Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Haziran 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ekonomide 'bekle - gör' dönemi


Nisan ayı fiyat artışları yüksek çıkmıştı. Mayısta fiyatlar daha fazla arttı. Döviz fiyatında da artış var... Bütün bunlar doğru... İyi de ne yapacağız? "Battık... Batıyoruz" diyerek dövünecek miyiz? İki ay içindeki olumsuz gelişmeler, bugüne kadar elde edilen kazanımları silip götürecek mi?
Ekonomide inişler çıkışlar olur. Hele bizim ülkemizde iniş ve çıkışlar hem kısa sürede hem de büyük ölçüde olur.
Biz, mal ve hizmetlerdeki fiyat artışına da, döviz artışına da, faiz artışına da "şerbetli" bir ekonomiye ve de halka sahibiz.
Ekonomide felaket gökten yağmaz. Ekonomideki sorunlar yanlış politikalar neticesinde ortaya çıkar.
Türk ekonomisi, Türk halkı, şimdilerde, IMF destekli istikrar programına dayalı olarak Merkez Bankası'nın ısrarla uyguladığı "yüksek faiz ve ucuz döviz" politikasının faturasını ödemeye başladı.

Politikalar yanlıştı
Bu politikanın yanlış olduğunu, sürdürülemez olduğunu söyleyenlerin/yazanların uyarıları dikkate alınmadı. Sürdürülemez politikaların ortaya çıkardığı sahte/geçici iyilikler alkışlandı. Basit olarak anlatayım:
  • Bir banka, yüzde 20 faiz ödeyerek mevduat toplar, yüzde 10 faizle kredi verirse, herkes o bankaya para yatırır. Herkes o bankadan kredi alır. Ama o banka bir süre sonra batar. Devlet bankanın yükümlülüklerini üstlenirse, batan bankanın faturasını halka ödetir. Mevduatına yüzde 20 faiz alanlara, krediyi yüzde 10 faizle kullananlara bir şey olmaz.
  • Merkez Bankası, dövizi ucuz tutarak fiyatları aşağıya çekmek için ne yaptı? Döviz bozdurana yüzde 10-yüzde 20 reel faiz ödeyerek ülkeye oluk oluk döviz girmesini sağladı. Döviz açığının artmasını önemsemeden, isteyene ucuz ucuz döviz sattı. Ucuz dövizi satın alanlar ithalat yaptı.


  • Faturayı halk ödeyecek
    "Bu ülke çok büyük döviz yükü altına girdi, bunu nasıl ödeyecek?" diyerek endişe edenler, döviz getirecek yerde, döviz götürmeye başlayınca saadet zinciri koptu. Şimdi bu işin faturasını kim ödeyecek? Tabii ki saf ve bakir Türk halkı ödeyecek... Hem de, ucuz dövizi kullananlar değil, tüm halkımız ödeyecek. Faiz olarak ödeyecek, fiyat zammı olarak ödeyecek. Vergi olarak ödeyecek.
    Bundan sonra bekleyip göreceğiz.
    (1) Bugüne kadar uygulanan yüksek faiz, düşük kur politikası sonucu olan ucuz ithalatın fiyat artışları üzerindeki baskısı kalktı.
    Döviz fiyatları gerçek değerine doğru hareket edecek. Bu nedenle fiyatlar bir süre yükselecek. Bunu bilelim. Hazırlıklı olalım.
    (2) Önemli olan bugüne kadar uygulanan ve yanlış olduğu anlaşılan politikalarda ne gibi düzeltmeler yapılacağıdır. İstikrarın nasıl sağlanacağıdır.
    Ama moralleri çok bozmamak gerekir. Döviz fiyatındaki artış fiyatlara aynı ölçüde yansımaz. Fiyatların beklenenin üzerine çıkmasıyla bu ekonomi batmaz. Kriz olmaz.
    Olan, dar ve sabit gelirlilere olur. Burası Türkiye abicim!.. Onlar bu hayata hükümetlerin yaptıkları yanlışların faturasını ödemek için gelmedi mi?

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Liberalizm, cumhuriyetçilik, solculuk
    TÜRKİYE gelişiyor, değişiyor; bu sebeple soru...
    Çetin ALTAN
    Faryap
    Hey babam hey. Takvim 1965 yazıyor. Ocak 1. ...
    Yasemin CONGAR
    Erdoğan'ın Beyaz Saray niyeti
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başkan Geo...
    Can Dündar
    Başbakan'a bir belgesel tavsiyesi
    15 yıl önce Mehmet Ali Birand ve Bülent Çapl...
    Semih İDİZ
    AKP, AB için daha ikna edici olmalı
    Dışişleri Bakanı Gül'ün "12 Haziran heyecanı"...
    Metin MÜNİR
    Tüpraş: Dağların ardında görünmeyen dağlar
    Özelleştirme İdaresi 16 ay kadar önce Türkiye...
    Faik ÖZTRAK
    Enflasyon şoku
    Nisan ayı fiyat artışları piyasaları şaşırtmı...
    Yaman TÖRÜNER
    Bu işin sonu karakolda bitecek
    Erken seçime giden her hükümet, bu seçimlerde...
    Osman ULAGAY
    Türkiye yanlış mı fiyatlandı?
    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 2002 sonunda...
    Güngör URAS
    Ekonomide 'bekle - gör' dönemi
    Nisan ayı fiyat artışları yüksek çıkmıştı. Ma...

    © 2006 Milliyet