Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kim bilecek, kim alacak?


Bu yıl 18'incisi düzenlenen "Kristal Elma Yaratıcılık Yarışması", 9 Haziran'da iyi fikirleri ödüllendirecek. Reklamcılar Derneği basında geniş yer alma geleneği bulunan söz konusu ödül töreninin öncesi, ilk kez bir ekonomi sayfası yazarına (bana) "durumu" anlatma gereğini hissediyor.
Reklamcılar Derneği Başkanı Jeffi Medina ve Reklamcılar Derneği ile birlikte Reklamcılık Vakfı Genel Müdürü de olan Ayşegül Molu'yla sohbetimize, "anlatma" gerekliliğini sorarak giriyorum.
İş dünyasında pazarlamanın öneminin benimsenmesi ve marka bilincinin orta ölçekli işletmelere yayılmasının önemine değiniyorlar.
Çokuluslu markalar ve büyük şirketler reklam pazarının "hâkim" müşterisi olmalarının ötesinde, gelişen KOBİ'lere seslerini duyurmak istiyorlar.
Molu, "Reklam sektörü 2004'te yüzde 47, 2005'te yüzde 27 büyüdü. 2006 büyüme hedefi ise yüzde 25. 2005 yılında toplam 2 milyar 220 milyon dolara ulaşan reklam gelirlerinin paralelinde, uluslararası pazarda yer bulacak nitelikte yaratıcılık da sergiliyoruz" diyor.

Reklam fakiri
Anlamakta zorlandığım bir başka istatistiki bilgiyi de veriyorlar. Kişi başına reklam harcamalarının gayri safi milli hasılaya oranına bakıldığında (WARC 2004 verileri) ilk üçe; yüzde 3.73 ile Uruguay, yüzde 3.69 ile Ukrayna, yüzde 3.65 ile Romanya girerken, yüzde 2'nin altında yer alan Bulgaristan 11'inci, Brezilya 13'üncü, Yunanistan 31'inci, binde 43 ile Türkiye 64'üncü basamakta yer alıyor.
Dünyanın ilk 20 ekonomisi arasında yer alan Türkiye'de kişi başına düşen reklam harcaması 18.1 dolardan ibaret. Oysa bu rakam Hong Kong'da 700, ABD'de 400, Avrupa Birliği ülkelerinde ise 200-300 dolar aralığında...
Alınacak yol ortada da, peki bu yolu kim alacak?
Kârlılığın pazarlama öncelikli üretim planlaması yapmaktan geçtiğini anlayanlar.
Oturduğun yerde en kaliteli malı üret dur; kim bilecek, kim duyacak, kim alacak?
Tam da bu noktada marka bilinci, bireysel yaratıcılık ve düşünce kalitesi gibi kavramlarla tanışmak gerekiyor.

Marka düşkünü!
Ülkenin yaratıcılık-yenilikçilik çıtasını belirleyen başlıca unsurların, her yıl yayımlanan yeni kitap sayısı, patent başvuruları, açılan sergi sayısı gibi "sayısal" verilerin yanı sıra, bazı kültürel endekslerin işaret ettiği olgular olduğunu söyleyen Medina, "Hiyerarşi, yatay iletişim izleği, gücün merkezileşmesi, astların kontrol altında tutulması, gücün dağıtımı ve değişime yönelik direnç" gibi faktörlerin, "yenilikçi" kapasiteyi düşürdüğünü söylüyor.
Özgürlük, dışa yönelmek ve üst düzey yönetimle temas içinde olmak ise yaratıcılığı geliştiriyor.
Reklamcılar, bireyci toplumları kolektivist toplumlardan daha yenilikçi buluyorlar. Türkiye bireysellik-toplumculuk endeksinde 37 skoruyla "toplulukçu" yapıda değerlendiriyor.
Reklamcıların "yenilikçilik kapasitesi" açısından eleştirel yaklaştığı bu "halay" toplumu olgusunu "Biz uyumlu bir ekibiz" diye yüceltiyor, "Ne kadar bireycisin?" diyerek aşağılıyoruz. Benzer çelişki "marka" kavramında da ortaya çıkıyor. Dilimizde marka, "sosyal statü kaybı" olarak tanımlanıyor ve "marka düşkünü" denilen "görgüsüz" kategorisi yaratıyoruz.
Sorumluluk duyan, güven veren üreticinin ürününü "markası" ile dosta düşmana ilan etmesinin, rekabetçi ekonominin bir gereği olduğunu da öğreneceğiz.
Aksi bir durum olsaydı, TGRT'ye de talip olan medya devi Robert Murdoch reklam sektörüne girer miydi?
Yönetimi de Cem Boyner'de kalmak üzere, Boyner grubuna eşit ortak olan dünyanın en büyük özel sermaye şirketlerinden KKK yatırım yapar mıydı?

syilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Din ve laiklik gerilimi
AB ile Türkiye arasındaki müzakereler belli b...
Çetin ALTAN
Modigliani Uzay'a gidebilmiş olsaydı...
1920'de, 35 yaşında ölen Modigliani; Picasso'...
Melih AŞIK
Dediğim dedik...
Başbakan Erdoğan, Danıştay saldırısı hakkında...
Fikret BİLA
Baykal'ın çağrısının Ecevit modelinden farkı
CHP lideri Deniz Baykal, "Laik cumhuriyeti bu...
Hasan CEMAL
Derin devlet!
Türkiye'de derin devlet deyince, akla Susurlu...
Yılmaz ÇETİNER
'Başbakan'ın yüzünde nur gördüm!'
Böyle laflar insanları çıldırtır, yolundan çı...
Güneri CIVAOĞLU
Tuz biber
AB ile "EĞİTİM" başlıklı müzakereler için poz...
Can Dündar
İnternetten şehir efsaneleri
Ana-oğul İzmir Carrefour'da alışveriş yapıyor...
Abbas GÜÇLÜ
Sanat ve eğitime 500 milyon dolar
O, Türkiye'nin en zengin işadamının kızı olar...
Hurşit GÜNEŞ
Piyasalara ne oluyor?
Bu hafta döviz kuru yeniden bir tırmanışa geç...
Doğan HEPER
Uzlaşma kültürü özlemi
HAFTA sonu yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar...
Semih İDİZ
Stefanopulos'un önerisi değerlendirilmeli
Türkiye'ye karşı sert tutumuyla tanınan Yunan...
Sami KOHEN
Ege için yeni arayışlar
GÜNLERDEN beri Yunanlılar eski cumhurbaşkanı ...
Derya SAZAK
Mevlana gibi
CHP'yi "ortanın sağı"na açma kararı alan Deni...
Yaman TÖRÜNER
Erken seçim olasılığı ve Merkez Bankası
Başbakan sık sık, erken seçim olmayacağını ba...
Güngör URAS
Zorlu Grubu Denizbank'ı iyi sattı
Zorlu grubu "Denizbank"ı iyi sattı. Zamanlama...
Serpil YILMAZ
Kim bilecek, kim alacak?
Bu yıl 18'incisi düzenlenen "Kristal Elma Yar...
M. Ali BİRAND
Erdoğan'dan belediyelere uyarı
Fazla üstünde durulmadı, ancak Başbakan'ın so...

© 2006 Milliyet