Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Mayıs 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yoğurt her derde deva

Pek çok rahatsızlığa iyi gelen yoğurt hemen hemen herkesin günlük beslenmesinde mutlaka yer vermesi gereken bir besin

tkumeli@milliyet.com.tr

Yoğurt birlikte yaşayan süt asidi bakterileriyle aşılanmış sütten meydana getirilen ekşi bir süt ürünüdür.
Bileşimi bakımından süte çok benzer. Diğer süt ürünlerinde sütün bileşimine katılan maddelerin miktarında, süte göre büyük bir değişiklik görülür. Halbuki yoğurttaki değişiklik pek fazla değildir. Ancak folik asit gibi bazı B vitaminlerinin miktarları yoğurtta daha çoktur.

İlaç gibi tavsiye edilir
Yoğurt yüksek miktarda protein, kalsiyum, fosfor, iyot, flor ve çeşitli vitaminleri de içerir. Zengin bir karbonhidrat (laktoz), protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfor kaynağıdır. Sindirimi kolaydır. Asit konsantrasyonu yüksek olduğundan zararlı bakteriler yoğurtta çoğalamaz. Ayrıca laktoz intoleranslı (süt şekerine duyarlı) kişilerin tüketmesine elverişli, tümör önleyici ve kolesterolü düşürücü özellikleri vardır. Yoğurttaki bakterilerin ürettiği antibiyotikler ve antimikrobiyal (mikroplara karşı koruyucu) maddeler insanları zararlı mikroorganizmalara karşı korur. Bu nedenle yoğurt, her yaş grubundaki insanın günlük beslenmesinde bol ve ucuz bir şekilde yararlanabileceği fermente bir süt ürünüdür.
Sabah kahvaltıdan sonra yenen yoğurt sindirimi kolaylaştırıp bağırsakların çalışmasına yardım eder. Yaşına bakmaksızın hemen hemen herkes için uygundur. Ancak midesi çok duyarlı olanlara, onikiparmak bağırsağı ülseri olanlara dokunur.
Hastalar ve zayıf bünyeliler için sütten daha besleyici ve sindirimi kolay bir gıdadır. Aynı zamanda bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların çoğalmasına, hatta yaşamasına engel olan bir besindir. Bu nedenle tifo ve ishal zamanlarında yoğurt bir ilaç gibi tavsiye edilir. Tüberkülozlu hastalar üzerinde de antibiyotik etkisi gösterir. Bulaşıcı hastalıkların tedavisinde de önemli bir rol oynar.
Obezite ve aşırı kilo bilindiği gibi ciddi sağlık sorunlarıdır. Ayrıca obezite ve aşırı kilolu olmak tip 2 diyabet, kalp hastalıkları, bazı kanser türleri ve hipertansiyonun da gelişmesine neden olur. Bu durumların önüne geçilmesinde kilo vermenin ve vücut yağını azaltmanın önemli etkisi vardır.

Kilo vermede etkili
Son araştırmalar günde üç-dört porsiyon yağı azaltılmış süt ürünleri tüketmenin yağ yakılmasında ve kilo verme
üzerinde etkisi olduğunu gösterdi. Yoğurt, süt, peynir gibi süt ürünlerinin bireyin özelliklerine göre ayarlanmış bir beslenme programına günde üç-dört porsiyon eklenmesinin düşük kalsiyum içeren veya kalsiyum suplemanı alarak bu eksiğini kapamaya çalışan bireylere göre daha verimli olduğu saptandı.
Bazı çalışmalar alınan kalsiyum ve kilo verme arasında bağlantı olduğunu ifade ediyor. Büyüme çağındaki çocukların ve gençlerin de günde yeterli miktarda süt grubu besinleri tüketmeleri onların da obezite risklerini azaltıyor.

