Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Haziran 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AKP, AB için daha ikna edici olmalı


Dışişleri Bakanı Gül'ün "12 Haziran heyecanı"nı paylaşmak isteriz. Türkiye-AB üyelik müzakerelerinin başlayacak olması tabii ki önemli.
Ancak bunun da 18 Aralık ve 3 Ekim gibi sadece "kotarılmış bir tarihe" dönüşmesinden endişeliyiz. Zira bu aşamada sadece eğitim, kültür ve bilim kalemlerinde değil, önemli bazı diğer kalemlerde de müzakerelerin başlıyor olması gerekirdi.
Kısacası, AB tarafının sürekli üzerinde durduğu, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan Avrupalıların da her fırsatta kullandıkları kalemlerde de ilerlemelerin sağlanmış olması gerekirdi. Ancak bu olmadı.

12 Haziran dönüm noktası
Onun için 12 Haziran'a, sinik bir yaklaşım olsa da, hem AB, hem de AKP açısından "zevahiri kurtaracak" bir "dönüm noktası" olarak bakıyoruz. Müzakerelerin bu şekilde başlıyor olması, "hükümetin AB hevesinin azaldığına" dair izlenimi ortadan kaldırmaya da yetmeyecektir.
Bu hevesin azaldığını artık sadece Avrupalılar söylemiyor. Bunu kendi içimizde söyleyen önemli kişiler ve kurumlar da var. Örneğin TÜSİAD.

Fikir özgürlüğü kavramı
Özetlemek gerekirse, büyük tantanayla yapılan reformların kâğıt üzerinde kaldığına dair inanç yaygın. Bu elbette ki içimizdeki AB karşıtlarını memnun eden bir hal. Ancak o kesimin, modernleşme ve gelişme sürecini halen tamamlamamış olan Türkiye'ye verdiği zarar zaman içinde daha iyi anlaşılacaktır.
Peki, AKP niçin AB perspektifine bağlılığı konusunda ikna edici olamıyor? Bu sorunun yanıtını bir liste halinde verebiliriz.
  • 301 sayılı madde ve buna dayanılarak açılan davaların, "fikir özgürlüğü" kavramının benimsenemediğini göstermesi ve bu maddenin değişmeyeceğinin bizzat Sayın Gül tarafından telaffuz edilmesi.


  • Kadına şiddet
  • Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in, ülkenin saygın akademisyenlerini "arkadan hançerlemekle" suçlamasıyla "akademik özgürlük" kavramının da benimsenemediğini göstermesi. (Burada Fransa veya İsviçre'deki Ermeni yasalarına işaret edenler olacaktır, ancak bu yasaların o ülkeleri ne hale düşürdüğü ortada.)
  • Kendi içine kadar sirayet etmiş olmasına karşın, AKP'nin, kadına karşı şiddet ve daha da vahim olan töre cinayetleri karşısında adeta sessiz kalması ve BM'nin ilgili kurumlarının bu konuya el atmak zorunda bırakılmaları.
  • Türkiye'yi Santiago'dan Yeni Delhi'ye kadar dünyaya rezil eden Orhan Pamuk veya Baskın Oran davalarının savcıları "yasal sürece müdahale edilmemesi" gerekçesiyle kollanırlarken, Şemdinli davasının savcısının adeta bir emirle işten ve meslekten atılması.


  • Dink ve Pamuk'a saldırı
  • Yine Şemdinli davası için kuş uçurtulmazken, örneğin Dink veya Pamuk davalarında kendilerine adeta zarar gelsin diye saldırganların mahkeme içlerine kadar sokulmalarına izin verilmesi.
  • Başbakanlığın bünyesinde yaptığı bir çalışmadan dolayı hakkında dava açılan Baskın Oran'ın aleyhine, bırakın esas davayı, o davadaki savunmasından dolayı soruşturma açılması, vs. vs.

  • Bu listeye daha çok maddenin eklenebileceği ortada. Nitekim, bu listenin eksiksiz olarak 12 Haziran'da Sayın Gül'ün önüne konacağını biliyoruz. Bu nedenle biz, 12 Haziran'a değil, ondan sonrasına bakıyoruz. Çünkü belirleyici olan, o tarihten sonra yapılanlar olacaktır.

    semihi@cnnturk.com.tr








    Taha AKYOL
    Liberalizm, cumhuriyetçilik, solculuk
    TÜRKİYE gelişiyor, değişiyor; bu sebeple soru...
    Çetin ALTAN
    Faryap
    Hey babam hey. Takvim 1965 yazıyor. Ocak 1. ...
    Yasemin CONGAR
    Erdoğan'ın Beyaz Saray niyeti
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başkan Geo...
    Can Dündar
    Başbakan'a bir belgesel tavsiyesi
    15 yıl önce Mehmet Ali Birand ve Bülent Çapl...
    Semih İDİZ
    AKP, AB için daha ikna edici olmalı
    Dışişleri Bakanı Gül'ün "12 Haziran heyecanı"...
    Metin MÜNİR
    Tüpraş: Dağların ardında görünmeyen dağlar
    Özelleştirme İdaresi 16 ay kadar önce Türkiye...
    Faik ÖZTRAK
    Enflasyon şoku
    Nisan ayı fiyat artışları piyasaları şaşırtmı...
    Yaman TÖRÜNER
    Bu işin sonu karakolda bitecek
    Erken seçime giden her hükümet, bu seçimlerde...
    Osman ULAGAY
    Türkiye yanlış mı fiyatlandı?
    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 2002 sonunda...
    Güngör URAS
    Ekonomide 'bekle - gör' dönemi
    Nisan ayı fiyat artışları yüksek çıkmıştı. Ma...

    © 2006 Milliyet