Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Haziran 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Enflasyon başka dövizin yükselmesi başka


Nisan ve mayıs aylarında fiyat artışları beklenenin üzerinde çıktı. Döviz fiyatları yükselmeye başladı.
Bu tabloda gözler Merkez Bankası'na dikildi. Ağır baskı altındaki Merkez Bankası "bir şeyler yapmak mecburiyeti"nde, bugün "Para Politikası Kurulu"nu topluyor. Görüldüğü kadarıyla (1) Gecelik borçlanma faizini artıracak, (2) Belki de döviz tanzim satışı kararı alacak.
Bugün için (1) YTL borçlanma faizini artırmak, (2) Döviz satmak ekonominin geleceği için yararlı değil, zararlıdır.
Şu dönemde, Merkez Bankası'nın faiz oranlarına dokunmaması, döviz satmaması gerekir. Hazine ise, (ikincil piyasadaki bono faizlerinin peşine takılmak yerine) bir süre YTL ile borçlanmadan döviz cinsi borçlanmaya geçmek zorundadır.
(1) Talep enflasyonu (talebe dayalı fiyat artışı) ile maliyet enflasyonunu (maliyete dayalı fiyat artışını),
(2) Enflasyon ile döviz fiyatındaki yükselmeyi birbirine karıştırmayalım.
Bu sorunların her birinin sebebi ve bunların çözüm yolu başkadır.
  • Nisan ve mayıs aylarında fiyat artışlarının nedeni, ucuz döviz ve bol ithalata dayalı olarak piyasanın ısınması, iç talebin artması idi. Nisan ve mayıs aylarındaki enflasyon "talep enflasyonu" idi.


  • Talep enflasyonu sona erdi
    Bu fiyat artışlarını sınırlamak için iç talebin kontrol altına alınması gerekiyordu. İç talep (1) Faiz artışı, (2) Merkez Bankası'nın YTL'yi kısması, (3) Maliye'nin piyasadan para çekmesiyle kontrol altına alınabilirdi.
    Ama mayıs ayı içinde döviz fiyatları artmaya başladı. Döviz fiyatındaki artış, maliyet artışı yoluyla ve dolaylı olarak fiyatları artıracağından haziran ayından itibaren talebe dayalı fiyat artışı tehlikesi ortadan kalktı.
  • Haziran ayından itibaren, döviz fiyatındaki artışa dayalı olarak "maliyet enflasyonu" başlayacak. Döviz fiyatı arttıkça, maliyete dayalı fiyat artışı da devam edecek. Bu aşamada Merkez Bankası'nın faizi artırması, maliyetleri de artıracağından fiyat artışlarını körüklemekten başka işe yaramaz.
  • Döviz satarak döviz fiyatı kontrol altına alınamaz. Sadece yabancıların cebine ucuz ucuz döviz konulmuş olur.


  • Maliyet enflasyonu gündemde
    Şimdi, "kıvırtmadan/eğmeden/bükmeden" gerçekleri sorgulayalım. (1) YTL aşırı değerlenmemiş mi idi? (2) Döviz açığı (cari açık) sürdürülemez rakamlara tırmanmamış mı idi? (3) Şu veya bu nedenle, üç yıldır "dalgalı kur sistemi" işlemez hale gelmemiş mi idi? (4) Döviz fiyatında bir düzeltme beklenmiyor mu idi? (4) Makas daha fazla açılmadan döviz fiyatındaki düzelmenin ekonominin yararına olacağı bilinmiyor mu idi?
    Öyle ise bu telaş nedir? Öyle ise, döviz fiyatına müdahale ederek döviz fiyatını tekrar ucuzlatma çabaları nedir?
    Eğer dövizdeki hareket bir düzeltme ise, bu düzeltmeyi neden bozuyoruz?
    Ben olanı biteni anlatmaya çalışıyorum. Döviz fiyatı arttı diyerek sevinmeye imkân yok. Ama döviz fiyatı kendi kendine artmıyor. Hatalı politikalar ve yanlış uygulamalar nedeniyle artıyor. Ne yazık ki, IMF destekli bu politikaların faturasını gene saf ve bakir Türk halkı ödeyecek. Bugüne kadar nasıl sesini çıkarmadan ödedi ise gene ödeyecek. Ve de sesini çıkarmadığı sürece ömür bitecek, ödeme bitmeyecek.

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Ekonomi, milliyetçilik, akılcılık
    EKONOMİDEKİ dalgalanma konusunda işten anlaya...
    Çetin ALTAN
    Anlamsız gerilimler ve Kalamış'ta bir yaz akşamı
    Kalamış'ta lokantaya dönüşmüş bir eski zaman ...
    Melih AŞIK
    Neyin darbesi?
    Danıştay baskınının üzerinden 3 hafta geçti. ...
    Fikret BİLA
    Baykal'ın (B) planı
    CHP lideri Deniz Baykal'ın son günlerde yoğun...
    Hasan CEMAL
    Asker düşmanı kim?..
    Ben asker düşmanı mıyım?
    Güneri CIVAOĞLU
    Fırsatçılar
    Daha önce devletin doruklarında bulunmuş sayg...
    Abbas GÜÇLÜ
    Tayyip Bey'in hedefleri ne kadar gerçekçi?
    Başbakan Erdoğan, dün, parti grubunda uzunca ...
    Hurşit GÜNEŞ
    Hata nerede yapıldı?
    Sıcak paraya teslim olduğumuz ortada. 2002'ni...
    Nail GÜRELİ
    İşte takiye, işte gerçek!
    Geçen perşembe günü Milliyet'in birinci sayfa...
    Sami KOHEN
    Karadeniz açılımı
    BU bölgede güvenliğin eksikliğine çare aramay...
    Metin MÜNİR
    İstikrarsızlık ummanında minik adacıklar
    Geçen hafta bir grup gazeteciyle birlikte bir...
    Ece TEMELKURAN
    Türkiye bir toplum mudur, 'toplam' mıdır?
    Birgün gazetesinin dünkü manşeti milliyetçi t...
    Osman ULAGAY
    Futbol kesmez, dünyaya savaş gerek
    Dünya Kupası'nın başlamasına günler kala yolu...
    Güngör URAS
    Enflasyon başka dövizin yükselmesi başka
    Nisan ve mayıs aylarında fiyat artışları bekl...
    M. Ali BİRAND
    Başbakan, Çankaya'ya çıkmayacağını açıklamalı (*)
    Son birkaç aydır yaşanan olayları arka arkaya...

    © 2006 Milliyet