|
 |
|
|
Dalgaya sert tepki geldi
Merkez faizinde şok artış: 1.75
Merkez Bankası, beklentileri aşarak, gecelik borçlanma faizini yüzde 13.25'ten yüzde 15'e, borç verme faizini yüzde 16.25'ten yüzde 18'e çekti. 1.75 puanlık artış, 'faiz şoku' olarak değerlendirildi
EKONOMİ SERVİSİ
Şubat 2002'den bu yana 26 kez arka arkaya indirim yaparak faizleri yüzde 57'den yüzde 13.25'e çeken Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) dört yıl aradan sonra ilk kez faiz artırımına gitti. Dün toplanan PPK, piyasanın beklentisini (yüzde 1 civarı) oldukça aşarak, gecelik borçlanma faizini yüzde 13.25'ten yüzde 15'e, borç verme faizini ise yüzde 16.25'ten yüzde 18'e çekti. 1.75 puanlık artış, 'dalgalanmaya faiz şokuyla tepki' olarak değerlendirildi. Artırım sonrası borçlanma faizi geçen yıl nisandaki düzeyine geri döndü.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Başkan Yardımcıları Erdem Başçı, Burhan Göklemez ve Mehmet Yörükoğlu ile üyeler Güven Sak ve İbrahim Turhan'ın katılımıyla gerçekleşen PPK toplantısından sonra yapılan açıklamada, Kurul'un (politika faizleri) artırma kararı aldığı duyuruldu.
Karar çerçevesinde, gecelik faizler dışında, geç likidite penceresi (Bankalararası piyasada saat 16.00-16.30 arası gecelik vadede uygulanan borçlanma) faizi yüzde 9.25'ten yüzde 11'e, borç verme faiz oranı yüzde 19.25'ten yüzde 21'e yükseltildi.
'Patikanın üzerine çıktı'
PPK toplantısı sonrası yapılan açıklamada nisan ve mayıs aylarındaki enflasyon gerçekleşmelerinin ardından yıllık enflasyonun, hedefle uyumlu patikanın belirgin olarak üzerine çıktığı belirtildi.
Açıklamada, "PPK, söz konusu kısa vadeli gelişmelerin orta vadeli bekleyişler ve fiyatlama davranışları üzerinde kalıcı etkiler oluşturmasını önlemek ve orta vadede enflasyon eğiliminin hedeflerle uyumlu kalmasını sağlamak amacıyla politika faizlerini gözden geçirme gereği duymuştur" denildi.
Yükselme olasılığı azaldı
Açıklamada, bugünkü bilgiler ışığında, kısa vadede politika faizlerinin yukarı yönlü olma olasılığının bir önceki döneme kıyasla azaldığı belirtilerek şöyle denildi:
"Kararlar oluşturulurken, enflasyonun 2007 yılının sonlarına doğru hedefe yakınsayacağı bir perspektif gözetilecektir. Dolayısıyla orta vadede, enflasyonda öngörülen düşüşle beraber politika faizlerinin de düşüş yönünde olacağı bir görünüm esas alınmaktadır. Enflasyon görünümüne ilişkin açıklanacak her türlü yeni veri ve haberin, Para Politikası Kurulu'nun geleceğe yönelik duruşunu tekrar gözden geçirmesine neden olacağı özenle vurgulanmalıdır."
| En son nisan ayında indirilmişti (MB gecelik faiz oranları /yüzde) | | Borçlanma | Borç | Verme | | 20.02.2002 | 57.00 | 62.00 | | 25.04.2003 | 41.00 | 48.00 | | 05.02.2004 | 24.00 | 29.00 | | 11.01.2005 | 17.00 | 21.00 | | 09.02.2005 | 16.50 | 20.50 | | 09.03.2005 | 15.50 | 19.50 | | 11.04.2005 | 15.00 | 19.00 | | 10.05.2005 | 14.50 | 18.50 | | 09.06.2005 | 14.25 | 18.25 | | 11.10.2005 | 14.00 | 18.00 | | 09.11.2005 | 13.75 | 17.75 | | 09.12.2005 | 13.50 | 17.50 | | 02.01.2006 | 13.50 | 16.50 | | 28.04.2006 | 13.25 | 16.25 | | 07.06.2006 | 15.00 | 18.00 | |
Faiz artırımına yönelik uzman yorumları
'Faturayı Ayşe Hanım Teyzem ödeyecek'
Güngör Uras
Döviz fiyatları artığı için ithal malları ve ithal girdisi olan yerli ürünlerin fiyatı artacak. Bu yetmiyormuş gibi dün de Merkez Bankası faiz oranlarını artırdı. Faiz oranları artınca;
1- Yatırımlar yavaşlayacak veya duracak. Bunun anlamı işsizliğin artmasıdır.
2- Ürünlerin maliyeti ve fiyatı artacak. Çünkü her mal ve hizmetin fiyatının içinde faizin payı vardır.
3- Halkımız ileri ölçüde borçlandırıldı. Konut, taşıt, tüketici kredileri faizleri ve kart borçlarının faizleri daha da artacak. Ayşe Hanım Teyzem, önümüzdeki yaz mevsimi ucuz sebze ve meyve yemeyi hayal ediyordu. Şimdi mazot, benzin, gübre, ilaç fiyatı artışı sebze ve meyve fiyatlarını, Ayşe Hanım Teyzem'in bolca kullandığı maydonozun fiyatını artıracak. Ama... Ayşe Hanım Teyzemin emekli maaşında hiçbir artış olmayacak. Her zaman olduğu gibi sonunda faturayı Ayşe Hanım Teyzem ödeyecek.
'Ekonomide ciddi bir durgunluk olacak'
Hurşit Güneş
Piyasalar Merkez Bankası'nın faiz artıracağını fakat bunun 0.75 ile 1 puan aralığında olmasının bekliyordu. MB'nin beklentinin çok üzerinde bir artış yapmasının birkaç önemli anlamı var. Birincisi para otoritesinin beklenmeyen bir hareketi, piyasalar ve dolayısıyla ekonomik dengeler üzerinde çok daha etkili olacaktır.
İkincisi MB ekonominin ısındığı kanısında ki ekonomiyi soğutarak yani büyümeyi düşürerek hem enflasyon hem de dış açık üzerinde etkili olmak istiyor. Ekonomide son aylarda özellikle tüketimde bir düşüş gözleniyordu. Bu faiz artırım kararı ile bereber yılın ikinci yarısında ciddi bir ekomomik yavaşlama belki de durgunluk beklenmeli. Bu denli yüksek bir faiz artırımının bir başka anlamı da MB'nin yıl başında belirlediği enflasyon hedefini değiştirmek istmemesidir. Eğer MB maliyetler üzerindeki kur baskısını azaltmak istiyorsa döviz kurunun daha makul bir düzeyde dengelenmesini sağlayabilir.
'Beklenen etkinin olması hükümete bağlı'
Faik Öztrak
MB faizleri 1.75 baz puan artırdı. Bu piyasaların beklediğinden oldukça yüksek. İlk tepki 1.56 YTL'nin üzerine çıkan doların değerinin 1.51'e gerilemesi oldu. Bu piyasaların yapılan değişikliği MB'nin enflasyon konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak algıladığını gösteriyor. Piyasalar faizleri bu boyutta artıran bir Merkez Bankası'nın siyasi parametrelere pek de kulak asmayacağı kanaatine vardı.
Muhtemelen Hükümetin de oyunun kurallarını algıladığını varsayıyorlar. Hükümet bu varsayımı doğrulayacak bir yaklaşım içinde olmak zorunda. Yani artık olan biteni dışarıdan gelen etkiye, mevsimlik etkiye bağlamak gibi yaklaşımlardan vazgeçip 'ben de üstüme düşeni yapıyorum' demelidir. Bu faiz artırımının, beklenen etkiyi en düşük büyümeden vazgeçme maliyetiyle yapması artık Hükümetin tavrına bağlıdır. Mali disipline bağlılık tereddüde fırsat vermeyecek şekilde ortaya konmalı siyasi gerginlik yumuşatılmalıdır. AB ve IMF çapaları en etkili biçimde kullanılmalıdır.
Bu yapılmadığı takdirde bu faiz artışlarının devamı geleceği kanaati oluşacaktır. Bu da giderek hem faizde hem kurda hem de enflasyonda daha yüksek bir platoya sıçraması anlamına gelir.
