Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Haziran 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Liberalizm, cumhuriyetçilik, solculuk


TÜRKİYE gelişiyor, değişiyor; bu sebeple sorunlarımız yeni boyutlar kazanıyor, yepyeni sorunlar da ortaya çıkıyor. Bunlar için düşünülen çözümler yeni fikirlere veya var olan kavramların yeniden yorumlanmasına yol açıyor.
Çatışan ve benzeşen yönleriyle, cumhuriyetçilik, liberalizm, sosyal demokrasi ve muhafazakârlık günümüzdeki tartışmaların temel kavramları...
Böyle bir ortamda üç aydın arasındaki tartışma tipiktir: Bugünkü Türkiye'de liberalizmin öncü isimlerinden Prof. Atilla Yayla... Liberalizmi şiddetle eleştiren ve kendi siyasi kimliğini 'demokrat' olarak niteleyen Etyen Mahcupyan... Ve, sosyal demokrat Prof. Fuat Keyman...
'Üç kişinin tartışması' deyip geçmeyin. Türkiye'nin temel sorunları için önerilen yaklaşımların teorik düzeyde sergilenmesidir bu tartışma.
Bir cumhuriyetçi ne derdi böyle bir tartışmada?

Birey ve kimlik
Liberalizme ve onu savunan Atilla Yayla'ya göre, "birey" temel kavramlardır. Bireyin kimliği devleti ilgilendirmez. Devletin işlevi bireysel özgürlükleri genişletmektir, "özgür ve adaletli" bir toplum ancak böyle kurulur.
Etyen Mahcupyan ise "kimlik" kavramını öne alıyor. Özgürlüğü bireyle tarif eden, kimliklere vurgu yapmayan liberalizmi yerden yere vuruyor.
Bu tartışmayı çok yararlı bulan sosyal demokrat Fuat Keyman, siyasi özgürlükler anlamında bir "siyasi liberalizm"i Türkiye için gerekli görüyor ama liberalizme Etyen Mahcupyan'ın yönelttiği eleştirileri ve "kimlikler" sorununun vurgulanmasını haklı buluyor.
Görüyor ki, "siyaset felsefesi"nin dışarıdan bakınca soyut gözüken kavramları birdenbire Türkiye'nin temel sorunlarına ilişkin somut yaklaşımlara dönüşüyor.
Onun için, günümüzde temel sorunları iyi kavramak istiyorsak, "siyaset bilimi" ve "siyaset felsefesi" gibi disiplinlere vakıf olmamız gerekir.

Cumhuriyetçi 'kamu'
Cumhuriyetçi bir kimse bu tartışmaya katılsaydı, tavrı ne olurdu?
Liberalizmin "birey" vurgusuna da onun karşısında "kimlikler" vurgusunun yapılmasına da itiraz ederdi. Cumhuriyetçi ideolojide iki temel kavram "kamu" ve "vatandaş"tır; vatandaş kamuya karşı "vazifelerle mükellef"tir. Cumhuriyetçi ideoloji, bir devlet şekli olarak cumhuriyetin benimsenmesiyle yetinmez, herkesin "cumhuriyetçi ve laik" olmasını ister, hak ve özgürlükleri pek vurgulamaz. Siyaset bilimci Talmon'un gösterdiği gibi, cumhuriyetçi ideoloji kolaylıkla "totaliter demokrasi"ye kayabilir. Liberalizmle de sosyal demokrasiyle de çatıştığı nokta burasıdır.
"Kimlikler" konusuna gelince... Bireysel özgürlüğün ötesinde aşırı vurgulamak bir tür "cemaat hakları" anlayışına götürür.
"Kimlikler"in aşırı vurgulanması "özgür birey"lerden oluşan hoşgörülü ve birlikte yaşanılan bir topluma değil, 'kimlikler konfederasyonu' şeklinde çatışmacı bir topluma yol açar. Totaliter cumhuriyetçilik gibi bu anlayışta da "birey" özgür bir kişilik değil, 'bütün parçası'dır, 'kimliğin cemaati' içinde bir parça!
Devletin totaliterliği ile kimlik cemaatlerinin totaliterliği özgürlüğe eşdeğerde tehdittir.
Ben prensip olarak, Atilla Yayla gibi, özgürlüğün esasen bireysel olduğu fikrini benimsiyorum.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Liberalizm, cumhuriyetçilik, solculuk
TÜRKİYE gelişiyor, değişiyor; bu sebeple soru...
Çetin ALTAN
Faryap
Hey babam hey. Takvim 1965 yazıyor. Ocak 1. ...
Yasemin CONGAR
Erdoğan'ın Beyaz Saray niyeti
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başkan Geo...
Can Dündar
Başbakan'a bir belgesel tavsiyesi
15 yıl önce Mehmet Ali Birand ve Bülent Çapl...
Semih İDİZ
AKP, AB için daha ikna edici olmalı
Dışişleri Bakanı Gül'ün "12 Haziran heyecanı"...
Metin MÜNİR
Tüpraş: Dağların ardında görünmeyen dağlar
Özelleştirme İdaresi 16 ay kadar önce Türkiye...
Faik ÖZTRAK
Enflasyon şoku
Nisan ayı fiyat artışları piyasaları şaşırtmı...
Yaman TÖRÜNER
Bu işin sonu karakolda bitecek
Erken seçime giden her hükümet, bu seçimlerde...
Osman ULAGAY
Türkiye yanlış mı fiyatlandı?
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 2002 sonunda...
Güngör URAS
Ekonomide 'bekle - gör' dönemi
Nisan ayı fiyat artışları yüksek çıkmıştı. Ma...

© 2006 Milliyet