haftanın öğüdü

Yoğurdun faydaları
Yoğurt zararlı bakterilerin üremesini durdurarak bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.
Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur, mide rahatsızlıklarını önler.
Şeker hastaları için yararlı bir besindir. Kan şekerini düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Kaymağı alınmış ve ekşimemiş yoğurt tercih edilmelidir.
Bağırsak düzensizliklerinin giderilmesine, özellikle çocuk ve yetişkinlerde karşılaşılan ishallerin tedavisine yardımcı olur.
Bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların çoğalmasına, hatta yaşamasına engel olur.
Kanser riskini azaltır, özellikle kolon kanserine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır.
Vücuttaki kolesterol miktarının azalmasına yardımcı olur, LDL kolesterolü azaltır.
Gıda zehirlenmelerine karşı koruyucudur.
Suyuyla birlikte yenmelidir, suyu vitamin içerir.
Rahatlatıcı etkisi olduğu için iyi bir uyku için idealdir.
Kalsiyumun daha fazla emilmesini ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini sağlar.
Antibiyotik kullananlar, ilacın etkisiyle zarar görebilecek yararlı bakterilerin korunması için yoğurt yemelidir.
Midesi çok duyarlı olanlara, oniki parmak bağırsağı ülseri olanlara dokunabilir. Bu durumda dikkatli tüketilmelidir.

haftanın yemeği

Süt ürünleri salatası
Malzemeler: Yarım göbek salata, bir demet semizotu, 60 gr. diyet beyazpeynir, bir salatalık, bir küçük boy kabak, 100 gr. diyet yoğurt, bir tutam tuz, bir tutam nane, iki diş sarmısak.
Hazırlanışı: Göbek salatayı güzelce yıkadıktan sonra ince ince kıyın. Semizotunu da yıkadıktan sonra elinizle parçalara bölün. Semizotu ve göbek salatayı salata tabağında güzelce karıştırın. Üstüne peynir rendeleyin.
Salata sosunu hazırlamak için: Salatalığı ve kabağı güzelce yıkayıp rendeledikten sonra bir tabağa koyun. Sarmısakları ezdikten sonra yoğurtla karıştırın. Tuzu ekleyin. Bu karışımı, hazırladığınız salatalık ve kabağın üzerine döküp karıştırın.
Daha önce hazırlamış olduğunuz salata ortada kalacak şekilde salata tabağının kenarlarına bu karışımı dökün, son olarak üstüne nane serpin.


haftanın bilgisi

Probiyotik ve prebiyotikler
Probiyotikler bağırsaktaki mikroorganizma dengesini iyileştirerek bağırsak sağlığı üzerinde yararlı etkiler gösteren canlı mikro organizmalardır. Probiyotik bakterilerin fermante edilmiş süt ürünlerine eklenmesi bu besinlerin tedavi edici değerlerini artırır. Probiyotik tedavisi ile patojenlere karşı direncin ve bağışıklık uyarımının sağlanabileceği kesinleşmiş bir gerçektir. Önemli olan bu bakterilerin kalın bağırsağa değişime uğramadan ve canlı olarak ulaşmasıdır. Mide salgısı ve safra asitleri gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal engeller nedeniyle bu probiyotiklerin bir kısmı kolona ulaşıp orada yerleşebilir ve ancak bundan sonra önceden yerleşik durumda olan mikroflora ile rekabet edebilir.
Probiyotiklerin karşılaştığı bu sınırlamaları aşmak için son yıllardaki yaklaşım, probiyotiklerin prebiyotikler ile kullanılmasıdır. Prebiyotikler kalın bağırsaktaki bakterilerin çoğalmasını veya aktivitesini geçici olarak stimüle eden ve sindirilmeyen besin kaynaklı öğelerdir.




PAZAR
Üç milyon ziyaretçi için hazırlar
"Sabah elinde filelerle dolaşan bir anne, gece ise patronum"
İstanbul'un yeni yaramaz çocuğu*
Tarihimizle yüzleşti
Kumpanya çanları kampüste çalıyor
"Kitabım müzik hastalarına"
Altın Palmiye yarışı aslında bir film borsası
Deniz ve güneşe padişah macununu ekledik
Hayvanlar hâlâ 'hak'sız
Mükemmel değil, mükemmele yakın
Cem Sultan'ın izinde (2)
Ercan Arslan'a bir ödül daha
Elhamdülillah muasır Mısır
O bir İkizler!
İkizler ve ünlüleri
Dordogne: Kaz ciğeri ve trüf
Tarihyazıcılığımız bekleneni verebilir mi?
Yoğurt her derde deva
Medeniyet dediğin...
"Beyin uyuyarak değil, şaşırarak dinlenir"
Kahramanların içkisi!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet