Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Uzlaşma kültürü özlemi


HAFTA sonu yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) genel kurulunda parti liderlerinin el ele tutuştuğu fotoğraf gündeme damgasını vurdu.
TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve ekibi üç siyasi lideri el ele tutuşturmak için adeta bir senaryo yazdı.
Önce liderlere tek bir geliş kapısı belirlendi. Kapı liderlerin ağırlanacağı bir kulise açılıyordu.
Kulise yan yana sınırlı sayıda sandalye konuldu. Liderler mecburen bu sandalyelere oturdu.
Liderler ilk yakın teması burada yaşadı. Hisarcıklıoğlu birlik fotoğrafı için liderleri ikna etti.
Sahneye çıkış için de sadece bir merdiven oluşturuldu. Ve gündem yaratan fotoğraf çekildi.
* * *
EVET, bu fotoğraf gündeme damgasını vurdu.
Neden?
Ülkede uzlaşma denen şeye, "uzlaşma kültürü"ne son zamanlarda duyulan özlemden.
Bu, muhalefet liderlerinin, yani Baykal ve Ağar'ın muhalefetten vazgeçmeleri anlamına tabii ki gelmeyecektir. Ama bu görüntü iktidar ve muhalefet arasında bundan böyle medeni bir yarışın sürdürüleceği anlamı taşıyacaktır.
Yani özlemini duyduğumuz AB'deki iktidarlarla muhalefetlerin münasebeti gibi.
Bunun için de ülkede manalı manasız gerilim doğurmak olmayacaktır. Aynen söz konusu resimdeki gibi el ele tutuşma, yani bazı konularda uzlaşma ve işbirliği olacaktır.
70 milyonun beklentisi bu.
* * *
BU, muhalefet yapmak için muhalefet yapmamaktır.
Veya iktidar partisi söz konusuysa "Ben Meclis'te ekseriyete sahibim, istediğimi istediğim gibi yaparım" tavrının yanlışlığını kabuldür.
Yani, eften püften konular için dahi kavga çıkarma yerine görüşme ve anlaşmaya çalışmadır.
El ele tutuşmanın anlamı bize göre budur.
Bunun için, bu fotoğraf, gündeme damgasını vurmuştur.
* * *
BAŞA dönelim: "Uzlaşma kültürü" ne yazık ki bizim siyasi lügatimizden uzun süredir çıkarılmıştır.
Bunun yerini "siyasi kavga" almıştır. Çünkü ikinciyi yapmak daha kolaydır.
Ve halkın kavgayla daha çok ilgilendiği zannedilmektedir.
Ama söz konusu fotoğraf, geçmişin geride kaldığının, Türkiye'de siyasette yeni bir sayfanın açıldığının, "uzlaşma kültürü"nün yeniden canlandığının müjdesini vermektedir.

ÖZTÜRK HOCA, O DA KİM?
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk ne diyor?
"Türk basını 20 yıl boyunca beni manşetlerden indirmedi, şimdi parti kurdum dönüp yüzüme bakan yok."
Hocam sen herhalde, "Her taş yerinde ağırdır" sözünü biliyorsundur.

Bazı DSP'liler
Bir gazete yazdı:
"82'nci yaşına komada giren Ecevit'e yapılan ziyaretler, bazı siyasiler için barışma, özür dileme ve helallik alma şekline dönüştü."
Bu doğru...
Bir gazete de şöyle yazdı:
"Ecevit can derdinde, bazı DSP'liler şov peşinde..."
Bu da doğru.
Doğru olmasa, lider içeride komadayken kapıda bazı DSP'liler doğum pastası kesip neşeli bir şekilde yer miydi?

BAYKAL
Sağ'ı davet etti
Baykal solcu olmayanları da, muhafazakâr olanları da CHP'ye davet etti. Bu, parti içinde ve dışında, lehte ve daha çok da aleyhte görüşlerin beyan edilmesine sebep oldu. Baykal davetini grupta da tekrarladı.
Solda, CHP ana muhalefet partisi olarak ayakta değil miydi? Öyleyse niye oy için sağa muhtaç oluyordu?
Hep söylediğimiz ve yazdığımız gibi, CHP'ye İngiliz İşçi Partisi'ni 18 yıl sonra iktidara taşıyan atılımın bir benzeri gerekiyordu...
Belki de bir Tony Blair.
Blair, İngiltere için gerçekçi ama yeni bir politika ürettiğinden kazandı. Bugün de aynı Blair'in Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne aday olacağını duyuyoruz.
Türkiye'de sağ var.
Ve sağın her zaman iktidara aday partileri oldu.
Ama iktidara aday sol yok.
O nedenle de Türk demokrasisi topallıyor. Oysa Türkiye'de fikri bir sol potansiyel var.
Baykal bu sol potansiyeli kullanamıyor.

