|
İşte takiye, işte gerçek!
Geçen perşembe günü Milliyet'in birinci sayfasında birbirine yakın, ama biri öbürünün zıddı iki haber vardı.
Birinci haber "Erdoğan'ın ilmihal uyarısı"na ilişkindi. AKP'li belediyelerin ardı ardına gelen dini içerikli yayın ve etkinliklerinde ipin ucunun kaçmakta olduğunu gören parti yönetimi, bu tür yayın ve etkinlikleri durdurucu bir genelge gönderme gereğini duymuştu. Erdoğan da Sivas'taki konuşmasında "AK Parti din eksenli bir parti değildir" diyordu.
Böylelikle, takiye geleneğine uygun olarak zevahiri (görünüşü) kurtaracaklarını düşünüyorlar.
Oysa gerçek, aynı günün ikinci haberinde sırıtıyor. Avrupa Birliği (AB) görüşme belgesine "Türkiye'de eğitimin laik olduğunu" belirten bir cümlenin eklenmesini Başmüzakereci Devlet Bakanı Ali Babacan reddediyor.
Nedenmiş efendim?
Çünkü, laiklik zaten Anayasa'da varmış.
Sanki, Anayasa'daki öteki hükümler belgenin ilgili bölümlerine girmezmiş gibi. O zaman, hiç böyle bir belge hazırlanmasın; Anayasa'yı elinize alıp görüşmelere başlayın!
Sıkışınca Babacan bir gerekçe daha buluyor: Belgeyi hükümetin yeniden onaylaması gerekirmiş, bu da zaman alırmış! Bakanlardan imza toplamak kaç günlük iş ki? Tabii, laikliğe gıcık olan bakanlar ve de parti örgütü yoksa!
İşte gerçek bu! Erdoğan'ın laiklik söylemi ise takiye!
Bir kitap
Bu AKP takiyelerinin nereye varacağını düşünürken, Emre Kongar'ın son kitabında (Tarihimizle Yüzleşmek, Remzi Kitabevi, Nisan 2006) bunun ipuçlarının olduğunu gördük.
Toplumbilimci, yazar Emre Kongar, Türklerin Müslümanlığı kabul edişinden günümüze kadar yaşanan pek çok olayın "resmi tarih"in yazdığı gibi olmadığını, dikkate değer bağlantılar ve ilginç yorumlarla anlatıyor.
Örneğin 1990'larda "laik ve demokratik düzene yürekten bağlı" kamuoyu önderlerinin teker teker öldürülüşünü anlattıktan sonra,"Bu cinayetler dizisi hiç kuşku yok ki, hem dünyada hem de Türkiye'de, radikal siyasi İslamın geliş(tiril)mesi projesinin bir parçasıdır" diyor.
Bizce AKP de bu projenin bir parçası olarak üstlendiği işlevi yerine getirmeye çabalıyor.
Kongar'ın kitabında resmi tarihin dışında okunulması ve düşünülmesi gereken çok şey bulacaksınız.
Bir şiir
Marmaris/Sabancı Lisesi'nde bir öğrencinin Ataol Behramoğlu'nun bir şiirini okuması yasaklandı. İşte "o şiir"in ilk dörtlüğü:
"Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:/Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi/Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten/Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği"
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|