Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Haziran 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cepheleşme yerine İmpala konuşsaydık


İnternetin keşfedildiği bir dünyada insanın ufku, kendi arama ve erişme kapasitesiyle sınırlı. Dünyanın neresinde olursanız olun, internete girdiğiniz anda kendi ufkunuzun belirlediği sınırların ötesinde bir sınır yok sizin için. Eğer kendi ufkunuz dünyada olup biteni izleyip bir anlam çıkartmaya yetiyorsa kimsenin uğramadığı bir köyde de küresel boyutta düşünebilirsiniz. Eğer ufuk pencereniz sizi çete - komplo - ihanet - cepheleşme kısır döngüsünün çıkmazlarına hapsetmişse Manhattan'da, Piccadilly'de ya Şanzelize'de bulunmanız hiçbir şeyi değiştirmez, sizi o çıkmaz sokaktan kurtaramaz.
Türkiye'nin içine sürüklenmekte olduğu cepheleşme çıkmazının nasıl bir felakete yol açabileceğini gören ve yazan biri olarak, dün sabah Türkiye dışında bir yerde, internetten bizim gazetelerde yer alan haber ve yazılara göz atınca içim daha beter karardı. Daha da karamsar bir havaya girmemek bizim cerideleri terk edip New York Times'ın sayfasına bir göz atayım dedim.

İmpala'ya ne oldu?
Benim yaş kuşağımda olanlar İmpala'yı mutlaka hatırlar. ABD'nin otomobil devi General Motors'un Chevrolet markasının bu modeli kırk yıl önce Türkiye'de de çok tutulmuş, kuyruklu İmpala sahibi olmak adeta bir statü sembolü haline gelmişti. New York Times'ın haberine göre 1965 yılında ABD'de 1 milyon adedin üzerinde İmpala satılmış. Şimdi kırk yıl sonra İmpala "en çok satan Amerikan otomobili" ünvanını koruyormuş ama yılda ancak 300 bin dolayında İmpala satılıyormuş ve ABD pazarında İmpala'dan fazla satış yapan dört Japon otomobili varmış. Bunlar da Toyota'nın Camry ve Corolla modelleriyle Honda'nın Accord ve Civic modelleriymiş.
Bu haberi okuyunca Wall Street Journal'ın hafta sonu sayısında okuduğum başka bir habere dönüp baktım. Mayıs ayında ABD'de General Motors'un oto satışları % 16, Daimler - Chrysler'in satışları % 11, Ford'un satışları % 2 düşmüş buna karşılık Toyota'nın satışları % 12, Volkswagen'in satışları % 36 artmış. Yükselen benzin fiyatları benzin oburu Amerikan arabalarının satışını düşürüyormuş. Ford firması çare olarak her araba alana 1,100 dolarlık bedava benzin dağıtmaya karar vermiş.
Öte yandan ABD'de ürettiği her araçtan Japon Nissan 2.249 dolar, Toyota 1,200 dolar kâr ederken General Motor araç başına 2,496 dolar, Ford 590 dolar, Daimler - Chrysler 223 dolar zarar ediyormuş.

İstihdam nerede?
International Herald Tribune gazetesindeki ilginç bir haberde ise Avrupa'da iki milyon kişiye istihdam yaratan otomobil üreticilerinin, İngiltere, İspanya ve Portekiz gibi Batı Avrupa ülkelerindeki üretim tesislerini kapatarak Doğu Avrupa ülkelerine taşımakta olduğu belirtiliyor.
Bunlar aslında bizi çok yakından ilgilendirmesi gereken haberler. Türkiye'nin ihracat atılımında birinci sıraya yükselmiş olan otomotiv sanayinin geleceği bizim için büyük önem taşıyor. Gelin görün ki çeteleşme - cepheleşme kısır döngüsüne sokulan bir ülkede bunlarla uğraşmaya vakti kalmıyor kimsenin.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Küp üstüne küp dizseler, en altından bir çekseler...
Henüz "hele şükür" deme dönemine tam gelineme...
Melih AŞIK
Neler öğrendik?
Jackson Brown'ın "Şu Hayatta Neler Öğrendik, ...
Fikret BİLA
İrtemçelik sorunu var mı?
Başbakan Erdoğan'ın Berlin toplantısındaki tu...
Hasan CEMAL
Her kafadan ses çıksın!
Milliyetçilik, ulusalcılık, kızılelmacılık, e...
Güneri CIVAOĞLU
Dünya bir pist
Shakespeare'e göre "dünya büyük bir sahne. He...
Can Dündar
Hususi bir kadının hissiyat-ı metrukesi
Bir zamanlar benim de başıma geldi: Sevdiğim...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitim sistemimiz laik mi?
Günlerdir tartışılıyor: Türk eğitim sistemi l...
Metin MÜNİR
Keşke on bin yıl önce
Beşparmak Dağı... Altında oturmak istediğim ...
Derya SAZAK
Sıfır yok oluş
CNN Türk, ülkemizin yok olmak üzere olan canl...
Ece TEMELKURAN
Grand Canyon olarak 'Kanyon'
Başbakanların bir halkı temsil eden insanlar ...
Tamer HEPER
Seni yıldırım nikâhı ile alacam!!!
Şu insan ne tuhaf yaratık, öyle değil mi?
Osman ULAGAY
Cepheleşme yerine İmpala konuşsaydık
İnternetin keşfedildiği bir dünyada insanın u...
Güngör URAS
Konuta para bağlayanları üzmeyiniz
Sayın konut yap-satçıları... Yapmayınız, etme...
Serpil YILMAZ
Moskova'nın en pahalı caddesine çıktılar
Sayması onlar için bile kolay değil; 54 tanes...

© 2006 Milliyet