|
 |
|
|
Aferin onlara
Estonya, Dünya ve Avrupa futbolunda henüz esamesi okunmayan bir ekip... Milli takımın, hazırlık turnesinde en kolay maçını Estonyalılar'a karşı oynadığını söyleyebiliriz. Sonuç yine beraberlik. Anlaşılan o ki, hazırlık maçlarında çok sayıda oyuncu değişikliği, konsantrasyon bozukluğu ve geleneksel savunma zaaflarımız yine skora yansıyor. Biz skor üretmek, yaratıcı oyun adına hücum futbolunu öneriyor ve destekliyoruz. Ne var ki, hayatın temeli olan savunmayı hem zihnimizde hem de sahada ihmal ediyoruz. Dün ilk kez bir araya gelen Gökhan Zan - Can Arat ikilisinin oldukça başarılı bir tablo sergilemesine rağmen son dakikalarda yediğimiz gol bu gerçeği değiştirmedi.
Milli takımda sık sık oyuncu değişikliğinin yol açtığı "turnike futbolu", bizim oyunu izlerken zorlandığımız gibi oynayanlar için de sorun yaratıyor. Savunma, orta alan, ileri uç, hücum - savunma disiplinleri sürekli değişen oyuncularla aksaklığa neden oluyor. Ama bütün bunlara hoşgörü ile bakmalıyız. Terim'in takımı iyi yolda. Bilinen, ezberimizdeki ustalarla birlikte çok iyi günler vaad ediyorlar. Sonuçlar o kadar önemli değil, ama Murat'ı, Can Arat'ı, Gökhan Ünal'ı, Halil - Hamit ikizlerimizi, Hasan Kabze'yi, Mehmet Topuz'u ve Fahri Tatan'ı izlerken umutlarımız arttı. Bir de Nuri Şahin... Takımın en genç oyuncusu uzun yıllar üstleneceği liderlik postunu şimdiden üstlendi. İşin güzel yanı lider oyuncuya takım arkadaşları da güveniyor. Bu güven duygusu çok çok önemli.
Tabela yanıltmasın
Skor tabelaları bizi yanıltmasın bu takımda hayat var, umut var. Tatil sabırsızlığı göstermeden istek ve sadakatla oynayan oyuncularımızı alkışlıyoruz. Eylül ayını heyecan ve umutla bekliyoruz.
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|