|
 |
|
|
Sütannemiz inekler ve reklamcılar
yural@milliyet.com.tr
Ülkemizde bugüne kadar yayınlanan çocuk dergileri arasında hiçbir derginin kapağına inek resmi basılmamıştır. Şimdi durup dururken çocuk dergisinin kapağında bir ineğin resminin ne işi var, diye düşünebilirsiniz. Ama sorun ineğin resminin bir çocuk dergisinin kapağına basılması değil, bizim ineğe bakışımız. Sanırım çocuk kitapları arasında da inekle ilgili ne özgün, ne de çeviri kitap var. Dedim ya, "Bu pazar günü durup dururken Yalvaç da aklını nerden ineğe taktı," diyenlerinizi duyar gibiyim.
* * *
Wapiti, Mart 2004 sayısını ineklere ayırmış. Wapiti, 7-13 yaş çocukları için Fransa'da Milan'ın yayınladığı bir çocuk dergisi ve inekleri, inek çiftliklerini, onun yaşantımızdaki yerini, annemizden sonra görevi devralarak bizi yaşamımızın sonuna kadar sütüyle besleyen ikinci annemiz olduğunu çocuklara tüm detaylarıyla ayrıntılı biçimde anlatmış.
* * *
Yine Gallimard Jeunesse, özellikle okulöncesi ve ilköğretimin ön sınıflarındaki çocuklar için hazırladığı "Süt" adlı kitabında, sütü annelerinin yaptığını, her küçük yavrunun sütle büyüdüğünü, büyüdükten sonra canlılar içinde süt içmeyi sürdürenin yalnızca insanlar olduğunu ve bu görevi de ineklerin yüklendiğini çocuklara anlatmış. Ve onlara, bir ineğin günde yaklaşık 25 litre süt verdiğini, bunun da 100 tas süte eşit olduğunu, dolayısıyla bir anne ineğin günde 100 çocuğa süt içirdiğini vurgulamış. Öylesine saygı duyulması gereken bu canlının yaşamımızdaki yerini ve ineğin anne rolünün önemini çocuklara anlatmaya çalışmış.
* * *
Nedendir bilinmez, Hindistan'da Hindu dinine göre inekler kutsal sayılıp sokaklarda diledikleri gibi başıboş dolaşıp gezerken, bizde inekler kötüleme sıfatı olarak kullanılır. Çok ders çalışana, "İnekliyor," anlamsız bakan birine, "İnek gibi bön bön ne bakıyorsun," anlama yetin yok yerine, "İnek gibi suret-i intikal kabiliyetin zayıf," derler. En ünlü komedyenimizin film adı bile "İnek Şaban"dır. Çalışkanlara, "İnek" denildiğini hepimiz biliriz. Hatta bu sıfatlardan ineklerin kocaları da nasibini alır, "Öküzün trene baktığı gibi ne bakıyorsun?" denir. Eşeklerden sonra ikinci sırayı alsalar da, ineklere bizde sevgi dolu bakılmaz. Hep bir aşağılayıcı, bir küçültücü simge olarak kullanılır.
* * *
Sanırım reklamcılar da bu gözle baktıkları için, bizim ülkemizdeki süt reklamları genellikle inek mizahı üstüne oturtuluyor. Gazetelerde çıkan karikatürler, futbol oynayan inekler... Süt reklamlarını izlerseniz siz de bunun böyle olduğunu görürsünüz. İşte belki de çocuklara süt içiremememizin, zorla süt içirmemizin altında da bu inek sevgisizliği ve bilinçsizliği yatıyor.
* * *
Okullarda çocuklar arasında anlatılan fıkralar bile bunun göstergesi: "Adamın biri bir çiftlikte iş bulur. Günler sonra ailesine bir mektup yazıp, içine de ineklerle birlikte çektirdiği fotoğrafı koyar ve ailesine postalar. Ama fotoğrafın arkasına şöyle yazar: 'Okla işaretli olan benim."
* * *
Wapiti'yi incelerken bir gerçeği daha anladım. Reklamlarda ürün, yani süt hep inek mizahının, inek parodilerinin arkasından geliyor. Sanki anlatılmak istenen süt değil, ineğin komikliğiymiş gibi.
|
|
|

|