Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Haziran 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sınav zamanı

Görüş / Engin Önen

Haziran adeta sınav ayıdır. İlk ve orta öğretim kurumlarının yanı sıra üniversitelerimizde de sınavlar yoğunlaşır. Daha da önemlisi, ÖSS ve OKS gibi, dünyada tek merkezden yönetilen en büyük sınavlar bu ayda yapılır.
Tatile çıkacak olanlar ve turizm sektörünün temsilcileri planlarını yaparken bu sınavları bekler.
Öğrenci ve anne babaların kaygıları bu dönemde daha da yükselir.
İyi bir liseye yerleşmek veya üniversitede istenilen bir bölümü kazanmak, hayat memat meselesidir.
ÖSYM'nin gerçekleştirdiği yirmi civarındaki sınavlar içinde özellikle bu ikisi daha çok gündemdedir.
Çünkü bu sınavlara giren öğrenci sayısı milyonları aşar.
* * *
Özellikle ÖSS, kaygıların daha yüksek olduğu ve heyecanın doruğa çıktığı sınavdır.
Çünkü üniversite diploması, günümüz toplumunda en önemli belgelerden birine dönüşmüştür.
Ancak sadece diploma değil, belli diplomalar daha geçerli hale geldiği için, rekabet daha çok, belli üniversite ve bölümlere girmek için yaşanıyor.
Kamuoyunda "üniversite kapılarında yığılmak" şeklinde tanımlanan olgunun nedeni bu.
Bir buçuk milyon kişi sınava girecek, ancak yüzde onu veya on beşi yerleştirilecek.
Oysaki bazı okulların kontenjanları bile dolmuyor.
Özellikle bazı yüksekokul ve Açık Öğretim Programlarının kontenjanları için yeterli talep bulunamıyor.
Çünkü Meslek Liselisi, İmam hatiplisi bütün öğrencilerimiz belli fakültelerde öğrenim görmek istiyor. Oysaki bu okullar mesleki eğitime ağırlık veren kurumlar.
Müfredatları buna göre düzenlenmiş.
Dolayısıyla sınavlarda da arzu ettikleri başarıları gösteremiyorlar. Sınav sektörü yarattığı hava ve medyanın konuya yaklaşımı, öğrencilerin ve velilerin kaygılarını artırıyor.
Bu koşullarda belli ölçüde stres ve kaygı normal bir şey.
Ancak medyanın sıkça kullandığı "Çocukları yarış atına çeviriyorlar", "Kaderlerini 195 dakikaya endeksliyorlar" gibi yaklaşımların yanı sıra, sınav sektörünün bu yarışı kızıştırmaya dönük reklam çalışmaları çocuklar üzerindeki baskıyı artırıyor.
Sınavın tek başına günah keçisine dönüştürülmesi doğru değil. Sınav, pek çok sorunun aynası konumunda.
Yarış ve rekabet, aslında aile alt yapısı, gidilen okul ve bu konudaki kaynaklara sahip olmaya göre sonuçlanıyor.
Başka ifadeyle, bu sınavlar, az çok sonucu önceden belli bir yarış anlamına geliyor.
* * *
Birkaç örnek verelim.
Lisans programlarına yerleştirme oranları bakımından Fen lisesi mezunları yüzde 74, Anadolu lisesi mezunları yüzde 46, Özel lise mezunları yüzde 30'luk bir orana sahipken, bu oran genel lise ve meslek liselerinde ise, bu oran sadece yüzde 5.
İller ve bölgeler arasındaki karşılaştırmalarda da benzer farklılıklar karşımıza çıkıyor.


ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Baz istasyonu tedirgin ediyor
Sınav zamanı
Okullar 1 Eylül'de başlamalı en geç 31 Mayıs'ta bitmeli





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet