|
 |
|
|
Koç: Hırsız evin içinde
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Karun Hazinesi soygunuyla ilgili olarak sorulan "Hırsız evin içinde mi?" sorusuna "Evet" yanıtını verdi
TAHSİN AKSU İstanbul
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Uşak Müzesi'ndeki Karun Hazinesi'nin en önemli parçalarından birinin çalınmasıyla ilgili olarak sorulan "Hırsız evin içinde mi?" sorusuna "evet" yanıtını verdi. Koç, "Müzelerin dış korumasından önce iç koruması önemlidir" dedi.
Güvenlik zafiyeti
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği ile Türk - Amerikan İşadamları Derneği'nin Sait Halim Paşa Yalısı'nda dün düzenlediği "KKTC'ye Yönelik Turizm - Ekonomi Yatırımları" toplantısına katılan Koç, gezetecilerin "Topkapı Sarayı da içinde olmak üzere bazı müzelerde güvenlik zafiyeti gündeme geldi. Güvenlik konusu yeniden gözden geçirilecek mi?" sorusuna şu yanıtı verdi:
'Önemli olan iç korumadır'
"Geldiğimden beri bunlarla uğraşıyorum. Geldiğimde 35 tane müze kapalıydı. Şimdi kapalı müze sayısı 4'e indi. 3'ünü bu sene sonuna kadar açacağım. Emniyet önlemlerinin birçoğunu almaya çalışıyoruz. Ama bir şeyi unutmayın. Herhangi bir atıfta bulunmadan söylüyorum. Müzelerin dış korumasından önce iç koruması önemlidir."
'Beni hukuksuzluğa itmeyin'
Koç, "Hırsız evin içinde mi?" sorusunu, "Ben bir şey demedim, sen dedin, evet" diye yanıtladı. Bu yanıtı kaydedemeyen kameramanların aynı sözleri yinelemesini istediği Koç, "Beni hukuksuzluğa itmeyin. Öfkelenince, 'öfkelendi' diyorsunuz. Siz benim kapalı gözlerimi çekmeye devam edin ama hukuksuzluk yaptırmayın" diye konuştu.
Anlama özrü
Koç toplantıdaki konuşmasında turizme ilişkin fikirlerinin anlaşılamadığını belirterek, "Herhalde bazı özürlerim vardı veya gazetecilerin anlama özrü vardı, ben bunu pek anlatamadım. Fakat işler yoluna giriyor" dedi.
Bodrum bölgesinin 40 bin eski yatağa sahip olduğunu, bu nedenle yeni yatağa ihtiyacı bulunduğunu belirten Koç şunları söyledi:
"Katiyen demiyorum ki sahillerimizi yok edelim. 'Yok efendim koyları yedirmeyiz, koyları içirmeyiz: Geçen hafta da, öyle İngilizce bildiğim için değil de, söyledim, 'Good morning after supper'. Baktığımda gördüm ki, etrafımda tahsis edilmemiş, satılmamış yer kalmamış zaten. Tekrar inatla ve şevkle söylüyorum ki, biz bu meselede yatak sayılarını artırmak mecburiyetindeyiz."
|
|
|

|