Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Mayıs 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bankaların geleceği


Dünya genelinde baktığımızda, bankacılık sektörü şu köklü değişimleri yaşıyor:
a) Banka birleşmeleri bütün dünyada artıyor.
b) Gelişmekte olan ülkelerin bankaları çokuluslu diyebileceğimiz büyük bankaların eline geçiyor.
c) Bankalar dev adımlarla büyüyor.
d) Bankaların piyasa değerleri artıyor.
Rusya'da bankacılık sektörü her yıl % 30-40 arasında büyümeye başladı. Japonya'da 3 banka, eski 11 bankayı yuttu. Doğu Avrupa'daki bankaların % 80'i yabancıların eline geçti. Amerika'da 3 büyük banka toplam banka varlıklarının % 49'unu kontrol etmeye başladı. 10 yıl önce bu oran % 29 idi. Daha 2000 yılında, Chase Manhattan Bank, JP Morgan'ı 29.5 milyar dolara, Sumitomo Bank da Sakura Bank'ı 25.8 milyar dolara almıştı. Bu yıl, örneğin Akbank'ın değeri 18 milyar dolara yaklaştı.
Varlıklar esas alınırsa, dünyanın en büyük bankası 1.533 milyar dolar varlığıyla UBS. Onu, 1.484 milyar dolar varlıkla Citigroup ve 1.296 milyar dolar varlıkla Miziho Financial Group izliyor. 10 yıl önce, dünyanın en büyük bankası sayılan Deutsche Bank'ın 503 milyar dolar varlığı vardı. 20 yıl önce ise, en büyük banka Citicorp idi ve varlıkları sadece 167 milyar dolardı. Öte yandan, Çin'in önümüzdeki 5 yıl içinde dünya finans hizmetleri toplamının % 25'ini kullanacağı yolunda tahminler var.
Gelecek yıl, Avrupa Birliği bankaları "Basel 2" olarak adlandırılan kuralları uygulamaya başlayacaklar. "Basel 2" prensipleri, risk yönetimini ciddi biçimde değiştiriyor ve bir bakıma banka birleşmelerini özendiriyor.
"Büyük banka olmak " krizlere daha dayanıklı olmak anlamına gelmiyor. Hatta, yapılan incelemeler bankaların büyüdükçe krizler karşısında daha dayanıksız olduğunu ortaya çıkardı. Buna rağmen, bankalar birleşiyor ve büyüyor. Bu gelişimin arkasında 4 önemli oluşum yatıyor:
a) Sermaye piyasalarının çok büyümeye başlaması,
b) Bilgi iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle, sınırların neredeyse ortadan kalkması,
c) Serbest piyasa anlayışının gittikçe yerleşmesi ve ülke sistemlerinin giderek birbirine benzemesi,
d) Banka birleşmelerini zorlaştıran düzenlemelerin ortadan kaldırılması.
Bütün bu gelişmeler karşısında, özellikle gelişmiş ülkeler, bankaların daha da büyümesini ve bankacılık sisteminin önemli bölümünün yabancıların eline geçmesini engelleyici tedbirler alıyorlar. Örneğin, Amerikan Merkez Bankası Federal Reserve, Citigroup'dan yeni birleşmeleri düşünmemesini istedi. Amerikan bankacılığında, hiçbir bankanın toplam mevduatın % 10'undan fazlasını toplamasına izin verilmemesi prensibi var. Hele, bu oranın birleşmelerle aşılması hiç istenmiyor. Yine, hiçbir bankanın sermayesinin, ülke gayri safi milli hasılasının % 1'ini aşmaması lazım.
Bizde ise, bu konularda henüz belirli prensipler oluşmamış vaziyette.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
CHP yanlısı tanıklarla 27 Mayıs
MERHUM Metin Toker, ihtilal hazırlığının 1957...
Çetin ALTAN
Kaktüs çiçekleri
Önden yandan dikenli kollar çıkaranları; dike...
Melih AŞIK
Bir çete aranıyor!
Başbakan, geçen çarşamba günü parti grubundan...
Fikret BİLA
İrtemçelik: Uygulama güvenlik amaçlı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Berlin'de Tü...
Hasan CEMAL
ABD, AB Arap dünyası üçgeninde Türkiye!
İki hafta geride kaldı, yollardayım.
Can Dündar
Bazı adamlar bazı finalleri hazırlar
Ecevit'in o gün Mustafa Yücel Özbilgin'in ce...
Abbas GÜÇLÜ
'ÖSS'de sorular zor olacak'
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, dün ko...
Semih İDİZ
İrtemçelik'e yapılan devlete hakarettir
Başbakan Erdoğan'ın, konunun özünü bilmeden, ...
Sami KOHEN
Artık hayal değil...
Bir aksama olmazsa, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ...
Metin MÜNİR
Her millet layık olduğu palavrayı dinler
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Türkiye...
Hasan PULUR
Son 100 yılın en güncel şiiri...
GÜNCELLİĞİNİ hiç kaybetmeyen şiir var mıdır? ...
Derya SAZAK
Ortanın sağı
CHP, 1970'li yıllarda "ortanın solu" politika...
Meral TAMER
Aile planlamasına Caroline Koç damgası
Caroline Koç'la ilk kez 1992 Temmuz'unda, Çır...
Tamer HEPER
Böyle meczupluk dostlar başına!
Geçen haftaki yazımda Danıştay'a yapılan sald...
Yaman TÖRÜNER
Bankaların geleceği
Dünya genelinde baktığımızda, bankacılık sekt...
Güngör URAS
ABD'li 'Think Tank'ların gündeminde 'Türkiye' var
Think Tank, İngilizce bir deyim. Biz bu deyim...
M. Ali BİRAND
AB hatırlatmasa dahi, biz biliyoruz
Şimdi bir çoğumuz kızacak.

© 2006 Milliyet