|
Derin devlet!
Türkiye'de derin devlet deyince, akla Susurluk gelir.
Nedir Susurluk?
Özetle:
Devletin hukuk dışına çıkmasıdır.
Devletin kendi varlığına karşı tehlike olarak gördüğü kişi ve örgütleri, hukuk dışı yöntemlerle etkisiz kılması, temizlemesidir. Bu amaçla kanun kaçaklarını, suçluları, hatta katilleri kullanmasıdır. Onlara siyasi cinayetler işletmesidir. Bunun için suç örgütlerinden, mafyadan yararlanmasıdır.
Susurluk deyince şu da vardır:
Devlet adına kirli işler yapanlar, bir süre sonra çeteleşme yoluna giderler. Sırtlarını dayadıklarını devlet gücünü kullanarak kendilerine menfaat alanları yaratırlar. Devletin içinden de ortak edinirler ve hukuk dışılığın avantaları ortaklaşa yenir.
Susurluk budur.
Hukukun katledilmesidir. Türkiye, Susurluk gibi çok derine giden bir hukuk boşluğu içinde korkunç acılar yaşadı. Cinayetlere sahne oldu.
Bir başka soru:
Susurluk, derin devlet mi?
Hayır. Susurluk için hukuktan yoksun olan, kendini hukukla bağlı saymayan bir derin devlet türü denebilir.
İleri demokrasilerin de derin devleti vardır. Ama kendini hukukun dışında görmez, hukukla bağlı sayar. Seçilmiş meclislerin denetimi altındadır.
Demokrasilerde de derin devletin bazen kirli işlere karıştığı olur. Bunun örnekleri vardır. Ama yakayı ele verdiği zaman kendisinden bunun hesabı sorulur, cezasını görür. Yani lafta kalmaz ve nereye kadar gidilecekse, oraya kadar gidilir.
İşte bizde olmayan budur.
Bizde hukuk çok fazla derdi değildir derin devletin. Hukuktan ve seçilmiş otoriteden bağımsız davranır. Meclisleri, hükümetleri çok fazla takmaz.
Kendi başına buyruktur.
Derin devlet adına suç işler ama kahraman ilan edilir kimileri de. Suç işler ama vatansever ilan edilir.
Bizim derin devletle ileri demokrasilerdeki derin devletin farkı bu iki noktadan kaynaklanır: Hukuktan ve seçilmiş otoriteden bağımsız ya da başına buyruk davranabilmek...
1990'lı yılların sonlarında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı yapan Bülent Orakoğlu bu konuda şöyle diyor:
"Dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde oturmuş bir derin devlet vardır. Ama bu derin devlet çok ciddi olarak parlamentonun kontrolündedir. Derin devletin görevi, kendi vatandaşlarını sıkıntıya sokmak, onu bunu vurmak, hükümetleri götürmek değildir. Türkiye'de derin devletin, halkın ve ülkenin çıkarları için mücadele ettiğine ben inanmıyorum. Eski bir NATO yapılanması bu. Bu yapılanmanın çok büyük bir güce ve paraya sahip olduğu iddia ediliyor. Ben de öyle tahmin ediyorum. Bu ülkede hangi olaya el atsanız bir çete bağlantısıyla karşılaşıyorsunuz. Bence devletin bu tür oluşumlarla mücadelesi zayıf." (Neşe Düzel röportajı, Radikal, 29 Mayıs 06, s.6)
Bunun nedenini ise şöyle açıklıyor:
"Çetelerle mücadele etmek için siyasi irade yok. Oysa gerekli birimler oluşturularak, hiçbir kurumdan ve kişiden çekinmeden çetelerin içinde kim varsa, sonuna kadar gidilmesi gerekir."
Evet, sonuna kadar gitmek!
Ve devlete hukuk götürmek...
Devlete demokrasi götürmek...
Bunun için gerekli siyasal irade, siyasal kararlılık, siyasal yüreklilik var mı?..
Hiç akıldan çıkarmayın:
Devlete hukuk ve demokrasi götürmek yalnız iktidarın değil, eğer demokrasi ve hukuk umurundaysa, muhalefetin de öncelikli meselesidir.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|