Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Mayıs 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ATV | CINE-5 | CNBC-E | CNN-TÜRK | KANAL 7 | KANAL D | LİG TV | NTV | STV
SHOW | STAR | TGRT | TRT 1 | TRT 2 | TRT 3 | TV 8 | HABERTURK
DIGITURK COMEDYMAX | DREAM TV | DISCOVERY CHANNEL
Pazartesi yazıları


Efendim gençlerin pek sevdiği birine şöyle pazar günü sağa sola bakarken ekranda rastladım.
Ben pek dizisini izlemedim ama çok izleniyormuş. Nereden mi biliyorum? Bizim torun söyledi. Adını ağzından düşürmüyor. Ben gençlerin neyi beğenip beğenmediğini torunlardan takip ediyorum. Keremcem, evladımın adı. Dikkat ettim takım elbise ile çıkıyor. Genelde gençlerin sevdiği şarkıcılar böyle deli dolu elbiselerle çıkar sahneye. Baktım eh işte 20'li yaşlarda bir genç, pek güzel de çocuk, neden takım elbise ile dolaştığını merak ettim? Bizim zamanımızda böyle özel şarkıcılar takım elbise ile çıkardı sahneye. Elvis Presley gibi giyinen de vardı ama mesela Frank Sinatra, hep onu takım elbisesi ile hatırlarım... Demek ki Keremcem evladım da bu tarzı benimsemiş. Yani ciddi şarkıcı olmayı istiyor. Takım elbise bizim için önemlidir. Şimdi inanıyorum ki bütün anneler çocuklarının Keremcem'i beğenmesinden büyük mutluluk duyuyorlardır. Çünkü onların hayalindeki damat tam da Keremcem.
* * *
Dikkatimi çekti dizilerde bazı moda olan unsurlar var. Panik atak hastalığını iki dizide birden duydum. Biz böyle hastalıkları bilmeyiz. Efendim sordum, dediler ki bu hastalık sanatçı hastalığı imiş. Böyle kendini kapana kısılmış gibi hissediyormuşsunuz. Sonra bir psikiyatra gidip ilaç alıyormuşsunuz. Vallahi bizim hiç böyle bir yerlere kısılmış gibi filan hissetme lüksümüz olmadı hayatta. Nerede böyle lüks? O çocuğu büyütene, tam adam olmasa da işte olabildiğince üstümüze düşen görevleri yerine getirmek uğraşırken, iki yakamız bir araya zor gelirken, böyle ayrıntılar hiç mevcut olamazdı hayatımızda.
* * *
"Hırsız Polis"te genç kızımız bir eğlenceye gidiyor. Orada içkinin içine ilaç katıyorlar. Sonra da şantaj yapıyorlar. Benzer bir sahne de "Şöhret" dizisinde vardı. Orada genç adam kıza böyle keyif verici bir ilaç veriyor. Sonra olan oluyor. Bu bizim en sevdiğimiz senaryo unsurlarındandır. Türk filmlerinin hemen hemen hepsinde böyle sahneler vardır. Acaba neden bu sahneler yer alır? İki farklı yönü olduğu kanaatindeyim. Siz siz olun bilmediğiniz evlere gidip bilmediğiniz sıvıları içmeyin dersi çıkarılabilir. İkincisi bastırılmış bazı duyguların toplumdaki tezahürü olarak da değerlendirilebilir.
* * *
Turgut Özal meğer Malta Sövalyesi olan tek Türk'müş. Aytunç Altındal Beyefendi Kanal 1 ekranında söyledi. Hep söylerim biz büyük milletiz. Şövalyemiz bile var ...

s.kologlu@milliyet.com.tr






  Sina
  KOLOĞLU
Pazartesi yazıları

© 2006 Milliyet