Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tuz biber


AB ile "EĞİTİM" başlıklı müzakereler için pozisyon belgesine "Türkiye'de eğitim laiktir" ifadesi konulmadı...
Şimdi de Ankara'da siyaset sularını, bu "tartışma" bulandırdı. Belgeye "laiklik" ifadesinin konulması zorunluğu yoktu.
Dıştan ya da içten bir dayatma yok.
Ancak...
Müzakereleri yürütecek olanlar bir süredir AB'de oluşan "Türkiye laik sistemden uzaklaşıyor mu?" kuşkularına karşı bir "önlem" düşünmüşler.
12 Haziran'da açılacak olan "EĞİTİM" başlıklı bölüm müzakereleri için belgeye "Türkiye'de eğitim laiktir" alt başlığını koymayı önermişler.
Öneri, Başmüzakereci Ali Babacan'dan "gereksiz gerekçesiyle" geri dönmüş.
Babacan, "gereksiz" buluşunun gerekçesini, "Belge zaten Anayasa'ya gönderme yapıyor, Anayasa'nın değişmez ilkelerinden biri de laiklik" görüşüne dayandırmış.
O da haklı.
.................................
İşin ilginç tarafı "gülümseten" bir söylem.
"Eğer belgeye bu başlık konsaymış ayrıca onay gerekirmiş. İş uzarmış (!!..)"
Nerede onaylanacak?
Cevap:
"Bakanlar Kurulu'nda..."
Böyle bir durumda kurye dolaştırılarak bakan imzaları en geç 1-2 saatte alınıyor.
Hangi gecikme?
İşte asıl "kuşku veren" açıklama budur.
Gerek yoktu...
"Türkiye, Anayasa'sının değişmez hükmü gereği zaten laik devlettir. Eğitimi de elbette laiktir. Bunu ayrıca başlık koyarak vurgulamak bir şeyler kanıtlamak kompleksi gibi algılanabilirdi" söylemi yeterliydi.
................................
AB ile müzakere kurmayları neden belgeye bu "laiklik" vurgulayan alt başlığı gerekli gördüler?
Önerileri, Başmüzakereci Babacan'dan yeşil ışık bulamayınca "Ayrıca onay gerekirdi, süreç uzayabilirdi" gibi gülümseten bir gerekçeye (!!) neden başvurdular?
İşte...
2006 Türkiye'sinde kaygılar gündeminin satır araları böyle pek çok örnekle dolduruluyor.
Sınırların ötesinde de algılanan "hava" budur.
................................
Bir ülkede iktidarı oluşturanların doruk adamları "Laiklik yeniden tanımlanmalı" demişlerse...
AİHM'nin başörtüsüyle eğitim yapma davasına olumsuz kararı üzerine "AİHM buna nasıl karar verir, din adamları karar vermelidir" buyurmuşlarsa... Başkanı öldürülen, üyeleri kurşunlanan Danıştay 2. Daire'nin başörtüsü kararı üzerine "Bu konuda kararı Diyanet İşleri vermelidir... Bu efendiler değil" tepki patlamaları olmuşsa...
Önemli görevlere gelişlerde imam hatip lisesi mezunluğu tercih nedeni ve eşlerde başörtüsü -neredeyse- parola gibi görülüyorsa........ Ve benzeri bir dizi örnek her gün yaşanıyorsa.........
Ankara'da AB ile müzakere kurmayları da hissettikleri kuşkuları önceden etkisiz hale getirmek ve önyargıları kırmak için "Türkiye'de eğitim laiktir" gibi bir alt başlığı gerekli görmüş olabilirler.
.................................
Ya o alt başlık, belgede yer almalıydı... Ya da "gerekli" görülmediyse dışarı sızmamalı ve tartışma konusu haline getirmekten kaçınmaya özen gösterilmeliydi.
Şimdi... Türkiye imajına, belgeye o başlık konsaydı, sağlanması düşünülen yarardan, "vazgeçildiğinin açıklanmasıyla" verilen zarar çok daha büyük olmuştur.
Laikliği dışlayan bir siyasetin algılamaları, zaten var olan kuşkulara tuz-biber ekmiştir.
Türkiye de, iktidar da bundan kazançlı değildir.
Şu aşamada gene de sağduyu "belgeye o alt başlığı koymaktır."
Bakalım o esneklik gösterilecek mi?

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Din ve laiklik gerilimi
AB ile Türkiye arasındaki müzakereler belli b...
Çetin ALTAN
Modigliani Uzay'a gidebilmiş olsaydı...
1920'de, 35 yaşında ölen Modigliani; Picasso'...
Melih AŞIK
Dediğim dedik...
Başbakan Erdoğan, Danıştay saldırısı hakkında...
Fikret BİLA
Baykal'ın çağrısının Ecevit modelinden farkı
CHP lideri Deniz Baykal, "Laik cumhuriyeti bu...
Hasan CEMAL
Derin devlet!
Türkiye'de derin devlet deyince, akla Susurlu...
Yılmaz ÇETİNER
'Başbakan'ın yüzünde nur gördüm!'
Böyle laflar insanları çıldırtır, yolundan çı...
Güneri CIVAOĞLU
Tuz biber
AB ile "EĞİTİM" başlıklı müzakereler için poz...
Can Dündar
İnternetten şehir efsaneleri
Ana-oğul İzmir Carrefour'da alışveriş yapıyor...
Abbas GÜÇLÜ
Sanat ve eğitime 500 milyon dolar
O, Türkiye'nin en zengin işadamının kızı olar...
Hurşit GÜNEŞ
Piyasalara ne oluyor?
Bu hafta döviz kuru yeniden bir tırmanışa geç...
Doğan HEPER
Uzlaşma kültürü özlemi
HAFTA sonu yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar...
Semih İDİZ
Stefanopulos'un önerisi değerlendirilmeli
Türkiye'ye karşı sert tutumuyla tanınan Yunan...
Sami KOHEN
Ege için yeni arayışlar
GÜNLERDEN beri Yunanlılar eski cumhurbaşkanı ...
Derya SAZAK
Mevlana gibi
CHP'yi "ortanın sağı"na açma kararı alan Deni...
Yaman TÖRÜNER
Erken seçim olasılığı ve Merkez Bankası
Başbakan sık sık, erken seçim olmayacağını ba...
Güngör URAS
Zorlu Grubu Denizbank'ı iyi sattı
Zorlu grubu "Denizbank"ı iyi sattı. Zamanlama...
Serpil YILMAZ
Kim bilecek, kim alacak?
Bu yıl 18'incisi düzenlenen "Kristal Elma Yar...
M. Ali BİRAND
Erdoğan'dan belediyelere uyarı
Fazla üstünde durulmadı, ancak Başbakan'ın so...

© 2006 Milliyet