginç bulgulara daha ilk gün "Katilin üzerindekiler kafaları karıştırdı" başlıklı haber-analiziyle mim koyan Milliyet, aynı gün sağduyu ve itidal çağrısı yaptı. "Hükümete düşen görev" başlığıyla yayımlanan başyazıdaki şu satırların altını bir daha çizmekte yarar görüyoruz:
"... Son saldırı, yüksek yargı karşısında kullandığı üslupta daha dikkatli olması ve çatışmadan uzak bir çizgiye yönelmesi gerektiği konusunda hükümet açısından göz açıcı bir işlev görmüş olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, çatışmacı üsluplar sıkça algılama sorunları da yaratıyor.
Hükümetlerin Anayasa'da yazılı olmayan çok hassas bir görevi vardır. Yürütme, ülkeye hâkim olan psikolojik iklimin denetiminden de sorumludur.
Bu iklimin bir an önce sakinleştirilmesi, bugün itibarıyla Türkiye'nin en ivedi ihtiyacıdır, sağduyu ve istikrarın gereğidir.
Yakın tarihimizde yaşadığımız sayısız olay bize yeteri kadar yol gösterici olmalıdır."

Bardakoğlu'nun uyarısı
AKP'li isimlerin yönetimindeki bazı belediyelerin yayımladığı dini kitap ve broşürlere ilişkin tartışmalar sürüyor. Kadına karşı ayrımcılıktan diğer dinleri aşağılamaya kadar pek çok sorunlu ifade taşıyan bu yayınlar konusunda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun yaptığı uyarılar "Bize sormadan kitap basmayın" başlığıyla pazartesi günü manşetimizdeydi. Bardakoğlu, Önder Yılmaz'a yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin bu yayınları hak etmediğini, Diyanet'in devrede olması halinde dini yayınlara politik düşüncelerin karışmasına olanak verilmeyeceğini, belediyelerin kontrolsüz yayınlarının sürekli sıkıntı yarattığını" vurguladı.
AKP'li belediyelerde tartışma yaratan uygulamalar, dini yayınlarla sınırlı değil. Geçtiğimiz haftalarda Çorum ve Karaman'dan belgeler eşliğinde yolsuzluk-usulsüzlük haberleri veren muhabirimiz Tolga Şardan'ın ortaya çıkardığı son dosya Bingöl'den geliyordu. Sahte bir "iş bitirme belgesi"yle kentte hiç yapılmamış bir işi yapılmış gibi gösteren belgenin altında Bingöl'ün AKP'li Belediye Başkan Vekili Mehmet Afacan'ın da imzası vardı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin saptadığı, savcılığın soruşturma başlattığı sahte belge ile Malatya'da bir kamu ihalesi kazanılmıştı.

Uzak komşu Ermenistan
Ligin, şampiyonu son saniyede belli eden heyecanı Cem Şengül yönetimindeki Spor Servisi'ne uykusuz geceler yaşattı. Şampiyon olan Galatasaray'ın Başkanı Özhan Canaydın ile Teknik Direktör Eric Gerets'in peş peşe yayımlanan söyleşilerini Halil Özer'in iddialı kaleminden okudunuz.
Yazarımız Ece Temelkuran'ın "En Uzak Komşu Ermenistan" başlığıyla yayımlanan dizi yazısı büyük ilgi gördü. Temelkuran'ın çarpıcı üslubuyla aktardıkları, iki ülke arasında hiç olmazsa bir "gönül kapısı"nın aralanabileceğinin belirtilerini taşıyor.

"Bir başıma dertliyken..."
18 Mayıs akşamı gelen bir haber üzerine gece yarısı baskısında birinci sayfamız değişti. Danıştay'daki saldırıda yaşamını yitiren Özbilgin'in cenazesine katılan eski Başbakan ve DSP'nin Onursal Genel Başkanı Bülent Ecevit beyin kanaması geçirerek hastaneye kaldırılmıştı.
Ankara Temsilcimiz Fikret Bila, Ecevit'in sağlık durumuna ilişkin Türkiye'nin merak ettiği ayrıntıları, eşi Rahşan Ecevit'in ağzından duyurdu.
Karşıtlarının da saygıyla teslim ettiği husus, Ecevit'in siyasete kazandırdığı "düzey"dir.
Türkiye, şiirleri dünya dillerine çevrilen Ecevit'in dizelerinden aldığı umutla onun için dua ediyor:
"Odla yanıp külümden/anka gibi doğmuşum/suya dalıp damlayken/engin deniz olmuşum/bir başıma dertliyken/halkta derman bulmuşum."

dakin@milliyet.com.tr




YAŞAM
'Silahı 1600 liraya pazardan aldım'
Top oynarken facia
Tavuk yumurtadan çıktı
'Toplum sözleşmesi'ndeki sessiz çoğunluk
Kumara değil, misafirliğe gitmişler!
Michelin'in patronu deniz kazasında öldü






© 2006 Milliyet