Tabii esas büyük felaket hem Hükümet, hem de MB bu faiz artırımıyla sermaye girişini artırmak ve enflasyonu kurla bastırarak, dış açığı büyüterek seçimlere kadar eski oyunu sürdürmek niyetindeyse olur. Bu oyunun sürdürülebilir olmadığı hem içeride hem dışarıda anlaşılmıştır. Bu şok boşa giderse her seferinde daha fazlasını yapmak zorunda kalırsınız.
'Şoktan ziyade çok tedbirli bir geri adım'
TİM Başkanı Oğuz Satıcı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun kısa vadeli faiz oranlarını 1.75 artırmasına ilişkin, "11 Nisan 2005'e geri döndük. Demek ki Merkez Bankası ve Para Kurulu, durumu eskisinden daha kötü görüyor" dedi.
Satıcı, kararı 7 aydan beri yaşanan iyimserlikte geriye adım olarak nitelendirerek, "MB, kendine bir ön açmış oldu. İeriye doğru piyasaları gözlemleyerek, tekrar faiz indirimleriyle piyasayı düzenleyecek adımlar için bir marj elde etmiş oldu. Şoktan ziyade çok tedbirli bir geriye adım" dedi.
'Enflasyona karşı en iyi tedbir faizdir'
Eski TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) eski Başkanı ve Anadolu Grubu İcra Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun 1.75 düzeyindeki faiz artırımının doğru bir rakam olduğunu bildirdi.
Özilhan, faiz artırımının tüketici faizlerini etkileyeceğine, yüksek faiz ve yüksek enflasyonun büyümeyi yavaşlatacağına dikkat çekti. Enflasyonist ortama karşı en iyi tedbirin faiz olduğunu ifade eden Özilhan, hükümetin de enflasyonla mücadelesini geliştirmesi gerektiğini belirtti.
'Şok artış, pozitif şok etki yapacaktır'
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen
"MB faiz artırımı piyasanın beklentisinin üstünde oldu. Piyasalara pozitif şok etki yapacaktır. Bundan sonra artık faiz artımı olasılığı yoktur. MB'nin enflasyon konusunda ne kadar tutarlı ve kararlı olduğunu gördük. İç talepte kısılma olacaktır. Kura müdahale beklentisi zayıflamıştır. Tüketici faizlerinde sınırlı bir ayarlama olabilir, bankaların büyük bölümü bu ayarlamayı zaten yaptı."
'Enflasyon hedefine bağlılığını gösterdi'
Fortis Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Bayazıt
"Merkez Bankası aldığı 1.75 faiz artırımı kararı ile enflasyon hedefine bağlılığını gösteren sert bir hareket yaptı. Tek nokta enflasyondan öte orta vadede enflasyon hedefine bağlılığını gösterdi. Zaman içinde etkilerini daha net olarak göreceğiz. Ancak bu faiz artırımı gecelik faizdir. Diğer faizler ile bir bağ kurulmayabilir. Çünkü geçmişte paralel hareket etmediğini de gördük."
Piyasadan ilk tepki: Dolar düştü
REUTERS
Faiz artırımı karşısında lira, dolar karşısında hızla yükseldi. Merkez Bankası'nın faiz oranlarını beklentilerin çok üzerinde 1.75 baz puan artırmasının ardından bankalararası pisayada valörlü işlemlerde lira dolar karşısında hızla değer kazandı.
Gün içinde 1.5500 YTL'nin üzerinde seyreden ve valörlü işlemlerde 1.5620 - 1.5640 YTL seviyesinde bulunan dolar kotasyonları faiz kararının açıklanmasının ardından 1.5150 - 1.5200 YTL'ye kadar geriledi. Nisan ve mayıs ayı enflasyon rakamlarının beklentilerden yüksek çıkmasının ardından makro beklentilere yönelik bozulma endişeleriyle lira dolar karşısında mayıs ayı başından beri yüzde 15.5 değer kaybetti. Bankalararası piyasada en iyi dolar kotasyonları pazartesi sabahı 1.6050 - 1.6100 YTL ile Nisan 2003'ten bu yana en yüksek seviyesine çıkmıştı.
|
|
|

|