İNGİLİZCE
Özel okula zam
Özel okul ücretlerine zam geldi. Hem de yüksek zamlar.
Yine de velilerin bir kısmı boğazından keserek çocuğunun özel okul ücretini ödeyecek.
Niye?
"Özel okulda en az bir yabancı dili çocuğum öğreniyor" diye.
Çünkü 70-80 kişilik sınıflarda, devlet okullarında, haftada birkaç saatle, yabancı dil öğrenilmiyor.
Üstelik Hasan Celal Güzel döneminde okullarda yabancı dil dersleri neredeyse kaldırılacaktı. "Türk çocuğu yabancı dili değil, Türkçeyi iyi öğrenmeli" deniyordu.
Tecrübeyle bilinen bir gerçek var. Bugün devlet lisesinde öğrenilen yabancı dille üniversitede girilen yabancı dil sınavında başarı kazanılsa da, bu, "Yabancı dil biliyorum" demeye yetmiyor.
Globalleşen dünyada, artık gençlerin en azından İngilizce bilmeden iyi iş sahibi olmaları ise imkânsız gibi bir şey.

FETİH
Bir o kalmıştı
Bir bu eksikti.
İstanbul surlarına çıkan Ulubatlı Hasan hiç olmamıştı!..
İstanbul'da Fatih'in kalyonları karadan çekilip Haliç'e indirilmemişti!..
Fatih zaten zannedildiği gibi bir padişah da değildi.
Bu milletin iftihar ettiği ne varsa ona hücum etmek, onu yıkmak adeta birilerinin görevi oldu.
Son görevi de Erdoğan Aydın üstlendi.
Tebrikler!..

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Din ve laiklik gerilimi
AB ile Türkiye arasındaki müzakereler belli b...
Çetin ALTAN
Modigliani Uzay'a gidebilmiş olsaydı...
1920'de, 35 yaşında ölen Modigliani; Picasso'...
Melih AŞIK
Dediğim dedik...
Başbakan Erdoğan, Danıştay saldırısı hakkında...
Fikret BİLA
Baykal'ın çağrısının Ecevit modelinden farkı
CHP lideri Deniz Baykal, "Laik cumhuriyeti bu...
Hasan CEMAL
Derin devlet!
Türkiye'de derin devlet deyince, akla Susurlu...
Yılmaz ÇETİNER
'Başbakan'ın yüzünde nur gördüm!'
Böyle laflar insanları çıldırtır, yolundan çı...
Güneri CIVAOĞLU
Tuz biber
AB ile "EĞİTİM" başlıklı müzakereler için poz...
Can Dündar
İnternetten şehir efsaneleri
Ana-oğul İzmir Carrefour'da alışveriş yapıyor...
Abbas GÜÇLÜ
Sanat ve eğitime 500 milyon dolar
O, Türkiye'nin en zengin işadamının kızı olar...
Hurşit GÜNEŞ
Piyasalara ne oluyor?
Bu hafta döviz kuru yeniden bir tırmanışa geç...
Doğan HEPER
Uzlaşma kültürü özlemi
HAFTA sonu yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar...
Semih İDİZ
Stefanopulos'un önerisi değerlendirilmeli
Türkiye'ye karşı sert tutumuyla tanınan Yunan...
Sami KOHEN
Ege için yeni arayışlar
GÜNLERDEN beri Yunanlılar eski cumhurbaşkanı ...
Derya SAZAK
Mevlana gibi
CHP'yi "ortanın sağı"na açma kararı alan Deni...
Yaman TÖRÜNER
Erken seçim olasılığı ve Merkez Bankası
Başbakan sık sık, erken seçim olmayacağını ba...
Güngör URAS
Zorlu Grubu Denizbank'ı iyi sattı
Zorlu grubu "Denizbank"ı iyi sattı. Zamanlama...
Serpil YILMAZ
Kim bilecek, kim alacak?
Bu yıl 18'incisi düzenlenen "Kristal Elma Yar...
M. Ali BİRAND
Erdoğan'dan belediyelere uyarı
Fazla üstünde durulmadı, ancak Başbakan'ın so...

© 2006 Milliyet