|
 |
|
|
Cüneyt'in gecesi
Bakmayın maçın birkaç sayı farkla bittiğine... Ülker, belki de lig tarihinde oynadığı hiçbir maçta Efes Pilsen'e karşı dünkü gibi "ezici" bir üstünlük kurmamıştı. Efes'e göre çok daha sakin, hücumda ne istediğini bilen, son derece akıllı ve organize, savunmada da bir o kadar dikkatliydiler.
Efes ise bu görüntünün tam aksine, hemen sonuca gitme çabası içinde, hücumda tam bir "arapsaçı", savunmada ise İbrahim ve özellikle Cüneyt'in kulvarında sürekli aksayan bir görüntü içindeydiler. Efes'in dünkü tutuk oyunu, sanki kaybolmaya yüz tutan şampiyonluk umutlarının parkelere yansımasıydı.
Sahaya, Stefanov'u kesip ilk beşte çıkan Cüneyt, Ülker coachu Murat Özyer'in kendisine duyduğu güveni boşa çıkarmadı. Efes'in tüm olumsuz görüntüsüne rağmen fiziki direnciyle çevirdiği maçı, uzatmada, üçü üçlük tam 13 sayıyla Ülker'in galibiyet hanesine yazdı, tabiri yerindeyse maçı da tek başına aldı.
Dünkü maçın ardından kafaları kurcalayan, maçın son bölümünde hakemler tarafından geçerli sayılmayan üçlüktü. Efes Pilsenli Ender'in, faul düdüğünü sezip, son derece zekice anlık bir kararla rakip potaya savurduğu üçlük için hakemlerin verdiği iptal kararı doğruydu.
Ülker'in bu inancı ve isteğiyle, Efes'in de her maç giderek daha fazla kan kaybeden moral motivasyonu ve direnciyle, serinin kalan maçlarından farklı bir sonuç çıkması zor gözüküyor.
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|