|
Her kafadan ses çıksın!
Milliyetçilik, ulusalcılık, kızılelmacılık, ergenekon... Vatan hainliği, vatan satıcılığı, vatanseverlik, vatan kurtarıcılığı...
Veyahut:
Avrupa Birliği vatanı böler mi? Kıbrıs'ı sattırır mı?
Ya da:
Demokrasinin fazlası zarar mı? Milliyetçiliğin demokrasiye hayrı var mı?
Avrupa'da milliyetçilik ne demek?
Türkiye'de ne demek?
Avrupa'da sosyal demokrat ne demek, bizde ne demek?
Bizdeki sosyal demokratlar aslında milliyetçi değiller mi?
Ecevit, Baykal...
Milliyetçilik Avrupa'da neden kötü, bizde neden hâlâ iyi sayılıyor?
Ve Türkiye'de darbeler...
Avrupa'da ve Türkiye'de milliyetçiliğin kökleri...
Bütün bu konuları yalın ve çok anlaşılır bir dille ele alan son derece güncel bir kitap okudum şu günlerde.
Yazarı, Murat Belge.
Kitabın adı:
Linç Kültürünün Tarihsel Kökeni: Milliyetçilik.
Agora Kitaplığı Yayınları'ndan çıkan kitap aslında uzun bir söyleşi. Murat Belge'yle bu söyleşiyi yapan da, konusuna hâkim bir meslektaşım, Berat Günçıkan.
Şu satırlar ilginç:
"12 Eylül Kürtlere de zulmediyor, ama o Kürtler mücadele başlatıp da bunu yükseltince, bir süre sonra da İslam siyasal güç kazanınca, başlangıçta '12 Eylül'ün zulmüyle mücadele etmeliyiz!' diyen kesim, yavaş yavaş milliyetçi safa ve ordu tarafına geçmeye başlıyor. Akıllı, okumuş yazmış, dürüstlüğünden şüphe edilmez akademisyenler bile, 'Ben Müslümanlara karşı Kenan Evren'in yanındayım' diyor." (s. 194)
Demirel'le ilgili satırlar:
"Demirel bu memleketin dinamiklerini iyi bilen biri. Baştan bilmiyordu belki ama iyi adapte oldu. O bir mücadele ruhuyla geldi. AP'nin başına geçti, ama çok fazla mücadele veremeyeceğini gördü. Ondan sonra iki darbe geçirdi; şimdi 'Darbeler kötüdür ama onlar da bizim' diye konuşuyor, yani ayak uydurmuş... Yine bir cumhurbaşkanlığı sıkıntısı çekilirse, ikinci bir hizmet imkânı Demirel'e verilirse, yine görev alabilir. Ama bunun askerle de uyum göstermesi lazım, bunu da dengeliyor." (s. 152)
Demokrasi ile ilgili bir bölüm:
"Bizim ideolojimizde demokrasi işleri zorlaştıran bir faktör olarak görülür. Her kafadan bir ses çıkacak, bu da vakit kaybına yol açacak ve insanı zayıf düşürecek, oysa bize birlik ve beraberlik lazım! Onun için biz demokrasiyi devamlı erteleriz. O anda hep çözemediğimiz sorun vardır. Komünizmden ötürü sorunumuz vardır, demokrasi ertelenir. İslamcılık, şeriat mesele olur, demokrasi ertelenir. Bizim kafamızda demokrasi adeta bütün sorunları çözdükten sonra varılacak bir Nirvana gibi bir yerdedir. Herhalde demokrasi kavramına çok saygı duyduğumuz için! Halbuki demokrasi, sorunlar çözülünce varılacak bir yer değil, sorun çözmek için uygulanabilecek bir yöntem..." (s. 99)
Ben her kafadan ses çıkan bir dünyada yaşamak istiyorum.
Ya siz?..
İyi pazarlar!
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|