Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Stefanopulos'un önerisi değerlendirilmeli


Türkiye'ye karşı sert tutumuyla tanınan Yunanistan'ın eski cumhurbaşkanı Konstantin Stefanopulos'un Ege konusundaki gerçekleri görmeye başlaması olumlu bir gelişmedir. Yunanlılar da Ege'deki sorunun sadece kıta sahanlığı meselesinden ibaret olmadığını anladılar artık.
Stefanopulos'un Türkiye'nin başından beri savunduğu "paket çözüm" fikrine yakınlaşmış olması, bu nedenle, göz ardı edilebilecek bir gelişme değil.
Türkiye bugüne kadar Atina'ya, "Gelin Ege'deki sorunları bir paket halinde görüşelim" diyordu. Atina ise bunu reddediyor, "Sadece kıta sahanlığı meselesi var ve bu da Lahey Adalet Divan'ında çözülmeli" diyordu.
Yunan adalarının antlaşmalara aykırı olarak silahlandırılması konusunun dile getirilmesine ise tahammül edemiyordu. Oysa, Stefanopulos'a göre Ege ile ilgili olarak ele alınması gereken meseleler arasında bu da var, ki bu çok önemli bir itiraftır.

Ege'de tehlikeli ortam sürüyor
Şunu da hatırlamakta yarar var. AB adaylığının tescil edildiği 1999 Helsinki zirvesinde, Ankara, Ege konusundaki ikili görüşmelerin sonuç vermemesi halinde Lahey'e gidilmesini ilke olarak kabul etmişti. Bu da, daha önce Lahey'e soğuk bakan Türkiye açısından bir ileri adımdı.
Ancak bu gelişme, "Ege'de tek bir sorun mu var, yoksa bir dizi sorun mu var" tartışmasını çözememişti. Ege konusunda iki ülke arasında yürütülen "yaklaştırıcı görüşmeler" de bugüne kadar sonuç verebilmiş değil.
Üzücü bir ölümle neticelenen Ege'deki son "it dalaşı" hadisesi, "tehlikeli ortamın" sürdüğünü göstermeye de yetti zaten.
Stefanopulos'un sözlerindeki tuzağı da görmek gerekir tabii. Kendisi, sonuç itibariyle, "İkili görüşmeler netice vermedi, onun için, hemen Lahey'e gidilsin" diyor. Ancak, sözünü ettiği görüşmeler "paket çözüm" anlayışı çerçevesinde cereyan etmedi.

İki taraf da kazanmalı
Stefanopulos'un gösterdiği yeni yol ise ikili görüşmelerin çerçevesini değiştiriyor. Bu durumda yeni bir süreç gerekiyor. Ancak o zaman "ikili görüşmelerin başarılı olup olmayacağını" görebiliriz.
Türkiye'nin, "son seçenek" olarak olsa da, Lahey seçeneğini ilke olarak kabul etmesinin ardından, Atina'nın "paket çözümü ikili düzeyde görüşme" seçeneğini kabul edip etmeyeceğini göreceğiz.
Ederse, bu elbette ki önemli bir gelişme olur. Lahey seçeneğini de ortadan kaldırabilir. Zira, "paket çözüm" anlayışı çerçevesinde yürütülecek görüşmeler, paketin farklı unsurları arasında, iki tarafın da işine gelecek, bir "al ver" sürecini devreye sokacaktır.
Bu da sonuç vermezse, o zaman Lahey yolu açılır, ki o zaman Ankara'nın da bu mahkemeye duyduğu antipatiyi yenmesi gerekir. Ancak, bu antipatiyi yenmesi için koşullar da gelişmiş olur, zira Lahey'e gidecek olan tek sorun değil, adaların silahlandırılması meselesi dahil, tüm sorunlar olacaktır.
O halde ne olur? Kuşkusuz iki tarafın da bazı kazanımları ve bazı kayıpları olur. Burada söz konusu olan "sıfır yekûnlu bir oyun" değil. Yani, bir tarafın her şeyi kazanıp diğer tarafın her şeyi kaybedeceği bir durumdan söz etmiyoruz. İki tarafın da Ege'de huzurun sağlayacağı kazanımlardan yararlanacakları bir durumdan söz ediyoruz.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Din ve laiklik gerilimi
AB ile Türkiye arasındaki müzakereler belli b...
Çetin ALTAN
Modigliani Uzay'a gidebilmiş olsaydı...
1920'de, 35 yaşında ölen Modigliani; Picasso'...
Melih AŞIK
Dediğim dedik...
Başbakan Erdoğan, Danıştay saldırısı hakkında...
Fikret BİLA
Baykal'ın çağrısının Ecevit modelinden farkı
CHP lideri Deniz Baykal, "Laik cumhuriyeti bu...
Hasan CEMAL
Derin devlet!
Türkiye'de derin devlet deyince, akla Susurlu...
Yılmaz ÇETİNER
'Başbakan'ın yüzünde nur gördüm!'
Böyle laflar insanları çıldırtır, yolundan çı...
Güneri CIVAOĞLU
Tuz biber
AB ile "EĞİTİM" başlıklı müzakereler için poz...
Can Dündar
İnternetten şehir efsaneleri
Ana-oğul İzmir Carrefour'da alışveriş yapıyor...
Abbas GÜÇLÜ
Sanat ve eğitime 500 milyon dolar
O, Türkiye'nin en zengin işadamının kızı olar...
Hurşit GÜNEŞ
Piyasalara ne oluyor?
Bu hafta döviz kuru yeniden bir tırmanışa geç...
Doğan HEPER
Uzlaşma kültürü özlemi
HAFTA sonu yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar...
Semih İDİZ
Stefanopulos'un önerisi değerlendirilmeli
Türkiye'ye karşı sert tutumuyla tanınan Yunan...
Sami KOHEN
Ege için yeni arayışlar
GÜNLERDEN beri Yunanlılar eski cumhurbaşkanı ...
Derya SAZAK
Mevlana gibi
CHP'yi "ortanın sağı"na açma kararı alan Deni...
Yaman TÖRÜNER
Erken seçim olasılığı ve Merkez Bankası
Başbakan sık sık, erken seçim olmayacağını ba...
Güngör URAS
Zorlu Grubu Denizbank'ı iyi sattı
Zorlu grubu "Denizbank"ı iyi sattı. Zamanlama...
Serpil YILMAZ
Kim bilecek, kim alacak?
Bu yıl 18'incisi düzenlenen "Kristal Elma Yar...
M. Ali BİRAND
Erdoğan'dan belediyelere uyarı
Fazla üstünde durulmadı, ancak Başbakan'ın so...

© 2006 Milliyet