|
 |
|
|
Dünya Bankası: Doğrudan sermaye girişi durabilir
Dünya Bankası'nın son gelişmeleri değerlendiren raporunda, kısa vadeli fonlara göre daha yavaş yön değiştiren doğrudan sermaye girişlerinin durabileceği, faizlerin yükselebileceği belirtildi
EKONOMİ SERVİSİ
Dünya Bankası'nın, 'Küresel Kalkınma Maliyesi 2006' raporu açıklandı. Türkiye'nin de içerisinde yer aldığı Avrupa ve Orta Asya'da meydana gelen son gelişmeler ve olanaklar da değerlendirilen raporda, AB'ye üye olmaya hazırlanan ülkelere yönelik kısa vadeli sermaye girişlerinin büyük olduğuna dikkat çekilerek şöyle denildi:
"Örneğin, Türkiye'de tüm girişlerin yüzde 37'sini oluşturuyor. Yatırımcıların bu ülkelere yönelik duygularındaki kayda değer ve şişmiş para birimleri değerlerinin sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılar veya küresel dengesizliklerden kaynaklanan bir değişiklik, bu para birimlerinde anlamlı ve hızlı bir değer kaybını provoke edebilir. Böylece, faiz oranları geçici olarak daha çok yükselir. Bunun da büyüme için olumsuz etkileri olur."
Raporda, doğrudan sermaye girişlerinin, "daha istikrarlı ve yüksek faiz oranlarının çektiği finansal akımlara göre olumsuz bir dönüş yapma olasılığı daha düşük olan finansal kaynaklar" olarak görülmesine karşın, AB'ye katılmakta olan diğer ülkelerin tecrübesinin, doğrudan sermaye girişlerinin de durabileceğini gösterdiği uyarısı yapıldı.
Riske karşı mali disiplin
Dünya Bankası raporunda ayrıca, yüksek cari açıkları olan ülkelerin, özellikle de yeni üyelerin riskte olabileceği belirtildi. Raporda bunu olasılığı en aza indirmek için mali politikaların sıkılaştırılması ve finansal sistemin ortaya çıkabilecek hızlı değişikliklere karşı koyma yeteneğinin güçlendirmesi gerektiği vurgulandı.
Bankalar, risk konusunda şirketleri bilgilendirmeli
EKONOMİ SERVİSİ
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye Bankalar Birliği'nde yaptığı sunumda, ekonominin yapısal dönüşüm sürecinden geçtiğini, kararlılığı şüpheye düşürecek girişim ve söylemden kaçınılması gerektiğini söyledi.
Bankanın internet sitesinde yayımlanan sunumda, dalgalı kurun 'şok emici' özelliğine dikkat çeken Yılmaz şöyle dedi:
Kurda yabancı etkisi
"Son dönemde Türk parasının yabancı paralar karsısında ani-kısmi bir değer kaybı oldu. Son beş yıla bakıldığında kurlarda benzer kısa vadeli dalgalanmalar olmuş, kurlar bugünkü seviyelerinin üzerine çıkmış, ancak ana eğilim değişmemiştir. Döviz kuru yakından takip ettiğimiz bir değişkendir. Kurdaki hareket yabancı etkisinin ağırlıklı olduğu bir harekettir. Bugün makroekonomik temellerde bozulma yoktur. Program öngörüleri ve hedeflerinde değişiklik söz konusu değildir. Dalgalı kur şok emici fonksiyonunu yerine getirmektedir.
Kur rejiminin doğası gereği ileride de benzer nedenlerle olabilecektir. Kurdaki bu tür hareketler bir belirsizlik unsuru değil, bir risk unsurudur. Döviz kurundaki dalgalanmalardan korunmak mümkündür. Riskten korunma tekniklerinin mutlaka kullanılması ve bankaların bu konuda reel sektörü bilgilendirmeleri gerekir."
|
|
|

|