Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ABD, AB Arap dünyası üçgeninde Türkiye!

KAHİRE

İki hafta geride kaldı, yollardayım.
Önce Washington'du.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Pentagon, Milli Güvenlik Konseyi ve Kongre'de Türkiye nabzı nasıl atıyor, bu sorunun karşılığını araştırmaya çalıştım.
Sonra Brüksel'di.
Washington'dan sonra Avrupa'nın başkentinde Türkiye'ye ilişkin duygu ve düşünceleri şöyle bir öğrenmeye çalıştım. Bunun için AB Konseyi ile Komisyonu'nda görüşmeler yaptım. Düşünce kuruluşlarıyla, yabancı meslektaşlarımla temas ettim.
Son durak Ortadoğu idi.
Dünya Ekonomik Forumu'nun -Başbakan Erdoğan'ın da bir günlüğüne katıldığı- Şarm El Şeyh toplantısında da Ortadoğu'da Türkiye ilgisi nedir sorusuyla ilgilendim.
Kısacası:
İki haftada, Amerika-Avrupa-Arap dünyası üçgeninde ülkemizin yerini ve Türkiye'yi düşündüm.
Genel değerlendirmeye gelince:
Olumlu, evet öyle.
Bu üçgende Türkiye iyi bir yere sahip. Dünyadaki ve bizim bölgemizdeki gelişmelerden dolayı bugün Türkiye bu merkezlerde daha önemsenen bir ülke haline gelmiş durumda.
Niye mi?
İşte bazı nedenler:
(1) 11 Eylül dünyasında Başkan Bush yönetiminin öncelikleri ve dünyaya bakışı... (2) Irak ve Irak'taki savaş... (3) İran ve nükleer silahlar... (4) Rusya, enerji... (5) Ve bu bağlamda öne çıkan Karadeniz...
Bu beş neden, Türkiye'yi hem Amerika ile Avrupa'nın hem de Arap dünyasının gündeminde üst sıralara çıkarmış, 'borsa değeri'ni artırmış durumda.
Bu gerçek görülebiliyor.
Ancak bu bağlamda, bir başka gerçeği de teslim etmek lazım. Türkiye'nin borsa değerindeki bu yükseliş eğrisi kendiliğinden çizilmedi. Bu grafiği yalnız dış konjonktür çizmedi. İç faktörler de rol oynadı bu gelişmede.
Türkiye, son üç dört yılda tek parti hükümetiyle kendi evinin içini derleyip toparladı. Ekonomisinde ve siyasal yapısında reformlar yaptı. AB ile geçen 3 Ekim'de resmen müzakere sürecine girdi. Ve Arap dünyasına yönelik akıllı dış politika açılımlarını gerçekleştirdi.
İçeride yapılan bütün bu olumlu hamleler, dışarıda da, demin belirttiğim gibi Türkiye'nin Amerika-Avrupa-Arap dünyası üçgenindeki borsa değerini yükseltti.
Genel olarak durum böyle.
Evet, Washington'da AKP ve hükümetine dönük soru işaretleri, gizli gündem tedirginlikleri var. Ama bu durum, Türkiye'yi gündemin alt sıralarına itmiyor. Önümüzdeki seçimlerin galibi olarak görülen AKP'nin üstüne çarpı konulması gibi bir ihtimal de yok.
Bugün için öyle.
Kısacası:
Türkiye'nin istikrarlı ve AB yolunda bir ülke olması, -şimdilik kaydıyla- Amerika'nın çıkarlarına da uygun...
Ama yarın, diyelim, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad Ankara'ya davet edilir, Başbakan Erdoğan'la kol kola fotoğrafları Washington'a düşürse... Ya da Hamas lideri Halid Meşal yine bir gece ansızın Şam'dan Ankara'ya gelir, bu kez Başbakan Erdoğan tarafından da kabul edilirse... Amerika'yla her şey bir anda değişebilir.
Evet, Washington gibi Brüksel'de de Türkiye'ye dönük vozurdamalar kulağa çalınıyor. Hükümetin reform yorgunluğu eleştiriliyor. Gizli gündem soruları gündemde. AB'nin kendi durumunun da iyi olmadığı, bu nedenle de 'Türkiye yolculuğu'nun uzun yıllar alabileceği belirtiliyor.
Ama şurası kesin:
Türkiye'yle kriz istenmiyor; günün birinde üye olamasa da, siyasal ve stratejik nedenlerle Türkiye'nin AB rayında kalması tercih ediliyor.
Arap dünyasına gelince...
Bir yandan Türkiye'nin ekonomik ve siyasal reformlarla AB rayına oturmuş olması... Öte yandan AKP hükümetinin 1 Mart tezkeresi dahil Amerika'nın ille de dümen suyunda gitmeyeceğinin anlaşılması... İsrail'e yönelik eleştirel çıkışlar... Farklı bir Hamas, Suriye ve İran yaklaşımı...
İşte bütün bunlar da Arap dünyasında Türkiye'nin imajını farklı ve olumlu bir yere koymuş, Ortadoğu'da eskiye göre daha fazla önemsenen bir ülke haline getirmiş...
Tekrarlamak gerekirse:
Amerika-Avrupa-Arap dünyası üçgeninde Türkiye'nin yeri iyi.
Bu arada, örneğin ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın bir yılda iki kez Ankara'ya gelişi... İngiliz, Fransız, Alman ve İran dışişleri bakanlarının bu yılki ziyaretleri... Alman Dışişleri Bakanı'nın bir kez daha gelecek olması... İsrail ve Rus dışişleri bakanlarının da Ankara'yı ziyaret edecek olmaları... Bütün bunlar da 'Türkiye ilgisi'nin iyi bir yerlerde olduğunu göstermiyor mu?..
Ve son soru:
Tablo nasıl terse döner?
AKP hükümeti, ekonomide disiplini boşlarsa... AB'de 'reform yorgunluğu'nu üzerinden atamaz ve usul usul raydan çıkmaya başlarsa... AKP, geçmişin bazı takıntılarından kendini kurtaramazsa... Yine AKP, muhafazakâr demokratlığa yan çizip muhafazakâr milliyetçiliği kendine bayrak edinirse... Ve irtica paranoyaları eşliğinde, 'derin komplolar'ın tuzağına hep birlikte düşersek...
Türkiye'ye yazık olur!
Kahire'de Nil kıyısında, Nil'de dolaşırken aldığım notlardan çıkardığım son yazı da yarın.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
CHP yanlısı tanıklarla 27 Mayıs
MERHUM Metin Toker, ihtilal hazırlığının 1957...
Çetin ALTAN
Kaktüs çiçekleri
Önden yandan dikenli kollar çıkaranları; dike...
Melih AŞIK
Bir çete aranıyor!
Başbakan, geçen çarşamba günü parti grubundan...
Fikret BİLA
İrtemçelik: Uygulama güvenlik amaçlı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Berlin'de Tü...
Hasan CEMAL
ABD, AB Arap dünyası üçgeninde Türkiye!
İki hafta geride kaldı, yollardayım.
Can Dündar
Bazı adamlar bazı finalleri hazırlar
Ecevit'in o gün Mustafa Yücel Özbilgin'in ce...
Abbas GÜÇLÜ
'ÖSS'de sorular zor olacak'
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, dün ko...
Semih İDİZ
İrtemçelik'e yapılan devlete hakarettir
Başbakan Erdoğan'ın, konunun özünü bilmeden, ...
Sami KOHEN
Artık hayal değil...
Bir aksama olmazsa, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ...
Metin MÜNİR
Her millet layık olduğu palavrayı dinler
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Türkiye...
Hasan PULUR
Son 100 yılın en güncel şiiri...
GÜNCELLİĞİNİ hiç kaybetmeyen şiir var mıdır? ...
Derya SAZAK
Ortanın sağı
CHP, 1970'li yıllarda "ortanın solu" politika...
Meral TAMER
Aile planlamasına Caroline Koç damgası
Caroline Koç'la ilk kez 1992 Temmuz'unda, Çır...
Tamer HEPER
Böyle meczupluk dostlar başına!
Geçen haftaki yazımda Danıştay'a yapılan sald...
Yaman TÖRÜNER
Bankaların geleceği
Dünya genelinde baktığımızda, bankacılık sekt...
Güngör URAS
ABD'li 'Think Tank'ların gündeminde 'Türkiye' var
Think Tank, İngilizce bir deyim. Biz bu deyim...
M. Ali BİRAND
AB hatırlatmasa dahi, biz biliyoruz
Şimdi bir çoğumuz kızacak.

© 2006 Milliyet