
|
|
|
 |
|
|
Wimbledon gibi turnuvalarda böyle olaylar yaşandığını gördünüz mü?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Öyle protokol hataları yapılıyor ki... Şaşırmamak mümkün değil. Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın Berlin Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik'e düşürdüğü durum bir skandaldır.
Zedelenen İrtemçelik'in değil, Türkiye'nin itibarıdır.
Başbakan her ne kadar toplantının sonunda gönül almaya çalışsa da yere düşen cam çubuğu artık bir araya getirmek mümkün değildir. Devletin saygınlığını sorgulanır hale getirmek çok tehlikeli bir durumdur.
Önceki gün televizyonda Sony Ericsson WTA Tour İstanbul Cup Tenis Turnuvası'nı seyrederken gözlerime inanamadım.
Gençlik Spor ve Genel Müdürü Mehmet Atalay ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, tekler final maçının en kritik anında korta gelerek seyircileri selamlıyor.
Hakemler şaşkın, oyuncuların motivasyonu bozulmuş.
Ne yapacaklarını bilemiyorlar.
Siz hiç Roland Garros ve Wimbledon'da gibi dünyanın önde gelen turnuvalarında maç sırasında bu tip olayların yaşandığını gördünüz mü? Asla göremezsiniz.
İzin verilmez.
Kurallar bu tür turnuvalarda evrenseldir.
Mehmet Atalay veya Kadir Topbaş için değiştirilmez.
Protokolün sulandırılmasına, işin içine politika katılmasına göz yumulmaz.
Verilmesin de...
AKP bir yandan geleneklere sahip çıkmaktan söz ediyor, bir yandan da gelenekleri hiçe sayıyor.
"Biz yaptık oldu..." diyor.
Atalay ve Topbaş'ın bu davranışlarının yanı sıra protokol tribününde sık sık cep telefonlarının çalması ve seyircilerin kendi aralarında konuşmaları yine dikkat çekmiş.
Bazı sporcuların bu durumu organizasyon komitesine şikayet etmiş.
Yani tam rezil olduk.
Ben Roland Garros ve Wimbledon turnuvalarını mümkün olduğunca kaçırmamaya çalışıyorum. İzleyenler bilir. Bu karşılaşmalarda en ufak gürültü duyuyor musunuz?
Duyduğunuz sadece oyuncuların karşılaşma sırasındaki bağırmaları ve oyun sonunda seyircinin alkışıdır.
Hepsi o kadar...
Belki mevcut yöneticilere, belediye başkanlarına ve bürokratlara yaptıkları normal geliyordur. Ama birileri bu uygulamaların uluslararası arenada bizleri zor duruma soktuğunu söylese iyi olur.
Jest değil ki, İzmir'in hakkı
AKP İl Başkanlığı'nı Ali Aşlık yeniden kazandı. İktidardayken İzmir gibi bir kentte mevcut başkanın seçim kaybetmesi il yönetiminin değil Genel Merkez'in başarısızlığı olarak algılanırdı.
Bence sonuç normal...
Ama aradaki farkın çok da fazla olmadığını hatırlatmak isterim.
Ali Aşlık 364, Kerem Ali Sürekli 248 delegenin oyunu almış.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önce Manisa'daydı ardından İzmir'de...
Erdoğan, İzmir'de çevre yoluyla ilgili bizim de daha önce duyurduğumuz haberi doğruladı ve ek ödeneğin tahsis edildiğini açıkladı.
Bu durumda en kötü şartlarla 2007'nin ortasında çevre yolu bitirilmiş olacak.
İzmir-İstanbul, İzmir-Ankara yollarının iyileştirileceğinin de mesajını veren Erdoğan, kentsel dönüşümle ilgili kent içinde yenilemelere de gidebileceklerini söyledi. Bunların hepsi güzel gelişmeler... İzmir'in yıllardır ihmal edilmişliğine çare olacak projeler...
Ama gerçek olan İzmir'in bunları çoktan hak ettiğidir.
Yani bunu AKP hükümetinin bir jestiymiş gibi sunmak ne kadar doğru olabilir?
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|