Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Haziran 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İstikrarsızlık ummanında minik adacıklar


Geçen hafta bir grup gazeteciyle birlikte bir Batılı diplomatın evinde öğle yemeğine davetliydim.
İstikrardan söz açıldı. Ev sahibemiz "Türkiye'nin birdenbire kendini istikrarsızlığın içinde bulmasının sebebi nedir?" gibi bir soru sordu.
"Türkiye'nin doğal hali istikrarsızlıktır" diye atıldım.
"Size katılmıyorum" dedi diplomat. "Bu son olaylardan önce Türkiye dört yıl istikrar yaşadı."
"O istisnai bir şeydi" dedim. "Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümünden bu yana ilk defa bu kadar uzun istikrar yaşadık. Şimdi doğal halimize avdet ettik."

Doğru, yanlış...
Tam anlamıyla ciddi değildim bunları söylerken. Aklıma ilk gelen lafları etmiştim. Belki biraz bunaldığım için. Klima açık olsa ve oturduğumuz salon sıcak olacağına serin olsa, ceket giymemiş ve kravat takmamış olsam, belki böyle konuşmazdım. Belki de hiç konuşmazdım. Veya başka bir şey söylerdim.
Siyaset söz konusu olduğunda hem bir şeyi hem de tersini savunmak mümkündür. AKP'nin Türkiye için bir felaket olma potansiyeline sahip olduğunu da söyleyebilirsiniz. Uzun zamandan beri Türkiye'nin gördüğü en iyi hükümet olduğunu da. Bu tezler eşit derecede inandırıcılıkla savunulabilir çünkü her ikisi de hem doğru hem yanlıştır.

Kötümser cephe
Tartışma bir süre devam etti.
Ben kendimi kötümserlerin cephesinde buldum.
"Kötümser çok şey bilen iyimserdir" diyecektim ama yeteri kadar ukalalık etmiştim. Lafı başkalarına bıraktım.
Sonra yemeğe geçtik ve orada Danıştay baskınıyla ilgili ilginç bir spekülasyon duydum: Bu baskın AKP'yi sandıkta yenemeyeceklerini bilenlerin onu başka yöntemlerle tuş etme girişimi olabilirdi. Eğer bu doğruysa sansasyonel terör olaylarının devam etmesi olasıydı.
Peki kimdi bunlar?
AKP'yi sarsmak veya devirmek için memleketi yangın yerine çevirmeyi, ekonomiyi batırmayı göze alanlar.

Boğulmadan...
Evet de kim? İsimleri ne? Hangi grup?
Bunların cevabını kimse veremedi.
Yemekten sonra eve dönerken söylediklerimi düşündüm.
Şaka-maka, tespitim doğru olabilir miydi?
İstikrarsızlık gerçekten Türkiye'nin doğal hali olabilir mi? Ve eğer istikrarsızlık doğal hali ise, neden?
Menderes'in devrildiği 1960 yılından bu yana tarihimizi inceleyecek olursak şunu görürüz: İstikrar denilen şey, istikrarsızlık denilen ummanın içindeki minik adacıklardır. Biz Türkler de boğulmadan bir adadan diğer adaya yüzmek için kendini helak eden bir millet.
Doğru mu yanlış mı?
İyi de neden? Daha iki ay önce, bazı şeylerin, enflasyonun, kurlarda keskin iniş çıkışların, hızlı sıcak para kaçışlarının ebediyen sona erdiğine inanıyorduk. Ekonomide sınıf atlamış olduğumuz fikri iyice yerleşmişti.
Şimdi?
Türkiye'nin istikrarla buluşmaları neden evlilikle sonuçlanmıyor da kaçamak olarak kalıyor hep? Yoksa bu son olayları fazla mı abarttık?
Bu soruların cevabını uzun uzun düşünmeliyim.

mmunir@milliyet.com.tr









Taha AKYOL
Ekonomi, milliyetçilik, akılcılık
EKONOMİDEKİ dalgalanma konusunda işten anlaya...
Çetin ALTAN
Anlamsız gerilimler ve Kalamış'ta bir yaz akşamı
Kalamış'ta lokantaya dönüşmüş bir eski zaman ...
Melih AŞIK
Neyin darbesi?
Danıştay baskınının üzerinden 3 hafta geçti. ...
Fikret BİLA
Baykal'ın (B) planı
CHP lideri Deniz Baykal'ın son günlerde yoğun...
Hasan CEMAL
Asker düşmanı kim?..
Ben asker düşmanı mıyım?
Güneri CIVAOĞLU
Fırsatçılar
Daha önce devletin doruklarında bulunmuş sayg...
Abbas GÜÇLÜ
Tayyip Bey'in hedefleri ne kadar gerçekçi?
Başbakan Erdoğan, dün, parti grubunda uzunca ...
Hurşit GÜNEŞ
Hata nerede yapıldı?
Sıcak paraya teslim olduğumuz ortada. 2002'ni...
Nail GÜRELİ
İşte takiye, işte gerçek!
Geçen perşembe günü Milliyet'in birinci sayfa...
Sami KOHEN
Karadeniz açılımı
BU bölgede güvenliğin eksikliğine çare aramay...
Metin MÜNİR
İstikrarsızlık ummanında minik adacıklar
Geçen hafta bir grup gazeteciyle birlikte bir...
Ece TEMELKURAN
Türkiye bir toplum mudur, 'toplam' mıdır?
Birgün gazetesinin dünkü manşeti milliyetçi t...
Osman ULAGAY
Futbol kesmez, dünyaya savaş gerek
Dünya Kupası'nın başlamasına günler kala yolu...
Güngör URAS
Enflasyon başka dövizin yükselmesi başka
Nisan ve mayıs aylarında fiyat artışları bekl...
M. Ali BİRAND
Başbakan, Çankaya'ya çıkmayacağını açıklamalı (*)
Son birkaç aydır yaşanan olayları arka arkaya...

© 2006 Milliyet